OKUYUCULARIMIZDAN…(2)

(Dünden devam)

23 Şubat 2021 06:36
A
a
      Ey hakikat arayıcısı kardeşim! Çocuklarımızı Kur'an'la tanıştıracağız. Doğruyu söyledikleri için çocuklarımıza kızmayın. Onları uydurulmuş dinin rituellerin peşinden gitmedikleri için tebrik ediniz. İslam asla kan kaybetmedi. Sadece hurafelere boğduruldu. Yani bizim ürettiğimiz ritüeller ibadet adı altında dine bilerek sokuldu. Bir gün İSLAM, ana kaynağı KUR'AN'a dönecektir. Çağrımız indirilmiş vahiy dinidir.
                              Peygamber İslam’ı…
             Hz. Muhammed (SAV)'le beraber İslam'ın iki yolu takip ettiğini görmekteyiz. Mekke Dönemi ve Medine Dönemi. Medine dönemi, ibadetlerin emredildiği, ibadetlere hiçbir kimsenin şirk olarak karıştırılmaması ve cihadın (İslam’ı koruma)farz kılındığı dönem olarak yaşandığını görmekteyiz. Mekke Dönemi ise, İslami tebliği Tevhide yöneliktir. Tevhid temel alınmıştır. Tüm baskı ve işkencelere rağmen Tevhidi anlatımdan taviz verilmemiştir. Zira biliniyor ki tevhid yıkılınca DİN denen olgu ortadan kalkıyor. Mekke döneminde insanlar aslında DİNSİZ değillerdi. İnançlarına şirk/ aracı/ortaklık karıştırmışlardı. Mekkelilerden istenen Allah'ı birlemeleri. Gel gör ki dönemin 9'lu çetesi uydurdukları ritüellerle insanların önüne set çekiyorlardı. Onları engelliyorlardı. Dokuzlu çete, zulüm ve sömürü düzeninin kurucusu ve sürdürücüsü, yeryüzünde ve ülkelerinde fitne ve fesat çıkarmakta olanlardır..."Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı" (Neml: 48) Bu insanlar neden tevhide yönelmiyorlardı? Sorun evet birinci derecede 9'lu çetenin baskısı görülebilir ama bunun yanında atalar (ana-baba ve çevreden edinilen/öğrenilen) dini anlayışlarının da baskın olduğunu görmekteyiz. Rabbimiz atalardan gelen din anlayışını şiddetle eleştirmektedir. Yani Rabbimiz demek istiyor ki; Sorgulamadığın din senin dinin değildir. Peki nasıl ve ne ile test edeceğiz? Kur'an’la ve onun açıklayıcısı/uygulayıcısı Hz Muhammed'in sahih (Kur'an'a ters düşmeyen) sünnetiyle...  İnançlarımızı Kur'an'ın tevhid akidesiyle yüzleştireceğiz. Bunu yaparken de her türlü ön yargılardan sıyrılacağız. Vahyin seni güneş gibi aydınlattığını göreceksin. Atalar dini insanları farklılaştırır ve zayıf düşürür. Onun amacı ve hedefi kendi sapkın varlığını devam ettirmektir. Her türlü kılığa girer. Biz Mekke döneminden biliyoruz ki en iyi din savunucuları hem de taviz vermeksizin 9'lu çetenin içinde yer alıyordu. Yine Hz. Musa'nın en büyük düşmanı bir din adamı olan HAMAN değil miydi? Atalar Dini mensupları sistemin gücünü ellerinde tutarak kendileri gibi inanmayanları sapık, kafir ve mürted olarak yaftalayabiliyorlar...9’lu çetenin içinde yer alan Ebu Cehil'in şu duasını not edelim: “Allah’ım! Bizimle akrabalık ilişkisini keseni, bize bilmediğimiz şeyleri getireni ve adamlarını helak et. Bugün burada haklı olanı galip kıl, haksız olanı perişan et." Ebu Cehil bu duasını Bedir savaşına çıkmadan önce Kabe'nin kutsal(!) örtüsüne ( Kabenin örtüsünü bu gün de kutsayanların var olduğunu unutmayalım.) yüz sürerek gerçekleştiriyor. Ne dindarlık değil mi? Peki Allah'tan karşılık gördü mü? Binlerce kez hayır...
        Duaya şöyle bir baktığımızda muhteşem olduğunu görebiliyoruz ... “Bugün burada haklı olanı galip kıl, haksız olanı perişan et." Eğer duanın altındaki imza Ebu Cehil'e ait olmasa... Şimdilerde Ebu Cehil yok mu zannediyorsunuz? Arif Nihat ASYA diyor ya; "Ebu Leheb ölmedi, Ebu Cehil kıtalar dolaşıyor"  Bu gün de birileri çıkıyor diyor ki, keçi ayet yedi. Maalesef bu olay hadis denilen kaynaklar da yer almaktadır. İmam Müslim'in sahihinde yer alan Muhammed ibni İshak'ın bir rivayeti; "Recm ve büyüklerin 10 defa süt emzirme ile kardeş olması meselesi ayetleri benim yatağımın altındaydı. Allah Resulü ölünce, biz de onun cenazesi ile meşgul olunca keçi geldi o ayetleri yedi." ALLAH'ım! Bu nasıl bir iş, nasıl bir umursamazlık? Hem Kur'an korunmuştur diyeceksin hem de recm vardı da o ayeti keçi yedi diyebileceksin ve bu yalanını da Hz Ömer'e isnat ederek iftira edeceksin. Prof. Halis AYDEMİR:"Recm ayetini keçi yedi demek ayetle dalga geçmektir" der.  Bu yalan ve iftiralara engel olunacaktır inşallah. Allah'ın ayetleri sararıp yere düşen yaprak değildir. Müslümanların kurtuluşu şu anda doğru olduğunu zannederek yaşadıkları atalar dininden uzaklaşmaları/ terk etmeleri ile olacaktır. Bu durum bir zorunluluktur. Şu ayetleri dikkatle okuyalım lütfen..."Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?" (Maide: 104) "Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler.(Bakara:170) Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onların yoluna uyacaklar)?
          Eğer bir ibadeti Peygamberimiz yaşamışsa başımız üstündedir. Yaşamamışsa reddedilmelidir. Regaip ve diğer kandil gecelerini Peygamberimiz yaşamamıştır, sahabe ve tabiin de yaşamamıştır. En erkeni Peygamberimizin vefatından 400 sene sonradır. Biz Türklerde ise yaygın olarak 16. yüz yıl itibariyle başlar. Mesela: Mevlid ve kandillerin resmileştirilmesi ( camilerde ve etkinliklerde okunması ve kutlanması) 1589 yılında 3. Murat'la başlar. Şu alimlerin görüşleri niçin dikkate alınmamıştır? "Muayyen gün ve gecelerde evlerde mevlit okutmak o mümin ölüye işkence etmek hükmündedir." (Ibni Abidin) "Son zamanlarda zuhur eden büyük bidatlardan biri de, ibadet diye üzerine düştükleri mevlit cemiyetleridir." ( İmam Şarani) ''
                                                                                                                        Devamı yarın
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER