Yazar

serdaroktav@gmail.com

1001 makale bulunmakatadır

OKURLARIMIZDAN…(2)

Allah’ın ayetleri eğilip bükülemez.

08:36 - 18 Ekim 2020

+A

-A

Ayet: Klasik tanımla Kur’an surelerini oluşturan cümlelerdir. Bizim burada ki anlatım kastımız sadece Kur’an surelerini oluşturan cümleler değildir. Kur’an’ın her bir harfi, kelimesi ve cümlesi Allah’ın ayetidir. Bunun yanında kevni ayetleri vardır ki, birisi çıkıp ta ben bundan uzağım / beni bağlamaz diyemez. Kevni ayetler de Allah’ı bize anlatan doğa ayetleridir. Bundan dolayıdır ki, Kur’an bizim dikkatimizi doğaya çeker. “Peki, insanlar devenin nasıl yaratıldığına, göğün/semanın nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl yayıldığına bakmazlar mı?” (Ğaşiye:17-20)
Allah, gece ile gündüzün ard arda gelişini vurgulamış ve temiz akıl sahiplerini bunun hikmeti üzerine düşünmeye çağırmıştır. “Kuşkusuz, göklerin ve yerin yaradılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, sağlıklı düşünenler için kesin kanıtlar vardır.” (Al-i İmran:190) Allah sadece gündüzü yaratmamış, beraberinde geceyi de yaratmıştır. Gecenin libas/ örtü, gündüzün iaşe zamanı olarak Kur’an’da ilan edilmiş olması çağımız iş hayatına bir şeyleri çağrışım yapması gerekmez mi? Hayatı niçin tersine çevirmeye zorluyoruz? “Geceyi bir örtü/elbise yaptık. Gündüzü bir geçim vakti yaptık.” (Nebe:10-11)
Bilim insanları; evrenin sonsuz olmadığının apaçık bir delili olarak bu ayetleri halkın nazarına/bakışına sunacaklardır. Maalesef bu gün hadli- hadsiz Allah’ın ayetleri üzerinde konuşmakta bilim insanları susmaktadırlar. Bana göre asıl konuşması gerekenler bilim insanlarıdır. Sonsuz gücün sahibi yalnız Allah'tır.
Allah’ın ayetlerinin eğilip bükülmesi/ tahrif edilmesi ilk olarak namaz üzerinden gerçekleştirilmiştir. Zulme/haksızlıklara ve sömürüye karşı kıyami bir duruş olan Namaz ehlileştirilerek zalim de olsa yöneticilere itaat haline getirilmiştir. İslam Tarihinin kayıtlarına göre Muaviye döneminde mescitler ve özellikle Cuma namazları ehl-i beyte sövgü aracına dönüştürülmüştür. Yani Cum’a salatı toplanma ve zikir olmaktan çıkarılmış Muaviye saltanatının propaganda aracına dönüştürülmüştür. Camiler/mescitler Allah’ın anıldığı yerlerdir. Başta siyasi amaçlar için kullanılmamalıdır. Mescitler devlet tapınağı olmaktan kurtarılmalı ve halkın sorunlarının konuşulduğu yerel meclisler haline gelmelidir.
Namaz kurtulursa Müslümanlar da kurtulur.
Namaz, oruç, hac ve zekat ibadetleri Kur’an ve sahih sünnet üzerinden okunmalı ve ritüel olmaktan çıkarılıp ibadet makamına çıkarılmalıdır.
İkinci eğip bükme yönetme alanında olmuştur. İktidar sahiplerinin otoritesine itaat, Allah’a itaat gibi görüldü.“Ey iman edenler! Allah'a itaat edin; Rasul'e ve sizden olan ulu-l emre itaat edin. Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz -eğer Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanıyorsanız- onu, Allah'a ve Rasulü'ne götürün. Bu sizin için daha hayırlı ve sonuç olarak daha iyidir.” (Nisa:59) Sizden olan emir sahipleri günah denizine dalsalar da ümmetin başından inmediler ya da indirilemedi. Bu konuda kargaşa çıkmaması adına İslam itikadı ters yüz edilerek sultanlar, halifeler, padişahlar; “Allah’ın yeryüzündeki gölgesi” diye nitelendi. Hatta bu hususta peygambere atfen hadisler uyduruldu. Allah’ın dinini yönetenlerin arzusuna göre yorumlayıp çarpıtıldı. Müslümanlar arasındaki kavgalar ve çatışmalarda durumun oluşmasına nedendir. “Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır!” Allah’tan makam ve rütbe çalınamaz. Çağımızın en büyük ve en tehlikeli hastalığı Allah’tan makam- mevki devşirilmesi olayıdır. Allah kullarına irşat için, yine kendileri gibi hayat yaşayan insan Peygamber görevlendirmiştir. İnsanlık tarihinde kendisine sorumluluk verilen her elçi şu itirazla karşılaşmıştır. “Ya hu sen de bizim gibisin. Bize, bizim gibi olmayan MELEKLERDEN bir elçi gönderilmeli değil miydi?” Bu itirazları Kur’an cevaplıyor: “Bizimle karşılaşmayı ummayanlar/inanmayanlar, ‘Bize ya melekler indirilmeli, ya da Rabbimizi görmeliyiz’ derler. And olsun ki kendi kendilerini büyük gördüler, azgınlıkta çok ileri gittiler.” (Furkan:21) “De ki; Eğer yeryüzünde yerleşmiş, gezip dolaşanlar melekler olsaydı, elbette onlara gökten peygamber olarak bir melek gönderirdik." (İsra:95) Kur’an diliyle diyoruz ki; “De ki; Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir.” (İsra:96)
******
Herkese hayırlı, huzurlu, mutlu, sağlıklı, başarılı, bereketli, müreffeh günler diliyorum.

Anahtar Kelimeler : (Dünden devam) ,
Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

HAVA DURUMU