Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı'nı iptal eden ve mevcut yönetimin görevden el çektirilmesine yol açan tarihi davanın gerekçeli kararını açıkladı. Mahkeme, kurultay sürecinin en başından itibaren kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğunu, "kesin hükümsüzlük" (mutlak butlan) ile sakatlandığını belirterek delege iradesine yönelik ağır usulsüzlük tespitlerine yer verdi.
"Hukuken doğmamış bir kurultaydan sonrakiler de geçersizdir"
Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin (Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi) daha önce verdiği "karar verilmesine yer olmadığı" yönündeki hükmünü tamamen ortadan kaldırdı. Gerekçeli kararda; 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultay’ın hukuken geçersiz olduğu, bu nedenle sonraki süreçte düzenlenen 21. Olağanüstü Kurultay dahil hiçbir kongrenin geçmişteki bu temel hukuki sakatlığı ortadan kaldıramayacağı vurgulandı.
Lütfü Savaş'ın dava açma ehliyeti olmadığı belirtildi
Kararda, kurultayın iptali için dava açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve Yılmaz Özkanat’ın hukuki durumları da değerlendirildi. Lütfü Savaş’ın 11 Aralık 2024 tarihinde partiden kesin olarak ihraç edildiği hatırlatılarak, davanın açıldığı tarih itibarıyla "parti üyesi ve delegesi" unvanlarını taşımadıkları, bu sebeple "dava açma ehliyetlerinin" bulunmadığı hükmüne varıldı. Ancak mahkeme, dava açma ehliyetine sahip diğer delegelerin şikayetlerini ve savcılık dosyalarındaki somut bulguları geçerli kabul ederek davayı esastan karara bağladı.
"Ekrem İmamoğlu organizesinde delege iradesine müdahale edildi"
Gerekçeli kararın en çok ses getiren bölümü, kurultay günü yaşananlara ilişkin adli ve hukuki tespitler oldu. Kararda, 38. Olağan Kurultay'da Divan Başkanı olarak görev yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun organizesinde, diğer şüphelilerin de iştirakiyle planlı bir süreç yürütüldüğü iddialarına yer verildi. Genel başkan adayı Özgür Özel lehine oy devşirmek amacıyla bazı delegelere doğrudan nakdi para verildiği, bir kısmına ise il ve ilçe belediye başkanlığı ile meclis üyeliği adaylıkları taahhüt edildiği bilgisi kararda yer aldı.
Cep telefonuyla oy fotoğrafı, market kartları ve sahte çekilme iddiası
Mahkeme, delege iradesinin fesada uğratılmasına yönelik dosyaya giren usulsüzlük iddialarını şu maddelerle detaylandırdı: Delegelerin ve yakınlarının CHP'li belediyeler ile belediye iştiraklerinde işe yerleştirildiği, çok sayıda market alışveriş kartı dağıtıldığı, Delegelerden, oy kabininde kullandıkları oyların fotoğraflarını cep telefonlarıyla çekerek belirli kişilere göndermelerinin istendiği, İlk tur oylamanın ardından ikinci turun kasıtlı olarak geciktirildiği ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylıktan çekildiğine dair gerçeğe aykırı (sahte) açıklamalar yapılarak delegelerin yanıltıldığı ve Özgür Özel'in seçimi bu yöntemlerle kazandığı iddialarıyla kamu davası açıldığı anımsatıldı.



