Samsun Kitap Fuarı’nın konuklarından eğitimci yazar Saliha Erdim, söyleşi ve imza programının ardından Gazete Arena’nın sorularını yanıtladı. Aile yapısından insan ilişkilerine, modern çağın iletişim alışkanlıklarından çocuk yetiştirmeye kadar pek çok konuda değerlendirmelerde bulunan Erdim, özellikle sosyal medya, televizyon dizileri ve dijital içeriklerin aile bağları üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Toplumun kendi değerlerini koruması gerektiğini vurgulayan Erdim, aile yapısının ciddi bir tehdit altında olduğunu söyledi. Aile ilişkilerini zedeleyen en büyük unsurun sosyal medya, televizyon dizilerinin olduğunu ve karşılıklı ilişkilere bakış açısını olumsuz yönde etkilediğine dikkat çeken Erdim, “Aile bağları, modernizmin etkisi altında olduğu ve olması gerektiği yapının çok uzağına savruluyor. Ve bu, tabiri caizse küresel çetelerin dizilerle, oyunlarla, videolarla, sinemalarla insan zihnine empoze ettiği insan algısı, hayata bakış, ilişkilere bakış, kadın ve erkeği yeniden tanımlama gibi şeyleri de içeriyor. Pek çok önemli, acil konuları da içeriyor. Ne yazık ki ailemiz tehdit altında. Kendi özümüze dönerek, kendi değerlerimize sahip çıkarak ve bizim zihnimizi kirletecek görüntülerden, dizilerden, filmlerden, kuşaklardan, etkilerden uzak tutarak önce zararı engelleyerek, faydalıyı da hayatımıza dahil ederek bir sistem oluşturmaya ve bununla kurtarmaya çalışmalıyız diye düşünüyorum” dedi.

“KARADENİZ’İN DOĞASI SERT”

Samsun’un Vezirköprü ilçesinde doğup büyüyen Erdim, Karadeniz insanını yaşadığı bölgedeki iklim koşullarıyla ilişkilendirerek şunları kaydetti: “Biraz fevri, biraz ani tepkili, biraz da gergin olmaları. Karadeniz'in doğasının sert olması, biraz insanı zorluyor olması insan fıtratındaki bazı özellikleri de değiştiriyor. Ama inanan bir insan bunu da yapabildiği kadar düzeltecek, yapamadığını karşısındaki hoş görecek. Yani birbirimizi ayrıştırmadan, birbirimizi eleştirmeden birlikte yaşamanın yollarını bulmak zorundayız en iyisiyle. Her yörenin kendine ait iklimi var. O iklime uygun da insan tipi oluşuyor. Bitkileri bile Akdeniz bitkisini Karadeniz'e getirirseniz bambaşka bir çiçeğe dönüşüyor. Yaprakları değişiyor, kök salması değişiyor, çiçekleri farklılaşıyor. O yüzden de Rabbim hepimize nerede olursak olalım doğru davranmayı nasip etsin.”

Celalettin Tutkun Gazete Arena’ya konuştu: Kaliteli okusunlar!
Celalettin Tutkun Gazete Arena’ya konuştu: Kaliteli okusunlar!
İçeriği Görüntüle

“ELEŞTİRİYİ KABULLENEMİYORUZ”

Bireyin eleştiri kabul edemeyişini bu sebeple saldırganlaşmasını, çocukluk evresinde yeteri kadar ilgi görmemesiyle ilişkilendiren Erdim,“Biz yeteri kadar onaylanarak, yeteri kadar değer görerek büyümediğimiz için eleştiriyi kolay kabullenemiyoruz. Sanki eleştiri bize, kimliğimize, kişiliğimize tehditmiş gibi kendimizi güvende hissetmiyoruz ve kaba olacak ama affedersiniz, saldırganlaşıyoruz. Oysa güzel bir hikmetli söz vardı: "Allah bir kuluna rahmet ve merhamet nazarıyla bakarsa o kulun kendi kusurlarını görmesini sağlar" diye. İnsanın ilerlemesinin en önemli şartlarından birisi bilgi, okumak, öğrenmek; onun devamında da kendi eksikliklerini görerek yerine daha doğrularını koymak. Rabbim her birimizi bu konuda nasipli eylesin, bizi hayırlı, güzel bir ahlakla rızıklandırsın inşaAllah” ifadelerini kullandı.

“EBEVEYN ÖNCE KENDİSİNİ DÜZELTECEK”

Günümüz gençlerinin aile bağının zayıflamasına sebep olan etkenin ebeveyn beklentisi olduğunu belirten Erdim, “Ebeveynler önce inandıkları değerlere göre yaşasınlar. Kendileri çocuklarının üzerinden yersiz, anlamsız, gereksiz beklentilerden vazgeçerlerse çocuk ailede Allah'a teslim olmanın, Esma'ları öğrenmenin, Peygamber Efendimiz'in hayatını öğrenmenin aile içinde nasıl bir değişikliğe sebep olduğunu gördükçe kendisi de bunu içselleştirir. Şu anda anneler babalar kendileri bunu sistem olarak ailede oturtamadıkları için çocuk da bulduğu yerden bulduğu bilgileri alıyor. O yüzden de anne baba düzelecek ve çocuğa verdikleri o düzeltilmiş sistemin malzemeleri olacak ve ondan sonra da çocuklara doğru materyaller seçmeleri konusunda rehberlik edeceğiz. Anne baba önce kendisini hizaya getirecek, ondan sonra çocukları” ifadelerini kullandı.

“YAZMAYI ZOR ÖĞRENDİM”

Saliha Erdim, Gazete Arena muhabirine kitap yazmaya nasıl başladığını şöyle anlattı: “Bir dergiden yazı yazma teklifi gelmişti. Şöyle bir olay yaşadım, hadi bunu yazıya dökeyim diye başlamadım, kolay yazı yazan bir hanımefendi değilim. İki sayfalık bir yazı yazacağım mesela, 15 sayfa yazı yazıyorum. Onu küçültüyorum, bakıyorum bir konu almış başını gitmiş. Ben yazı yazmayı çok zor öğrendim. O yüzden bir dergi yazısına yazı yazmam teklif edildiği için başladım. Rabbim nasip etti ve şu anda daha kolay yazıyorum.”

Kaynak: FATİH KURUMAHMUTOĞLU