Çarşamba Tekstilkent,  OSB ve Şeker Fabrikası, bölgemize hayat verecek

Çarşamba Tekstilkent, OSB ve Şeker Fabrikası, bölgemize hayat verecek

Çarşamba’da tarımda yaşanan sorunları masaya yatıran bazı tarım otoriteleri, yaptıkları değerlendirmelerde, tarımsal projelerin hayata geçirilmesi gerektiğine işaret ederek, tarımsal potansiyeli gündeme getirdiler ve sorunların çözümü için önerilerini ortaya koydular. Tarımsal sanayiye dikkati çekerek, kalkınmanın yolunun tarımsal sanayiden geçtiğini söylediler.

06:37 - 9 Mart 2020

+A

-A

-Tarım alanında yapılan çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye, tarımsal potansiyeli yüksek olan verimli topraklara sahip. Topraklarımızda çok çeşitli ürünler üretebiliyoruz. Sebzede, meyvede yüksek üretim miktarlarına ulaştık. Ülkemiz, 55 üründe dünyada ilk 10 da yer alıyor. Bu güzel bir gelişme… Tabii ki bunda çiftçilerimizin payı büyük…
Fındık, kayısı, incir, kiraz, vişne, ayva ve haşhaş tohumu üretiminde birinci, karpuz, kavun, çilek, pırasa, bal, fiğ üretiminde dünyada ikinci, mercimek, elma, salatalık, yeşil biber, yeşil fasulye, kestane,  Antep fıstığı ve koyun sütü üretiminde dünyada üçüncü sırada bulunuyoruz.
Türkiye’de tahıl, meyve ve sebze tüketim miktarları yüksek seviyede bulunuyor. İçme sütü, et ve et ürünlerinde tüketim rakamlarının gelişmiş ülkelere göre eksik kalması, bizim eksiğimizdir. Tahıl, meyve ve sebze de tüketimimiz çok fazla. Beslenmemiz de tahıl sebze ve meyveye dayanıyor.
Bu kadar ürünü tüketmek için üretmek gerekir. Üretmek de kolay değil elbette.
Çiftçimiz; Gecesini gündüzüne katarak, yağmur, çamur, kar, kış, sıcak demeden doğal afetlerle mücadele ederek üretiyor. Hep söylüyoruz. Zor şartlarda girdi maliyetlerine rağmen, üretim yapan-tarlasında kalan çiftçimizin kıymeti bilinmelidir. Girdi maliyetleri makul seviyelere çekilmelidir. Yapısal sorunlar çözümlenmelidir ki, çiftçimiz üretimini sürdürebilsin.
Ülke tarımımızın zarar görmemesi için kırsalın yaşatılması gerekiyor. Tarımdan kopacak bu nüfusun kırsalda tutulması, kırsalın kaderine terk edilmemesi şart. Ülkemizde kırsal nüfus hızla azalıyor. Buda tarıma zarar veriyor.
Bölgemizde de Çarşamba ve Bafra ovalarıyla tarımsal potansiyel yüksek seviyelerde... Üretimde sorun yok ancak ürünlerin pazarlanmasında sorun var. Tarımsal potansiyelin değerlendirilmesi gerekiyor. Bu da tarımsal sanayiye dayanıyor. Bölgemizde tarımsal sanayiye geçmemiz şart…
‘Hayati önem taşıyan tarımsal projeler, hayata geçirilmelidir’                                  
-Tarımsal sorunlarla ilgili olarak çözüm önerileriniz var mı?
Çarşamba’da tarımsal sorunlar var elbette…  Söylediğimiz gibi üretimde sorun yok, üretilen ürünlerin pazarlanmasında sorun var. Ürünler para etmiyor, emeğinin karşılığını alamayan çiftçilerimiz sorunlarını dile getiriyorlar. Bölgemizde en başta fındık, sebze ve meyve üretimi yapılıyor. Ancak fındıkta yaşanan fiyat sorunu ve alım sorunu, üreticiye olumsuz yansıyor. Sebze ve meyve üretiminde de kısmen pazar sorunu olunca, onun olumsuzluğu da çiftçiyi mağdur ediyor. Çiftçilerimize; Üretimde ve üretilen ürünlerin iç pazarda olsun, ihracatta olsun gerekli destekler sağlanmalıdır.                                                                  Samsun, Türkiye nüfusunun yaklaşık 4’te birini besleyen Bafra ve Çarşamba gibi önemli geniş ovalara sahip bir büyükşehir…
Tarım, Samsun bölgesinin olmazsa olmazı. Tarım, bölgenin geçim kaynağı… Buna bağlı olarak tarımsal sanayi yok… Tarımsal sanayinin kurulması ve geliştirilmesi gerekli diye her zaman her platformda söylüyoruz ama tarımsal sanayi bir türlü hayata geçirilemedi.
Samsun için hayati önem taşıyan tarımsal projeler, hayata geçirilmelidir.
Türkiye’nin tarım bölgelerinde, belirli tarihlerde tarım ile ilgili fuarlar açılıyor. Tanıtımlar yapılıyor ama yaptırımlar yok…  Samsun her şeyden önce büyük tarımsal potansiyeliyle önemli bir tarım kenti…
Tarımda verimliliğin artırılmasının şart olmasına işaret ediliyor, Samsun’un bir tarım şehri olduğuna dikkat çekiliyor fakat tarımsal sanayi ile ilgili projeler hayata geçirilemiyor.
 Küresel ısınma ve çeşitli etkenlerden dolayı sürekli kaybedilmeye yüz tutan verimli topraklarımızın doğru değerlendirilmesi lazım. Ülkemizde ve de bölgemizde; Tarıma gereken önem verilmelidir. Çünkü tarım, reel sektörün temelidir. Ekonomik hayatın, ticaretin temelinde tarım vardır. Bütün ülkeler, tarımdan çıkan artı değeri kullanarak zenginleşmişlerdir.
Çiftçiler, sorunlarının çözüme kavuşturulmasını istiyor. Tarım otoriteleri 'Tarıma hükmeden ülkeler, dünyaya da hükmedecek' diyorlar.
Ülkemiz tarım ülkesi... Geniş ovalarıyla, bol yeşili ve ormanlarıyla adeta cennetten bir köşe olan Türkiye’mize bu büyük tarımsal potansiyeliyle gıpta ediliyor.
Otoriteler, tarım konusunda; Dünyada gelişmiş her ülkenin, tarımda da en ileri seviyeye ulaştığını, teknolojiyi, verimliliği yakaladığına dikkat çekiyorlar.
'Unutulmasın ki tarıma hükmeden ülkeler, dünyaya da hükmedecek. Zenginleşmenin kaynağı tarım.
Dünyada gıda önem kazanacak... Böyle bir konjonktürü fırsata çevirmeliyiz, bu gelişmeleri iyi değerlendirmek,  tarım üretimini sadece ülkemizin değil, içinde bulunduğumuz bölgemiz içinde yapmamız, bölgemizin inanılmaz boyutlara ulaşan gıda ihtiyacını karşılamamız gerekiyor' diyen tarım yetkilileri ‘Hedeflere varabilmek için öncelikle tarım sektörünün ve bu sektöre hizmet verenlerin kıymeti bilinmelidir. Çiftçimizin kıymeti bilinmeli, hepimizin çiftçimize minnet borcu var’ şeklinde görüşlerini belirtirken, tarımın ve çiftçinin ülkemiz için önemine işaret ediyorlar.
Bu açılardan değerlendirdiğimizde, tespit edilen eksiklikler tamamlanmalıdır.
‘Kalkınmanın yolu tarımsal sanayiden geçiyor’
-Bölgemizde ve Çarşamba’da yapılan çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Samsun ve ilçelerinde yapılan çalışmalar, projelerin hayata geçirilmesi şehrimizin gelişmesini sağlıyor. Çarşamba’da da önemli projeler, önemli çalışmalar var.
Çarşamba Şeker Fabrikasının üretime geçirilmesi ve akabinde Çarşamba OSB’nin hayata geçirilecek olması Çarşamba’ya ve bölgemizin ekonomisine büyük katkı sağlayacak.
Bununla birlikte Çarşamba Belediyesi’nin ‘Tekstilkent projesi’ de hayata geçirildiğinde, Çarşamba’ya ve bölgemize hayat verecek…
Samsun,  Bafra ve Çarşamba gibi geniş ovalarıyla tarımsal potansiyeli çok yüksek bir kent… Bir büyükşehir… Tarım potansiyelinin yüksek olmasına rağmen tarımsal sanayi yok. Tarımsal sanayi sürekli dillendiriliyor ama hayata geçirilemiyor.
Çarşamba, çok önemli bir ilçe… Çarşamba ovasının çok iyi değerlendirilmesi lazım.
Tarımda verimliliğin artırılması gerekli.  Küresel ısınma ve çeşitli etkenlerden dolayı sürekli kaybedilmeye yüz tutan verimli topraklarımızın değerlendirilmeye alınması lazım.
Tarım otoriteleri,  tarımı değerlendirirken dünyadan örnekler veriyorlar. Aslında bu örneklere bakmak lazım. Dünyada gelişmiş her ülkenin, tarımda da en ileri seviyeye ulaştığını, teknolojiyi, verimliliği yakaladığına dikkat çeken otoriteler; Tarıma hükmeden ülkelerin, dünyaya da hükmedeceğini, zenginleşmenin kaynağının tarım olduğuna vurgu yapıyorlar.
Kalkınmanın yolu tarımsal sanayiden geçiyor.
Bunlar fırsata çevrilmeli, tarım otoritelerinin görüşlerini dikkate almalı.
Bu sebepledir ki,  bu gelişmeler çok iyi değerlendirilmeli, tarımda hedefleri yakalayabilmek için de öncelikle tarım sektörüne önem verilmelidir. Bu doğrultuda yatırımlar yapılmalı, çiftçilerimiz mağdur edilmemelidir. 
‘Yatırım şart, istihdam şart’
-Son olarak buradan kamuoyuna mesajınız nedir?
Tarımsal sorunlar çözüme kavuşturulmalı, üretim için uğraşan ve sorunlarla çıkmaza giren çiftçilerimizin sorunlarına çözüm aranmalıdır.
Topraklarımız atıl halde dururken, iç piyasadaki üretilen tarım ürünleri yerine dış ülkelerden ürün ithal ediyoruz. Bu da çiftçimizi mağdur ediyor. Tarımı etkiliyor.
Çiftçi borçlu. Çiftçi ürettiği ürünü satamıyor, emeğinin karşılığını alamıyor. Çiftçilerimize önemli kaynaklar sağlanmalıdır.
Tarım alanında yatırım şart, istihdam şart… Bölgemizde; Yeşilırmak ile bir ova yerine bu topraklarımız, önemli ve verimli bir tarım sahası olarak hangi mahsulü ekersen ek topraklarımızda yetişen çok bereketli topraklara sahibiz. Ayrıca; Meyve, sebze, mısır, fındık vs.vs… Her türlü ürün yetişiyor. Çiftçi, emeğinin karşılığını alamıyor,  ekonomik kayıp yaşıyor.
Çiftçi birşeyler üretmeye çalışıyor ama Çarşamba’da yetişen ürünü işleyecek bir tane tesis yok. Bir salça fabrikamız, bir konserve fabrikamız yok. Yetiştirilen ürünler için pazar bulunmalı, tarımda istihdam sağlanmalıdır. Ayrıca, hayvancılık da zor şartlarda yapılıyor.  Hayvancılık da zorluklar yaşanınca, köylerden kentlere göçler başladı.
Ülkemizde et sektöründe verim desteklenmeli, üretim teşvik edilmelidir. Hayvansal üretim alanı genişletilmeli,  su ürünleri yetiştiriciliği de bu kapsama sokulmalıdır. Destekleme miktarı artırılmalıdır.
Ayrıca mısır, yulaf, soya fasulyesi gibi tahılların üretimi daha fazla desteklenirse, karma yemler daha ucuza mal edilebilir. Bu da üretici açısından büyük rahatlık olur. Hayvanlar, sigorta ettirilmelidir.
Nüfusumuzun artışıyla birlikte artan hayvansal tüketim için destek verilmeli ve hayvancılık çok iyi değerlendirilmelidir.
Tarım ve hayvancılık konusu çok önemli bir konu… Küresel ısınma ve çeşitli etkenlerden dolayı sürekli kaybedilmeye yüz tutan verimli topraklarımızın doğru değerlendirilmesi lazım. Ülkemizde ve de bölgemizde Tarım desteklenmelidir. Tarım, reel sektörün temelidir. Ekonomik hayatın, ticaretin temelinde tarım vardır. Devletimiz, tarıma büyük destek vermelidir.   Röportaj: Serdar OKTAV
                                                                                                
Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

HAVA DURUMU