Yazar

isadogan08@hotmail.com

6 makale bulunmakatadır

İSLAM DİNİ ŞİDDETE İZİN VERMEZ

06:31 - 11 Ekim 2019

+A

-A

Dünden devam
Konuyla ilgili olan hadis dikkatlice incelendiğinde emr-i bi'l-maruf ve nehy-i ani'l -münker'in üç safha halinde yapılabileceğinden bahsedilmektedir. Birincisi, hadisteki “eliyle” ifadesinden kişinin bizzat kendisinin. yapmasıdır. “Diliyle” ifadesinden de başkalarına yaptırması anlaşılmalıdır. İyiliği emredip kötülüğü yasaklamak bu iki şekilde mümkün olmadığı zaman hadisin sorunda en azından kalple buğz edilmesinin gereği üzerinde durulmuştur. Nitekim, Peygamber (s.a.v.) başka bir hadisinde “değiştiremeyeceğiniz bir iş görürseniz, onu değiştiren Allah oluncaya kadar sabrediniz” (Rudani, a.g.e., 4/252) buyurarak, bazen sadece kalple buğzun da yerine göre yeterli ve özellikle gerekli olduğunu belirtmektedir.
Tarihte emr-i bi'l-maruf ve nehy-i ani'l -münker kanusunda hadisteki eliyle ve diliyle ifadelerinin her ikisinin de başkalarına yönelik olarak anlaşılması, hariciler misali kendinden çok başkalarını sorgulayan, kendini düzeltmeden başkalarını düzeltmeye kalkışan bir insan tipini oluşturmuş; “tekfir” ve “tevsik” davranışlarının yaygınlaşmasına, insanlar arasında husumeti artırarak toplumun birlik ve bütünlüğünün bozulmasına sebep olmuştur.
Aile ve toplumda tebliğ, irşad, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin sağlıklı yapılabilmesi için iyiliği emredip kötülüğü yasaklamanın dinen nasıl yapılması gerektiği hususunun bilinmesi, yönteminin iyi tespit edilmesi, İslam dininin doğru anlaşılıp yaşanmasını sağlayabileceği gibi günümüzün eğitim öğretim yönteminin de doğru uygulanmasına ışık tutacaktır.
İslam dininin vazgeçilmez ilkelerinden olan emr-i bi'l-maruf ve nehy-i ani'l münker konusu İslam dini, Müslümanlar ve hatta bütün insanlık için hayati önem arz etmektedir. Bu kadar hayati önem arz eden toplumsa! bir ilkenin nasıl uygulanması gerektiğinin bilinmesi de çok önemlidir. İmamı A'zam Ebu Hanife, iyiliği emredip kötülüğü yasaklamanın İslam'ın kerdisi olduğunu söyleyen ve doğru uygulayan ilk bilim adamıdır. Vasıl b. Ata ve Mutezile'nin tespit ettiği İslam dininin en önemli beş ilkesinden birisidir. Haddi zatında bir Müslümanın samimiyeti ve ihlası,bu prensibi hayatında ne derece ilke edinip edinmediğine bağlıdır. Toplum huzuru da bu prensibin serbestçe işletilip işletilmemesiyle son derece ilişkilidir. Aynı zamanda din, fikir, ve vicdan özgürlüğünü esas alan demokratik toplumlar için de büyük öneme haizdir. Bir toplumda iyiliği emredip kötülüğü yasaklama anlamında bilgi ve kültür akışı, ilim ve ehliyet sahibi, eğitimli insanların topluma hakimiyeti anlamına gelmektedir.
Yine Peygamber (s.a.v)'in “kendiniz yapmasanız bile iyiliği emredin; kendiniz tamamen uzak durmasanız bile kötülükten nehyedin” (Rudani, a.g.e., 4/252) şeklindeki sözleri başkalarıyla ilgili olarak iyiliği emredip kötülüğü yasaklamanın sözlü tebliğden ibaret olduğunun ve bu hususta şiddete baş vurulamayacağının açık ifadesidir. “Dinde zorlama yoktur” (K. Kerim, Bakara; 256) ayeti de bu hususu açık bir dille ortaya koymaktadır.
Öyleyse dünyada ve ülkemizde şiddet ve terör hareketlerinin önüne geçebilmek için İslam dininin herkes tarafından çok iyi bilinip anlaşılması ve dinin ortaya koyduğu ahlaki değerlerin kişi ve toplum hayatına yansıtılması büyük önem taşımaktadır.
Prof. Dr. İsa DOĞAN
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...