Yazar

anlkrnl8@hmail.com

173 makale bulunmakatadır

HEPİMİZ ZARARDAYIZ!

19:31 - 13 Ocak 2018

+A

-A

Zarar kelimesinin ticarette kast ettiği manayı bilirsiniz. Zarar etmiş bir esnafın hissettiklerini anlayabilmeniz için, sizin de onun gibi damdan düşmüş olmanız, yani zarar etmiş olmanız gerekir. “Tok, açın halinden anlamaz” dedikleri de tıpkı bu minvalden sözlerdir. Bir nevi zarar; acı, ıstırap, gam, keder, üzüntü kelimeleriyle eşanlamlıdır.
 Zararın boyutu, bünyenize kattığı acı ve elemin de derecesini belirler. Bununla alakalı söylenen “Zararın neresinden dönersen, kardır” atasözümüz de; “zarar ettiğini ne kadar erken fark eder de dönersen,  kederin ve ıstırabın da o kadar az olur” anlayışıyla insanlara öğüt verir.
Peki, en büyük zararı kim yaşar bilir misiniz? En büyük müflis kimdir? Dahası, İflas etmek sözünün dibini bilir misiniz?
Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: 
“İflas eden kimdir? Biliyor musunuz?”
Ashab: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bize göre, müflis parası ve malı olmayan kimsedir” dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Ümmetimin müflisi o kimsedir ki kıyamet günü kıldığı namazıyla tuttuğu orucuyla ve verdiği zekatıyla getirilecek aynı zamanda işlediği günahlardan; sövdüğü zina isnadında bulunduğu, haksız yere mal yediği ve haksız yere kan akıttığı ve ona buna vurduğu şerlerde ortaya konacaktır. Ve böylece o kişi yaptıklarının hesabını vermeye oturacak ve yaptığı kötülüklere karşılık iyilikleri takas edilecektir. İyilikleri bitince takas işlemi onun günahlarının buna verilmesi bunun sevaplarının da ona verilmesiyle devam edilecektir. Sonucunda da cezasını ateşle çekmek üzere Cehenneme atılacaktır. İşte müflis budur.” (Müslim, Birr ve Sıla: 74)
Gerçek iflasın ne olduğunu şimdi daha iyi anladınız mı? Elde ettiği ve kazandığı bütün sevaplarının, avuçlarının arasından dökülerek, yitip gittiğini ve geriye hiçbir şeyin kalmadığını gören insanın durumudur, hakiki iflas…
Peki, zarar eden mü’minin halini bilebildiniz mi? Kimdir, zararda olan insan? 
Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır ki; “İki günü eşit geçen ziyandandır.”
Aman, Ya Rabbi… Nedir, bu ziyan? Zarar ve ziyan, ana-baba kardeştirler. Sözlükte de galatta da aynı manaya gelirler. İşte, burada geçen “iki günün müsavi olması = ziyan” ifadesi, insanların ömürlerinden eksilen iki günün hesabıdır. Teşbihte hata olmasın. Misal, bir kişinin amel defterinde 100 hasene mevcutsa, ertesi gün de yine aynı miktar hasene duruyorsa, o kişi, o gün zarardadır.  Çünkü, ömürden koskoca bir gün geçmiş, ama o gün hiçbir şekilde sevap artıramamıştır.
 Bu insan dünyada ticaretle meşgul olsaydı, o gün pek çok iş yapmış olsaydı da, ne kar ne de zarar etmiş olsaydı… Yani, yaptığı ticaretten zarar etmediği gibi, kar da elde edememiş olsaydı? Bu durumda o gün için, “ziyandaydı” denilebilir mi? Emin olun, denilmezdi!
İşte, işin aslı ve esası da burada! Dünya aleminde zarardan sayılmayan müsavilik, ahiret alemi için zarardan sayılmaktadır. Nedeni de şudur; Dünya gününün telafisi yaşam devam ettikçe vardır. Bugün kar elde edemediysen, yarın onu kapatabilirsin! Ama, ömürden eksilen bir günün boşa geçmesiyle yoksun kaldığın sevab, ahiretteki ilanihaye bir dünya kazancından eksiklik demektir. Ve bil ki, sevabından yoksun kaldığın bu günün telafisi olmayacak! Yani, hep o eksiklik kalıcı ve ahiret kazancın da o nispette eksik olacak.
O yüzdendir ki, Evliya-i Kiramın büyükleri şu sözü söylemişlerdir; “Ahirette herkes pişman olacak.”  Bu sözün anlamı şudur;
“Cenneti kazananlar da pişman olacak, kazanamayanlar da pişman olacak. Cenneti kazananlar, “dünyadayken neden daha fazla çalışarak, daha fazla sevaba nail olmadım ve cennetteki derecemi daha da yükseltemedim” diye pişman olurlarken; cehennemlikler de, “çekecekleri azap ve uğradıkları hüsran nedeniyle tarifsiz bir pişmanlık yaşayacaklardır.”
Rabbim bizleri, en az pişman olan kullarının arasına ilhak eylesin. Selam ve dua ile, Allah’a ısmarladık…

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...