Yazar

yeni.carsambalilarmtsk@hotmail.com

3 makale bulunmakatadır

İNANÇLARI DEĞİŞTİREMEZSİNİZ!...

10:46 - 14 Kasım 2018

+A

-A

Geçen bir ulusal gazetede, turistlere İslam dini hakkında bilgiler verileceği yönünde bir haber okudum. Haberin içeriğinde verilecek bilgilerin Diyanet İşleri Başkanlığı’nca gerçekleştirileceği belirtiliyordu.
Konunun detayları düşünüldüğünde,  bana sonuçları çok çok olaylar doğuracak bir mesele gibi geldiği için bu durumu irdelemek istedim. Kendi kendime sordum ‘Acaba dedim. Turistlerden veya tur operatörlerinden bu yönde bir istek mi geldi?’ Öyle bir isteğin geldiğini düşünmüyorum.
*****
İstatistiklere baktım: 2017 yılında ülkemizi 32,41 milyon turist ziyaret etmiş… Bunların yaklaşık yüzde 8-9’u Müslüman ülkelerden gelmiş. Yani yaklaşık 30 milyon turist İslam dinine mensup değil. Hadi İslam dinine mensup olanlara, sözü edilen anlatımı yapmak mümkün olabilir de İslam dini ile uzaktan-yakından ilgisi olmayan turistlere bu konuyu anlatmak nasıl mümkün olur?
*****
Bu fikir bizim yönümüzden güzel hatta dinimizin emri gibi de düşünülebilir. Fakat konuyu bir de karşı tarafın gözüyle değerlendirmek gerekmez mi? Ayrıca bizim hac ibadetinde olduğu gibi onlarında inanç turizmi kapsamında gelenlerinin olduğu gözden kaçmasın…
Bilindiği gibi tarihin derinliklerine doğru yolculuğa çıktığımızda; En zor şeyin inançları değiştirmek olduğunu görürüz. İnanları değiştiremezsiniz!... Hatta bu konuda gerek dinler gerekse mezhepler arası bir çok savaşlar olmuş yine de inançlar değiştirilememiştir.
*****
Denilebilir ki, biz bunu inanç değiştirmek için yapmıyoruz. Peki niçin yapıyoruz ya? Gerçekten bu sorunun cevabı problemlidir. Önce kendimle başlayayım, bu sorunun cevabını vermeye…
Nasip oldu; Gürcistan, Bulgaristan, Romanya, Avusturya, Almanya ve İtalya gibi ülkelere gittim. Eğer bu ülkelerin dini kuruluşları, bize kendi dinleri ile ilgili bilgi ve telkinde bulunsalardı, tahmin ediyorum, tepkimiz menfi olurdu. İşin inanç yönüne tekrar dönelim: Bilindiği gibi, çeşitli Hristiyan ülkelerden insanlar kendi inançlarına göre kutsal saydıkları Efes- Meryem Ana manastırına, benzetmesi yanlış olmasın, kendilerine hac yapmak için geliyorlar. Dinlerinin gerektirdiği şekilde ibadet yapıyorlar. Varsayalım ki, bizim Diyanet İşlerinden görevli bir heyette onlara İslam dini hakkında bilgi verecek. Özet olarak da, Kuran-ı Kerim’e göre, İsa peygamberin günümüzde Allah’ın elçisi sıfatını taşımadığını, şu anda geçerli peygamberin Hz. Muhammed olduğunu anlatmayacak mı? Anlatacak… İşte küçük kıyametin koptuğu an… Bu ortamı düşünebiliyor musunuz? O inançla gelmiş o insan topluluğu buna izin verir mi sanıyorsunuz? Vermez, vermez, asla vermez…
******
Hadi bir şekilde anlattınız diyelim. Ülkelerine dönen bu insanlar neler anlatmaz ki… Sonuç ne olur? En iyimser yaklaşımla, o insanların kahir ekseriyeti bir daha ülkemize uğramaz. Dolayısıyla turizmden gelen dövizin borusu kesilir. Turizmden gelir sağlayan büyük bir kitle, hayatını idame ettiremez. Nihai amaç bu ise buna kimsenin itirazı yoktur.
Ben derim ki; İnanç konusu çok tehlikelidir. Öyle küçük konferanslarla inançların değiştirilemeyeceği gibi, inancı bizim gibi olmayan topluluklara da din konusunda telkinde bulunamayız.
Uzun sözün kısası; Turist diye takla attığımız bu devirde, ucu misyonerliğe varan hareketler yaparak başımıza iş almak akılcı bir davranış değildir.
Meseleye ticari olarak bakmakta fayda hatta zaruret v ardır.
Dünyanın her yerinde turistin kesesine bakılır, inancına değil…

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...