Türkiye

Uğur Mumcu ve Demokrasi Şehitleri anıldı

Araştırmacı Gazeteci Yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 27.yıldönümünde, törenle anıldı. Atatürkçü Düşünce Derneğinden yapılan açıklamada:

Uğur Mumcu ve Demokrasi Şehitleri anıldı

25 Ocak 2020 06:39
-A

+A

“Çok Değerli Katılımcılar, Basınımızın çok değerli emekçileri;
31 Ocak 1990 Muammer Aksoy, 24 Ocak 1993 Uğur Mumcu, 24 Ocak 2001 Gaffar Okkan bu tarihler ve birçoğu hala hafızalarımızda…
24 Ocak 1993’de araştırmacı gazeteciliğin öncüsü, Atatürk Devrim ve İlkeleri’nin ödünsüz savunucusu, Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu; aracına konulan bombanın patlaması sonucu, haince-sinsice katledildi. Türkiye, ayağa kalktı. Milyonlar, bugün Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi sel olup aktı. Türk milleti, tek yürek olup haykırdı:  “Türkiye laiktir laik kalacak”, “Uğurlar ölmez”
31 Ocak 1990’da yine hainler iş başındaydı. Atatürkçü, ulusalcı, demokrat ve devrimci, hocaların hocası, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin Kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy, evine girecekken apartmanın içinde vücuduna yönelen kurşunlarla şehit edildi.
Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kuralı henüz 7 (yedi) ay olmuştu. Çalışmaları, çabaları belli ki karanlıktan beslenen güç odaklarını ürkütmüştü. Prof. Dr. Muammer Aksoy’un katledilmesi tüm Türkiye’yi yasa boğdu. Muammer Aksoy cinayeti, 1980 sonrası aydın katliamlarının ilk halkasıydı. Cinayet aydınlatılabilseydi, sonraki aydın katliamları belki hiç yaşanmayacaktı.
Bugün; 27 yıl önce kalleşçe bir saldırı ile katledilen Kemalist ve yurtsever bir devrimci olan gazeteci, yazar Uğur Mumcu’yu ve tüm devrim şehitlerimizi anmak için toplandık.
O kara günde, dönemin TBMM başkanı Cindoruk’un ifadesi ile ‘’beklenen’’ olmuş,  arı kovanına çomak sokmaktan çekinmeyen, araştıran, bulan ve halka cesurca anlatan,  emperyalizme ve her türlü sömürüye karşı Kuva-i Milliye ruhu ile dimdik duran Uğur Mumcu vahşice katledilmiştir.
Onu katledenler, karşısında durmaktan, gözünün içine bakmaktan korkmuş olmalı ki kalleşliğin ve alçaklığın en adi şekli ile tuzaklanmış bomba ile onu öldürmüşlerdir.
Çünkü O, bağımsızlık, ulusal onur ve devrimcilik demek olan Atatürkçülüğün yiğit bir aydını, antiemperyalist, ilerici ve laik bir yazardı.
Bir yazısında şöyle söylüyordu; ‘’Biz oldum olası Kemalizm’i antiemperyalist bir olgu olarak gördük ve ilerici düşüncelerimizin odak noktasına Kurtuluş savaşımızın ulusçu ve devrimci geleneğini yerleştirmeye çalıştık.’’
İşte her emperyalizm karşıtı, tam bağımsızlıkçı, ilerici yurtsevere reva görülen sürülmekten, sövülmekten, dövülmekten,  tutuklanmaktan, kumpasa uğramaktan, namlunun ucunda olmaktan onun payına da ne yazık ki ölüm düşmüştü.
Uğur Mumcunun katledilişinin ardından eşine ‘’düşmanı var mıydı? Diye soran yetkiliye cevabı şimdi biz verelim. Evet. Vardı, elbette!
‘’Rabıtacısı, dincisi, şeriatçısı, tarikatçısı, Hizbullahçısı, PKK’lısı, Bölücüsü, Yıkıcısı, Irkçısı, İhalecisi, rantçısı, Yozlaşmış bürokratı, Mafyalaşmış iş adamı,  Eşkıyalarmış sivili, CIA’sı, MOSSAD’ı, Savak’cısı, Döneği, liboşu, Derini, sığı!’
Kısacası Türk halkının çağdaşlaşmasına ve ilerlemesine, tam bağımsız Türkiye idealine düşman emperyalistler ve işbirlikçileri bin bir şekle girerek katletti Uğur Mumcu’yu.
Şair ne diyor şiirinde; ‘’Acımasız bir namlu şakağımızda soğuk, tetikte kendi parmağımız yabancının değil’’
Menemende Şehit Ast teğmen Kubilay ile başlayan süreç, Taylan Özgür, Vedat Demircioğlu, Atalay Savaşın katledilmesi ile planlı bir nitelik kazanmış, dün onların katillerinden hesap sormayanlar, Muammer Aksoy’un, Çetin Emeç’in Turan Dursun’un, Bahriye Üçok’un, programlı ve takvime bağlanmış cinayetlerinin sorumlusu olmuşlardır.
Uğur Mumcu, Onat Kutlar, Metin Göktepe, Hrant Dink, Muammer Aksoy, Gaffar Okkan hep Ocak ayında yitirdiklerimiz bu aydınlık yolun unutulmayanlarıdır.
Kanı yerde kalmayacak demeçleri yanında, cinayetlerin çözülmesini devletin ‘’Namus borcu olarak’’ gören ve söz verenler isimleri tarihin sayfalarında çoktan yerini aldı ama devletin namus borcu hala yerinde durmaktadır.
Dün ‘’bir tuğla çekersem duvar yıkılır’’ diyen korkaklar, zamanında çekmedikleri tuğlanın daha sonra Ahmet Taner Kışlalı’nın, Necip Hablemitoğlu’nun, Gaffar Okan’ın, Hrant Dink’in katledilmesine sebep olduğunu görerek tetikçilerin ardındaki kişileri, örgütleri, yapıları ortaya çıkarmamanın hesabını bu halka vermek ve kurumları töhmet altında kalmaktan kurtarmak zorundadırlar.
Değerli Dostlar.
Uğur Mumcu aramızdan ayrılmıştır, ancak yazıları ve kitapları onu yaşatmaktadır.
Yazdıkları, söyledikleri, fikirleri, çözümleri halen taze ve geçerlidir.
Dün yazdıklarının, söylediklerinin birer birer yaşanması onun uzak görüşlülüğünü, haklılığını takdir etmemize neden olsa da, ne yazık ki onun uyardığı tehlikeleri bugün yaşıyor olmamız, ülkemizin ve Cumhuriyetimizin aldığı hasarlar düşünüldüğünde üzüntü vericidir.
Örneğin bugün, ülkemizi yönetenler, Atatürk’ün ‘’Yurtta sulh, cihanda sulh’’ ilkesinden uzaklaşarak, stratejik derinlik saçmalığı ile Ortadoğu bataklığına saplanmış, bunun bir sonucu olarak gencecik evlatlarımız hain pusularda şehit olmakta, milyonlarca kontrolsüz göçmen ülkemiz sokaklarını doldurmaktadır.
Oysaki Uğur Mumcu 1992 de yazdığı bir yazıda ;"Ortadoğu, emperyalizmin kol gezdiği, terör örgütleriyle çeşitli istihbarat örgütlerinin kanlı ve kirli oyunlar oynadığı karanlık bir dipsiz kuyudur. Bu karanlık ve dipsiz kuyuda cinayetler birbirini izler. Halk deyişi ile Ortadoğu'da 'Kimin eli kimin cebindedir' bilinmez. Kim, kimi, neden öldürüyor? Bu soruların yanıtlarını anında bulmanın olanağı da yoktur. Olaylar yıllar sonra aydınlanır. O da bir kısmı. “diyor anlayana.
Başka bir konuşmasında ‘’İslamcı kadro devlet bürokrasisini adım adım ele geçirdi. İmam hatip liselerini bitirenler ne imam oluyor, ne hatip! Ne oluyorlar? Hukuk fakültelerini bitirip kaymakam, savcı, emniyet müdürü oluyorlar. Bunun nedenini hiç düşünmez misiniz? Diyordu.
Bugün Gerici kadrolaşmanın yıllar içinde aldığı yol ortadır.
Bu kadrolaşmanın bir sonucu olarak; 15 Temmuzda yaşanılan hain kalkışmanın sonuçlarından ders çıkartması gerekenler, ne yazık ki tam aksine ellerini ovuşturarak bunu ‘’Allah’ın bir lütfu ‘’olarak görmüş, puslu havadan faydalanarak tüm devlet kadrolarını başka tarikatlara ve cemaatlere teslim etme, neticede ise Cumhuriyetimizle ve kurucu değerlerimizle hesaplaşma yolunu seçmiştir.
Değerli Dostlar.
Acımız ilk gün ki kadar taze, üzüntümüz derin, öfkemiz ise keskindir.
Ancak asla yılgın ve umutsuz değiliz, olmadık, olmayacağız. İşte bu nedenle buradayız.
Uğur Mumcu’yu ve ilerici aydınlarımızı katlederek, Türkiye’nin siyasi ve toplumsal yaşam biçimini değiştirebileceğini ve korkunun egemenliğini yaratmayı başarabileceğini zannedenler bugün Türkiye’nin dört bir köşesinde, 27 yıldır ısrarla toplanan bu cesur, sağlam, ödünsüz insanlara bakarak Türk devrimini boğamayacaklarını ve yurtseverleri susturamayacaklarını, Atatürkçüleri korkutamayacaklarını artık anlamalıdırlar.
Uğur Mumcu ;‘’Atatürkçü düşünce yenilmedi, yenilmeyecek. Kuvva-i Milliye ruhuna, ulusal onura, Anadolu devrimine, Aydınlanma çağına ve çağdaş özgürlüklere sahip çıkarak güçlenecek’ ’diyordu
O inandı. Bizde inanıyoruz.
Yine şairin söylediği gibi;
’Daha az Uğur Mumcu'yduk dün, Daha çok Uğur Mumcu'yuz şimdi’’
Atatürk Türkiye’sini ve aydınlarını katlederek geriye götüreceklerini sananlar;
 
Bir değil bin kişiyi öldürseniz de insanlık yine de bireyin özgür iradesine dayalı demokratik toplum idealine ilerlemesini sürdürecektir.
 
Düşünenlerin öldürülmemesi, öldürülenlerin hiç unutulmaması dileğiyle; Uğur Mumcu şahsında bizler,
Türk devrimini ve kurucu değerlerimizi savunma mücadelesinde aydınlık güzel günler için mücadele eden, Mücadele ederken katledilen ve bedel ödemek zorunda bırakılan tüm aydınlarımızın, yazarlarımızın, bilim insanlarımızın, gazetecilerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhları şad olsun...
 
Hepimiz birer Uğur Mumcu’yuz. Mücadelemiz devam edecek ve kazanacağız. Korkmuyoruz, Umutluyuz, Kararlıyız, Mücadeleye hazırız. Ruhları şad olsun. Yaşasın Tam Bağımsız, Laik Türkiye.” denildi. Haber MERKEZİ
Haberin Galerisi
Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

HAVA DURUMU