KURAN NESLİNE…(2)

13 Ağustos 2022 06:13
A
a
(Dünden devam)
Muhafazakarlığı ve moderniteyi en iyi anlayan ve çağımızda konuşturan Mehmet Akif’tir.
“Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı, asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı”
Ve Akif bu düşüncesinden dolayı bazı çevrelerce eleştirilmiştir.
Sevgili geleceğimizin gençleri! Düşünceleri / sistemleri yerli yerine oturtan kavramlardır. Kavram bilgisine sahip olmalısınız. Bizler Türk ve İslam toplumları olarak üzülerek yazıyorum, okumayan toplumlarız. 1.8 milyar nüfusa sahip İslam dünyasının okuduğu kitap ve gazete, Japonya'nın altındadır. Bu durum ülkelerin ekonomik kalkınmasına da direkt etki etmektedir. Japonya, muhafazakarlık ve modernizmi birleştiren tek örnek ülke olarak karşımızda durmaktadır. Geleneklerini terk ermeden geleneklerini yeniliklerle birleştirmiştir. Örnek: Bir Japon başbakanı, bakanı ya da milletvekili veyahut bürokratı işine toplu ulaşım araçlarıyla gitse, basına manşet olmaz. Çünkü bunu yaşam felsefesi haline getirmişlerdir. Lakin İslam dünyasının bir yöneticisi, mesela Türkiye’ye tek uçakla ya da aktarmalı uçakla gelse hayret içinde kalırız. Zaten yapmazlar da, değil mi? Neden ve niçin yapamıyoruz? Sevgili gençler! Bizim muhafazakârlığımızda da ve modernizm anlayışımızda da “kurtarıcı doktrinler” düşmanlaştırma üzerine kuruludur. Birleştirme değil ayrıştırmayı esas alır. Milli birlik ve beraberlikten dem vurulur ama bir grup daima dışarıda tutulur. Tutulur ki taşları atacak yer olsun. Bu konuyu Aliya ile bağlamak istiyorum. “Manevi özgürlüğe ulaşmamış bir milletin özgürlüğü, ancak milli marş ve bayraktan ibaret olacaktır”
Not: Aliya’nın “İslam Deklerasyonu” eserini mutlaka okuyalım. 135 sahifelik küçük ama içi çok çok dolu bir kitap. Okuyunca değişeceksiniz...
4-  Haysiyetli, şahsiyetli ve izzet sahibi bir gençlik...
“İzzet ve şeref Allah’ındır, ve elçisinindir ve de mu’minlerindir.” (Munafikun:8)
Haysiyeti, şahsiyeti ve izzeti makam- mevki, güç ve kariyer sahibi olanın yanında aramamalısınız. Bu topraklarda ve bu gökyüzünün altında kendiniz olarak var olmalısınız. Bulunduğunuz yerde siz konuşturulmuyorsanız, soru sormanız yasaklanmışsa, niçin ve nedenlerin peşine düşmeniz yani sorgulamanız elinizden alınmışsa, farklı olman farklı düşünmen sana yasaklanmışsa oradan uzaklaş. Böyle anlayışların olduğu mekanlar sana bir şey katmaz. Siparişler üzerine şahsiyet bina edilemez. Derler ya, “ısmarlama dua kabul olmaz.” Ne güzel demişler, değil mi?  Kişi kendi hayatını tamamen kendisi yönetemez. Yönetebilseydi, Allah elçi ve kitap göndermezdi. Allah’ın elçilerini vahyi ile destekleyerek göndermesi insanların ‘şahsiyet eğitimi’ içindir. Hani Adem yasağa bulaştığında Allah ne buyurdu Adem’e… “ Kiminiz kiminize düşman olarak oradan çıkın/ inin. Artık benden size bir yol gösterici gelecektir. Kim benim hidayetime uyarsa artık o şaşırıp sapmaz” (Taha: 123)
Demek ki Adem günahıyla, hatasıyla baş başa bırakılmamış. Dr. Şehit Ali Şeriati’nin ifadesiyle: “Eğer Allah elçiler göndermeseydi insan balçıkta kalır ruha yükselemezdi” Ey çağı değiştirmeye aday genç! Başkalarının yanlışları üzerinden değil doğruların üzerinden yürü. Başkalarının hayatının hatalarını düzeltmeye kalkmadan önce kendi hayatını düzelt. Kendini görmeden başkalarını görmek en büyük zulümdür. İzzet ve şahsiyet bunu gerektirir. Güzel sözler söyleyerek kendimizi kandırmayalım, kendimizi aldatmayalım. Haydi Kur’an’a kulak verelim ve Allah’ın ipine sarılalım. Munafikun Suresi 4. Ayet: “Onlara baktığında, dış görünüşleri/ kalıpları hoşuna gider. Seni hayran bırakırlar. Konuştuklarında sözlerine itibar edersin. Aslında, elbise giydirilmiş kütükler gibidirler...”
5- Takva sahibi bir gençlik...
Takva; Allah’tan korkmak değil gereği gibi sakınmaktır. Yani Allah’ın emir ve yasaklarına karşı duyarlı olmaktır. Korkma ile ilgili yoğun olarak “haşyet” geçer. Benim hayal gencim, takva dışında “hiç bir üstünlük tanımayan”, “sizin en hayırlınız/ kerem sahibiniz/ şerefliniz Allah’a karşı takvaca üstün olanınızdır.” (Hucurat: 13) ilkesini içselleştirmiş gençtir. Ayrıca rahmet olunabilmek için takva esası getirilmiştir. (Hucurat:10) Kendi yürüdüğü yolu Kur’an’a doğrulatan, Allah’a ve Allah’ın yarattığı her şeye hakkını veren, hakikatin sahibi değil talibi olan, çağın hazlarına karşı durup, “ahsen-i takvim” olarak en güzel bir biçimde yaratılmış olma fıtratını koruyan, var olmasının ve varlık içinde yer almasının, insanlığa şefkat ve rahmet olduğu şuurunda olan, takva elbisesini bilgi ile donatan, bilgisizliği müslüman dünyanın Kur’an’a yabancılaşmasının tek illeti gören bir gençlik…
Bilgi sahibi olmadan iman sahibi olunamaz.
Not:  Ahmet AKBULUT Hocanın “ Müslüman Kültürde Kur’an’a
Yabancılaşma Süreci” eserini okuyalım.
Son söz/ sözün özü
İnsanlar bir ateş çukurunun kenarındalar. Kendilerini menkıbelerden, mitolojilerden arınmış Allah’ın nimeti halis din İslam’la yüzyüze getirecek elçiler beklemektedir. Ey genç! Bu kutlu elçi sen olmalısın. Haydi, eylenme yola koyul. Yol uzun” demiş…
Sayın Yıldız’a bu güzel yazısından dolayı teşekkür ediyorum.
Herkese hayırlı, huzurlu, mutlu, sağlıklı, başarılı, bereketli, müreffeh günler diliyorum.
GÜNÜN SÖZÜ: KORK O MAHKEMEDEN Kİ, HAKİMİN KENDİSİ ŞAHİTTİR. (Erdoğan TERZİ)
 
 

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
duyurular DUYURULAR