Samsun

TÜBA Paydaşlığıyla Gıda ve Sağlıklı Beslenme Sempozyumu’nun ikincisi Samsun’da

Samsun; Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Gıda ve Beslenme Çalışma Grubunun, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) iş birliğinde düzenlediği “Su Ürünleri ve Sağlık” konulu “II. Gıda ve Sağlıklı Beslenme Sempozyumu”na ev sahipliği yaptı

TÜBA Paydaşlığıyla Gıda ve Sağlıklı Beslenme Sempozyumu’nun ikincisi Samsun’da

1 Aralık 2019 06:41
-A

+A

Samsun; Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Gıda ve Beslenme Çalışma Grubunun, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ)  iş birliğinde düzenlediği “Su Ürünleri ve Sağlık” konulu  “II. Gıda ve Sağlıklı Beslenme Sempozyumu”na ev sahipliği yaptı
 
 
OMÜ’nün Kurupelit Yerleşkesi’ndeki Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen sempozyuma; Samsun Valisi Osman Kaymak, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Diler, OMÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Vedat Ceyhan, Prof. Dr. Mehmet Kuran ve Prof. Dr. Mehmet Ali Cengiz, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Dr. M. Altuğ Atalay, TÜBA asli üyeleri, katılımcı bilim insanları, kamu kurum yetkilileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
TÜBA ve OMÜ’nün tanıtım filmlerinin gösterimiyle başlayan sempozyum, protokol konuşmalarıyla devam etti.
“Dünyada ölüm nedenlerinin yüzde 40’ı kötü beslenmeden kaynaklanıyor”
Konuşmalarda ilk olarak söz alan TÜBA Gıda ve Beslenme Çalışma Grubu Yürütücüsü Prof. Dr. Kazım Şahin, toplumun gıda ve beslenme hakkında en doğru bilgiye ulaşması amacıyla Türkiye’nin farklı üniversiteleriyle birçok çalışma yürüttüklerini vurgulayarak "Bu çalışmalarda; gıda ve beslenmede medyanın rolü, beslenme ilkeleri, et ve süt ürünleri, beslenme ve kanser, geleneksel ve tamamlayıcı tıp gibi konular detaylı olarak tartışıldı, rapor haline getirildi ve kamuoyu ile paylaşıldı" dedi.
Beslenme ve sağlığın doğrudan birbiriyle ilişkili olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kazım Şahin "Örneğin yetersiz beslenme; bağışıklığın, fiziksel ve zihinsel gelişimin, verimliliğin azalmasına neden olabilir. Kalp hastalığı, diyabet, kolon kanseri gibi beslenme kalitesi ile ilgili hastalıklar, dünya genelinde ölüm nedenlerinin yüzde 40’ını oluşturuyor" bilgisini paylaştı.
“Deniz ürünleri temel besinler bakımından zengin ve sağlıklı gıdalardır”
Açlığın 3 nedeni olduğuna işaret eden Prof. Dr. Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunlar protein açlığı, enerji açlığı ve gizli açlıktır. Protein ve enerji açlığı, yetersiz beslenmeden kaynaklı olup gizli açlık ise vitamin ve mineral gibi mikro besin maddelerinin alım ve emiliminin düşük olmasıdır. Gizli açlık, dünyada 2 milyardan fazla insanı etkiliyor. Bu bağlamda da karasal besin ürünlerinde bulunmayan birtakım besin değerlerini içeren deniz ürünlerini tüketmek oldukça önemli. Deniz ürünleri, vücut dokularının korunması ve gelişmesi için gerekli bütün esansiyel amino asitleri barındırırken protein, lif, vitaminler, iyot, selenyum, magnezyum, çinko ve kalsiyum gibi temel besinler bakımından da zengin olan sağlıklı gıdalardır. Balık, sağlıklı bir besindir ve gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere dünya nüfusunun üçte birinin protein alımının yaklaşık yüzde 20'sinin sağlanmasında önemli bir rolü vardır."
Sempozyuma emeğe geçenlere teşekkürlerini sunan TÜBA Gıda ve Beslenme Çalışma Grubu Yürütücüsü Prof. Dr. Kazım Şahin, sempozyumun halk sağlığı ve beslenmesine faydalı olması dileğiyle konuşmasını sonlandırdı.
OMÜ’nün, 19 Mayıs 1919’un 100. yılı vesilesiyle birçok etkinliğe imza attığını dile getiren Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç de "Bilim, kültür, spor, sanat gibi birçok alanda planlanmış 100 adet etkinliğimiz oldu. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden ilk adımın atıldığı Samsun’da ve o günün adını taşıyan Üniversitemizde böyle anlamlı bir toplantının gerçekleştirilmesinden dolayı TÜBA Başkanımıza ve emek veren herkese çok teşekkür ediyorum" dedi.
1975 yılında kurulan OMÜ’nün yaklaşık 54 bin öğrencisi, 2 bin 500’ü akademisyen 6 bin 500 civarında çalışanı olduğunu kaydeden Rektör Sait Bilgiç "19 fakülte, 6 enstitü, 12 meslek yüksekokulu, 1 yüksekokul, 1 devlet konservatuvarı ve 22 araştırma ve uygulama merkezi bulunan büyük ve gelişmiş bir üniversiteyiz. Fiziki imkânlarımız da oldukça güzel. Tüm birimlere raylı sistemle ulaşmanın mümkün olduğu Türkiye’nin nadir kampüslerinden birine sahibiz. Bu nedenle Samsun Büyükşehir Belediyesine çok teşekkür ediyorum. Çünkü raylı sistemin faaliyete geçmesi büyük bir yatırımı gerektirmesini rağmen bu kararın alınmasını sağlayan eski Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Ziya Yılmaz ve faaliyete geçiren Belediye Başkanımız Mustafa Demir sayesinde bu yıl tramvayın kampüs hattı öğrencilerimizin ve halkımızın hizmetine sunuldu. Başkanlarımıza tekrar teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı.
ARAŞTIRMA ÜNiVERSiTESi OLMA YOLUNDA YÜRÜYORUZ
OMÜ’nün, üstlendiği görevleri en iyi şekilde yapmayı hedeflediğini dile getiren Rektör Sait Bilgiç, devamında "Göreve geldiğimizde kendimize bir istikamet belirleyerek araştırma üniversitesi olma hedefi koyduk. Kaynaklarımızı verimli kullanmak için de 7 öncelikli alan belirledik. Bugün bu öncelikli alanımızdan birini de kapsayan toplantıda birlikte olmaktan mutluyuz" diye konuştu.
“Su ürünlerine sağladığı katkı bakımından sempozyumun Samsun’da düzenlenmesi önemli”
Beslenme ihtiyacının giderilmesinde su ürünlerinin önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Rektör Sait Bilgiç, şöyle konuştu: "Türkiye’nin su ürünlerinden daha fazla ve sağlıklı bir biçimde yararlanması bakımından bugünkü sempozyumun ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Şehrimizin su ürünlerinin Türkiye ortalamasının üzerinde sağladığı katkı bakımından sempozyumun Samsun’da düzenlenmesi ise ayrıca önemli. Su ürünlerinin sağlıklı beslenmedeki önemi bilinmesine rağmen 3 tarafı denizle çevrili ülkemizde bu imkânlarımızı değerlendirememek büyük bir eksiklik. Sağlıklı ve nitelikli beslenmeye günümüzde çok önem veriliyor. TÜBA’nın da gıda ve sağlıklı beslenme konusunda ikinci sempozyumunun sonunda ortaya koyacağı raporlarla, önemli bilgileri sunacağını düşünüyorum."
Başta TÜBA Başkanı olmak üzere sempozyumu organize edenlere teşekkür eden Rektör Bilgiç, böyle önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını dile getirerek katılan herkese şükranlarını sundu.
“Üniversitelerimizin ve akademisyenlerimizin daha verimli çalışması için el birliğiyle gayret gösteriyoruz”
TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker de konuşmasında “Üniversitelerin temel görevlerinin yanı sıra bulundukları bölgenin ekonomik, kültürel, tarihî süreçleriyle ilgili de sorumlulukları bulunmakta. Bu görevleri de sorunları bulma, takip etme ve çözüm önerilerini raporlama şeklinde. Ancak zaman zaman bu konuda aksamalar oluyor. Biz de son dönemde bu aksamaları, tematik başlıklarla kümeleyerek gidermeye çalışıyoruz. Üniversitelerimizin ve akademisyenlerimizin daha verimli çalışması için el birliğiyle gayret gösteriyoruz. Bu nedenle su ürünleri ve sağlığı konusunun, tam yerinde çözüm odaklı ele alarak konuşulmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Rektörümüzün ve akademisyenlerimizin verdiği destek sayesinde de su ürünleri bakımından önemli bir bölgede bu sempozyumu başlattık” sözlerine yer verdi.
TÜRKiYE ZENGiN VE ÇEŞiTLi GIDAYA SAHiP BiR ÜLKE
Türkiye’nin gıda anlamında diğer ülkelere göre zengin olduğunu vurgulayan TÜBA Başkanı Muzaffer Şeker "Ayrıca gıda anlamında çeşitliliğe de sahibiz. Ancak gıdanın tüketilmesi ve dağıtılması sürecinde birtakım yanlışlıklarımız var. Dengeli ve sağlıklı beslenmenin yanı sıra besin ticareti hususunda da ciddi çalışmalar yapmamız gerekiyor. Özellikle su ürünleri tüketiminin önemi bakımından deniz sınırı ihlalleri uluslararası alanda da sorunlara yol açabiliyor. Ülkemiz ise Somali gibi sınırımız dışında ülkelerde kurduğu balık çiftlikleriyle, ticari anlaşmalarla ürün pazarını geliştiriyor. Bu da balıkçılığımızın geldiği noktayı gösteriyor. Balık dışında diğer su ürünlerinin geldiği nokta da bizim için iftihar kaynağı” şeklinde konuştu.
SU ÜRÜNLERi SEKTÖRÜNÜN KARADENiZ’DEKi AĞIRLIĞI YÜZDE 60
Karadeniz Bölgesi'nin, su ürünleri sektöründe Türkiye genelinde yüzde 60’a yakın bir ağırlığa sahip olduğunu kaydeden Prof. Dr. Muzaffer Şeker sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sektör, denize kıyısı bulunan diğer bölgelerde daha düşük durumda. Su ürünlerinin kişi başına düşen tüketim miktarı gittikçe yükselse de hâlâ istediğimiz düzeyde değil. Ancak balık ve diğer su ürünleri çeşitliliğimiz ve dünya pazarındaki yerimiz kötü değil. Sonuç olarak depolama ve pazarlama tekniklerinin gelişmesiyle beraber su ürünlerinin ekonomide önemli bir yeri var. Çevre koşullarını koruyarak üretilmesi ve sağlıklı bir besin olarak tüketilmesi için de bilimsel olarak rotasının çizilmesi gerekiyor. Bu toplantının amacı da su ürünlerinin enine boyuna ele alınması, sağlıkla ilişkilendirilerek ticari ve ekonomik boyutlarının masaya yatırılmasıdır. Aramızda da bu konunun uzmanları değerli akademisyenlerimiz ve seçkin konuşmacılarımız var. Bu konuların, uzmanları tarafından incelenerek raporlanması ve bu raporların da ilgili paydaşlara ulaştırılmasının da TÜBA ve üniversite iş birliklerinin önemli görevlerinden biri olduğunu düşünüyorum.”
“Tarım ve Orman Bakanlığımıza bağlı gıda denetim elemanlarımızla sürekli denetimler yapıyoruz”
Samsun Valisi Osman Kaymak ise yaptığı konuşmada sağlık ve gıda konularının toplumun her kesimini yakından ilgilendirdiğini dile getirerek “Gıdanın üretiminden tüketilmesi ve sunulmasına kadar değişik aşamaları var. Öncelikle şunu söylemek isterim ki Tarım ve Orman Bakanlığımıza bağlı gıda denetim elemanlarımızla sürekli denetimler yapıyoruz. Tabii ki üretimi yapan bir insan, gıdanın içine kattığı maddelerin ne anlama geldiğini çok iyi biliyor. İnsan sağlığına zararlı olup olmadığının farkında. Ama maalesef buna rağmen denetimlerde çok farklı şeyler tespit ediyoruz. Herkesin başına bir polis koyamazsınız, herkesin polisi kendi vicdanıdır. O anlamda öncelikle bizim erdemli ve ahlaklı bir toplum olmamız lazım. İnsan maddeyi, menfaati ve parayı her şeyin önüne koyduğu zaman maalesef bunlarla başa çıkamıyoruz. Tabii ki bu işin ahlaki boyutu. Onun ötesinde bilimsel olarak işin doğrusu nedir, hangi gıdalar gereklidir, hangileri zehirlidir, üretim aşamalarında neler yapılmalıdır gibi konularda sürdürülen bilimsel çalışmalar da bizler için çok kıymetli” değerlendirmesinde bulundu.
SAMSUN’DA YILDA 50-60 BiN TON BALIK ÜRETiLiYOR
Balık ürünlerinin en sağlıklı beslenme gıdalarından birisi olduğunu dile getiren Vali Osman Kaymak “Türkiye 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülke ve Samsun da balıkçılıkta çok iddialı bir kent. Samsun’da yılda 50-60 bin tona yakın balık üretimi yapılmakta ve bu yönüyle de Samsun, Türkiye’deki balık üretiminin yüzde 16’sını karşılamakta. Balığın avlanması ve işlenmesinin yanına tamircisi, lokantacısı ve teknecisini de eklediğimizde balıkçılık sektöründe Samsun’da 100 bine yakın insan ekmek yiyor. Baktığımız zaman, istihdam anlamında da çok önemli bir alan. 2 yıldır Samsun Valisi olarak balıkçılık konusunda da bilgilenmeye çalışıyorum. Maalesef artık dünyada ve Türkiye’de av balıkçılığı da sıkıntıya girmek üzere. Bilinçsiz avlanma nedeniyle denizlerde avlayacağımız balık kalmayacak. O nedenle balıkçılarımızın bilinçlenmesi önemli. Tabii ki nüfus arttığı için bu noktada kültür balıkçılığı devreye giriyor. Kültür balıkçılığının arttırılması gerekiyor, aksi hâlde balığa ulaşamayabiliriz. Samsun’da kültür balıkçılığı konusunda çok ciddi işletmeler var, biz onların büyümeleri için her türlü desteği veriyoruz. Elbette deniz balığı kültür balığından daha lezzetlidir ancak kültür balığına verilen yemler de şüphesiz denetimlerden geçiyor zira insan sağlığı çok önemli. Bir insanın hayatını riske etmek bütün insanlığın hayatını riske etmek gibidir. O anlamda tüm gıda üreticilerinden insanların sağlığını tehlikeye düşürecek adımlardan kaçınmalarını istiyoruz. Bu işin temelinde ahlaklı ve erdemli insana ihtiyacımız var. Şüphesiz burada, bu konuların bilimsel çalışması ortaya konulacak. O yönüyle ben üreticileri tekrar bu ahlaka davet ediyorum, insanların sağlığıyla oynamasınlar. İnşallah bu toplantıdan çıkacak raporlar ilgili kurumlar nezdinde değerlendirilecek, kamuoyuyla paylaşılacaktır. Bunun hem ülkemiz için hem de dünya için çok yararlı olacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Protokol konuşmalarının ardından su ürünlerinin sağlık, ekonomik ve ticari boyutlarının akademik anlamda ele alınacağı oturumlar başladı.
İlk oturum; Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Dinler ve OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kuran başkanlığında gerçekleşti. Otumda; TÜBA Gıda ve Beslenme Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Hasan Hüseyin Atar “Su Ürünlerinin Mevcut Durumu”, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Dr. M. Altuğ Atalay “Su Ürünlerinde Yasal Düzenlemeler ve Kontrol Mekanizması”, Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı Prof. Dr. Ramazan Özkaya “ ise “Su Ürünlerine Sektörel Bakış” konulu sunumlarını gerçekleştirdiler.
4 oturumu kapsayan sempozyumda; su ürünleri ekonomisi, işlenmiş su ürünleri ve beslenme, insan sağlığı ve beslenmesinde su ürünleri, kalp sağlığı ve su ürünleri tüketimi, kanser ve su ürünleri tüketimi, nörodejeneratif hastalıklar ve su ürünleri tüketimi, su ürünleri tüketimi ve sağlık riskleri, suda mikro kirleticiler ve muhtemel etkileri, su ürünleri, su kirliliği ve ileri arıtma teknolojileri, su ürünleri açısından çevresel risk faktörleri, su ürünleri tüketimi ve kimyasal riskler, su ürünleri tüketimi ve biyolojik riskler gibi geniş bir yelpazeye yayılan konular derinlemesine ele alındı.  Şila KURUMAHMUTOĞLU
Haberin Galerisi
Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...