2020 yılında Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku’nun akıbeti hâlâ bilinmiyor. Türkiye’nin en kritik kayıp dosyalarından biri olmaya devam ediyor.
Gülistan Doku olayı, 2020 yılının Ocak ayında Tunceli’de ortadan kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetinin yıllardır aydınlatılamamasıyla Türkiye’nin en çok konuşulan kayıp vakalarından biri haline gelmiş bir dosyadır. Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi olan Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 günü kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Genç kadının kaybolmasının ardından ailesi ertesi gün kayıp başvurusunda bulundu ve geniş çaplı arama çalışmaları başlatıldı.
İlk belirlemelere göre Gülistan Doku’nun son olarak şehir içi minibüse bindiği, ardından da Uzunçayır Baraj Gölü çevresinde görüldüğü tespit edildi. Telefon sinyallerinin de aynı bölgede kesilmesi üzerine arama çalışmaları baraj ve çevresine yoğunlaştırıldı. Soruşturmanın ilk aşamalarında, Gülistan Doku’nun Sarı Saltuk Viyadüğü’nden baraj gölüne atlamış olabileceği ihtimali üzerinde duruldu. Günlerce süren arama çalışmalarında su altı ekipleri ve özel dalgıçlar görev aldı ancak herhangi bir bulguya ulaşılamadı.
Daha sonra incelenen güvenlik kamerası görüntülerine ilişkin hazırlanan bilirkişi raporları, olayın seyrini değiştirdi. Bazı raporlarda köprüden atlama anına dair net bir görüntü olmadığı, görülen hareketlerin teknik bir görüntü hatasından kaynaklanabileceği belirtildi. Bu durum, “intihar” iddiasını tartışmalı hale getirdi. Olayın bu noktadan sonra farklı ihtimaller üzerinden değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüşler ağırlık kazandı.
Dosyanın en çok tartışılan yönlerinden biri de Gülistan Doku’nun kaybolmadan önce görüştüğü kişiler oldu. Özellikle genç kadının son temas kurduğu isimler ve bu kişilerle ilgili iddialar, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Aile ve avukatlar, soruşturmanın bazı yönlerinin yeterince derinleştirilmediğini, bazı şüphelerin göz ardı edildiğini savundu. Bu nedenle olay, sadece bir kayıp vakası olmaktan çıkıp “etkin soruşturma yürütülmediği” iddialarıyla da gündeme geldi.
Gülistan Doku’nun bulunması için yıllar içinde defalarca arama çalışması yapıldı. Baraj gölü ve çevresi yeniden tarandı, farklı teknik ekipler devreye girdi ancak somut bir sonuca ulaşılamadı. Aradan geçen zamana rağmen genç kadının akıbetine ilişkin kesin bir bulguya ulaşılamaması, dosyayı Türkiye’nin en kritik kayıp vakalarından biri haline getirdi.
Son yıllarda soruşturma yeniden ele alındı. Güvenlik kameraları, plaka tanıma sistemleri ve geçmiş kayıtlar tekrar incelendi. Kaybolduğu güne ait saatler süren görüntülerin analiz edildiği ve olayın yeniden yapılandırılmaya çalışıldığı öğrenildi. Bu gelişmeler, dosyanın tamamen kapatılmadığını ve yeni delil arayışının sürdüğünü ortaya koydu.