Yazar

halil_can_55@hotmail.com

141 makale bulunmakatadır

DOKTOR, HASTANIN UMUDUDUR…

09:54 - 14 Mart 2018

+A

-A

Dünyadaki her meslek belli bir değeri taşır ve yaşam koşulları adına gereklidir. İnsanın hem kendisine hem de topluma mutlaka doğrudan ya da dolaylı yararı olan bir icraattır. Doktorluk ise adeta altın bir meslektir. Ancak, doktor olmak için uzun ve meşakkatli bir eğitim gerekir ve hatanın telafi edilemediği bir meslektir.
Doktorluk hakkında çok yazılıp çizilir, T.V dizilerine, filmlere konu olur. Doktorlar roman ve hikaye kahramanları olarak sık sık karşımıza çıkarlar. Bu meslek bir sanat uğraşısı gibi incelik, kültür, duygu, derinlik, insan sevgisi gerektirir.
*****
Dünya tıp tarihinde Hipokrat’ın ayrı bir yeri vardır. M.Ö. 5. yy.da yaşayan Hipokrat , tedavi disiplinini felsefeden özerk bir disiplin haline getirmiş ve gözleme dayalı tıbbı kurmuştur. Doktorun hastanın yanı başında, hastayı ve hastalığı gözlemleyerek bir güç alabileceğini ortaya koymuştur. Gözlemlemek, deneylemek ve hesaplamak  gereği  hayata geçirilmiştir. Modern tıbbın temeli böyle atılmıştır. Kaleme almış olduğu yemin metni, mesleğin önem ve değerini, insan sevgisinin yüceliğini ortaya koyar.
*****
Doktor hastanın umududur. Sağlığına kavuşturduğu her hasta, doktoru için ödül gibidir. Çare bulamadığı her hastalık ise doktoru gece gündüz üzer, yorar,  düşündürür. Başkalarının, yakınlarının bile bakmaya dayanamadığı hastasına, doktor sevgi ile sarılır, güç verir, yaşam sevinci aşılamaya gayret gösterir. Yaşamın uçuculuğunu, ölümün kaçınılmazlığını herkesten iyi bilir ama bu acıyı hastasından uzaklaştırmak, bu sonu geciktirmek için geceli gündüzlü çalışır.
İnsan sağlığı doktorların bilgisi, tecrübesi, sezgisi, teşhis ve tedavisi ile korunur. Doktorların yardımı ile insanlar yaşamlarını rahat sürdürürler.
İnsan yaşamında bu denli olumlu katkısı olan doktorlarımız için her yıl 14 Mart gününde kutlanan ‘Tıp Bayramı’ Türkiye’de tıp alanında çalışanların sorunlarının tartışıldığı, bilime katkılarının ödüllendirildiği bir kutlama günüdür.
Birinci Dünya Savaşı sonrası, ülkemizi pek çok köşesi gibi İstanbul da işgal edilmişti. 1919 yılı 14 Mart günü, Tıbbiye 3. sınıf öğrencisi Hikmet Boran’ın önderliğinde, tıp okulu öğrencileri işgali protesto için toplanmış ve onlara devrin tanınmış doktorları da katılarak, destek vermişlerdi. Bu tarih o gün bu gündür  kutlanmakta olan ‘Tıp Bayramı’nın başlangıç günü olmuştur.
Bu noktada doktorun kişisel kültürü, bilimsel gücü, analitik kapasitesi, felsefi tartma yeteneği devreye girer. Doğru düşünen, doğru teşhisi koyan, doğru tedaviyi uygulayan doktor hastasının hatta hepimizin baş tacıdır. (Alıntı)
*****
Tıp tarihine isimlerini yazdırmış, değerli Türk ve İslam dünyasının doktorlarını bu vesile ile anıyoruz.

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...