Yazar

serdaroktav@gmail.com

795 makale bulunmakatadır

HER HAYAT, SÖZLE BAŞLAR… (1)

06:36 - 22 Ağustos 2019

+A

-A

Eğitimci-Yazar Ömer Yıldız:
“Her şey hakim ve Kerim olan sözle başladı İKRA’BİSMİ RABBİKE…Rabbinin adına oku, öğren ve öğret. “Şüphesiz ki o, çok şerefli bir elçinin sözüdür. (Hakka:40 Tekvir:19) “Hikmetli Kur’an’a and olsun.”(Yasin:2) Hira’daki kutlu söz Mekke’de yankısını buldu. “Lailahe illellah…”İnsana hükmeden sahte tanrıları red…Yalnız ALLAH…Talep O’na, yardım O’ndan…Aracısız, doğrudan…Sana senden yakın…” O size şah damarınızdan daha yakındır.” (Kaf:16) Hayatı nimetleriyle sunan… “…Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız.” (İbrahim:34), Alemi, insana SEHHAR/hazır kılan… Göklerde ve yerde ne varsa, kendisinden bir lütuf/iyilik olmak üzere size boyun eğdirdi…”(Casiye:13)Ve O, melekleri ve diriltici ruhu fecre kadar indiren…(Kadr:4)Sözün gücünü güce/kuvvete galip/üstün kılan O…”Rahman Kur’an’ı öğretti.” (Alak:1) Ona beyanı/söz sanatını öğretti. (Alak:4)
Söz misaktı insanoğluna hem de daha dünyaya gelmeden. “Rabbin, Ademoğullarından, onların sırtlarından nesillerini aldı, sonra onları kendilerine/öz benliklerine karşı şöyle şahit tuttu.”Rabbinşz değil miyim?” Onlar “Rabbimizsin, biz buna tanığız/şahidiz…” (A’raf:172)Adem’le başlayan ’söz hayatı’ Muhammed(AS)’le kemale erdiriliyor ve söz nimeti tamamlanıyordu.”....Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı/Allah’a teslimiyeti seçtim…” (Maide:3) Allah’ın sözü, İlay-ı Kelimetullah…Zaman zaman insanlar bu sözü unuttu, Şaşkınlığa/dalalete saptı. Bazan dua etti insan.”Ğayril ma’dubi aleyhim Veled-dallin. Yarabbi! Sapmışların ve azmışların yoluna bizi iletme.”(Fatiha:7) Sözün bedeli bazan ağır oluyor...”…Rabbim Allah’tır, dediği için bir adamı öldürüyor musunuz? Üstelik size, Rabbinizden açık deliller de getirdi…”(Mu’min:28) Sözün erleri, söze gönül verenler asla yıldırılamazlar. Direnişlerinden geri adım atmazlar. Zalimleri, Tiranları ve Firavunları korkutan söz budur.” Ve sihirbazlar secdeye kapandılar. Alemlerin Rabbine iman ettik dediler. Musa ve Harun’un Rabbine. Firavun: “Ben size izin vermeden mi ona inandınız…? Yeminle/mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğin ve sonrada hepinizi asacağım. Dediler: Biz zaten Rabbimize döneceğiz.” (A’raf:120-125) Ve söz duası: " Ey Rabbimiz! Bizi sabırlı kıl ve canımızı teslim olanlar olarak al.” (A’raf:126) Bilal işkence günlerinde ‘ALLAH EHAD’ sözünü söylemedi mi? Hattap oğlu Ömer’in tokatı kız kardeşini susturabildi mi? Geri adım attırabildiler mi? Mekke ekabirlerinin sözleri Kur’an’ın sözünü susturabildi mi? Sözü boğmaya, yok etmeye gelen ÖMER, söz ile yeniden doğuyor ve adaletin örneği oluyor. Ebu Bekir o sözle infakta öncü, Ali o sözle ilim şehrinin kapısı oldu.
**************
Mekkeliler sözü tesirsiz kılmak istediler. Mitoloji/geçmişlerin hikayesi, şair sözü, kahin sözü yalanlarını uydurdular. SÖZ, sözlerin Sultanına ait olunca sihirlerini yuttu. Gürültüleri, tehditleri ve küfürleri boşa çıktı. Modern zamanlarda cahili sistem ve anlayışlarda, ‘söz’e karşı cahili tavır göstermektedirler. Kendilerini Kâbe’nin çeteleri gibi güçlü zannediyorlar. Kendilerine ALLAH’ın indirdikleriyle hüküm verin teklifine karşılık siyasiler, ”bu zaman da mı”? Kendi hevalarını ilahlaştırmış din adamları,“ ya şimdi olmaz, efendimiz ne der?” itirazıyla SÖZE gelmek istemezler. Kendi sözlerinin üzerine söz tanımak istemiyorlar. Zannediyorlar ki, söz iktidarı kendilerinde. Sözü sürgüne göndermek hatta vatansız- mekansız bırakmak istiyorlar. Bir siyasimiz 28 Şubat’ta başörtüsü mağdurları için “Suudi Arabistan’a gitsinler” demedi mi? Bilmiyorlar ki, söze önce Habeşistan, sonra Medine ve sonra da tüm yeryüzü vatan oluyordu. “Onlar ağızlarıyla/nefesleriyle/laf ebeliğiyle Allah’ın nurunu/sözünü söndürmek istiyorlar. Onlar istemeseler de ALLAH nurunu/sözünü tamamlayacaktır.” (Saff:8)
************
Sözün düşmanı dünyevileşme (para, ganimet, makam, kariyer vs) hastalığıdır. Uhud önümüzde duran canlı örnektir. Siyer-i Nebi kayıtlarına göre, Abdullah b. Cubeyr komutasındaki 50 okçu ganimet toplama sevdasına kapılması Uhud’un seyrini değiştirdi. Yenilgi… Müslümanlarda ölüm sessizliği… Sanki Uhud başlarına çökmüştü… ‘Muhammed öldürüldü’ diye bir ses Uhud’da yayılıyordu. Enes b Nadr haykırıyor:” Muhammed öldürüldü ise siz yaşayıp ta ne yapacaksınız ki? O söz Uhud’a umut oluyor.” Eğer o ölür ya da öldürülürse, siz topuklarınız/ökçeleriniz üzerinde gerisin geri mi döneceksiniz.…” ( Al-i İmran:144)
Söz saatlik, günlük, haftalık değil, süreklidir. Sonuca bakılmaz. Bıkkınlık, yılgınlık gösterilmez. Anlatıyorum ama insanlar beni anlamıyorlar, denilmez. Belki sözün tesir vakti gelmemiştir. Nuh (as) tüm  /davetçi/çağırıcı sözü sahiplenmek, sözü korumak, sözü anlatmak zorundadır.
Ne yapmalı?
                                                                                                                     Devamı yarın…/…
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...