Yazar

anlkrnl8@hmail.com

173 makale bulunmakatadır

SULTAN II.ABDÜLHAMİD HAN

10:59 - 19 Şubat 2018

+A

-A

Nerdesin şevketlim, Sultan Hamid Han? 
Feryâdım varır mı bârigâhına? 
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan, 
Şu nankör milletin bak günâhına.
Sultan II. Abdülhamid Han’ın vefatından sonra, bu dizelerle pişmanlığını dile getiren Feylesof Rıza Tevfik Bölükbaşı, bir dönem nasıl bir ihanet içerisinde olduklarını şöyle açıklar…
'Pâdişah hem zâlim, hem deli' dedik, 
İhtilâle kıyam etmeli dedik; 
Şeytan ne dediyse, biz 'beli' dedik; 
Çalıştık fitnenin intibahına. 
Bu dizeler, asrın en siyasi padişahına iftira atarak ihtilale varıncaya kadar çabalayan İttihat ve Terakki mensuplarının, siyasi ikballeri uğruna koskoca bir imparatorluğu bozuk para gibi harcadıklarının itirafıdır.
Çok kişiye şimdi vatan mezardır, 
Herkesin belâdan nasîbi vardır, 
Selâmetle eren pek bahtiyardır, 
Harab büldânın şen sabahına. 
Dizeleriyle, Balkan ve I. Dünya Savaşı’nın çıkmasında dahilleri olduğunu, yüzbinlerce vatan evladının şehit düşmesine sebep oldukları nedeniyle, ittihat ve terakki mensuplarının bu belaya ortak olduklarını ifade etmektedir.
Milliyet dâvâsı fıska büründü, 
Ridâ-yı diyânet yerde süründü, 
Türkün ruhu zorla âsi göründü, 
Hem Peygamberine, hem Allâh'ına. 
Dizeleri, Jön Türklerle başlayan milliyetçilik davasının; din işlerinin yerlerde süründüğü ve Allah’ın emirlerinin terk edilerek isyana dönüştüğünün acı bir itirafıdır. 
Lâkin sen sultânım gavs-ı ekbersin 
Âhiretten bile himmet eylersin, 
Çok çekti şu millet murada ersin 
Şefâat kıl şâhım mededhâhına.
Feylesof Rıza Tevfik Bölükbaşı’nın, geçmişte yaptığı hatalarının hüznü altında, Sultan II.Abdülhamid Han’ın Ruhaniyetinden İstimdad eylediği bu dizeleri, milletin çektiği ızdırabı da yansıtmaktadır. Rıza Tevfik, din ve diyanetten uzaklaştırılarak, Peygamberine ve Yüce Yaratıcısına asi bırakılan Türk milletinin bu ızdırabının son bulmasını talep etmektedir.   
***
Necip Fazıl Kısakürek’in çıkardığı Büyük Doğu Dergisi’nde de yayınlanan bu şiir nedeniyle, 6 Haziran 1947 tarihli mahkeme sorgusunda, Atatürk’ün, Türklüğün ve Türk milletinin manevi şahsiyetini tahkir ve tezyif ettiği, padişahlık propagandası yaptığı gerekçesiyle hakkında dava açılması, bu şiiri bir dönem yasaklı hale getirmiştir.
 Rıza Tevfik ölüm döşeğinde şunları söylemiştir:
“Ben bu şiiri Türk milletine hakaret maksadıyla değil, tamamıyla aksi olarak, Türk milletini ölüme götüren bir zümreyi teşhir ve Abdülhamid Han’a edilen iftiraları tesbit gayesiyle yazdım.
31 Mart vakasını tertiplediği isnadı altında tahtından alaşağı edilen büyük hükümdar, bu isnatla, sade iftiraların değil, tertiplerin de en hainine hedef tutulmuştur.
31 Mart’ı tertipleyen İttihatçılar ve bu işe memur edilenler arasında bizzat ben varım.
31 Mart’ı kışkırtma ve körükleme işini Selim Sırrı ile Rıza Tevfik idare etti. Hasta yatağımdan söylediğim bu sözlere tarih kulak kabartsın”
Şiirin tamamını, bir sonraki yazımızda paylaşmak üzere, Allah’a ısmarladık…

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...