Uzmanlara göre yüz körlüğü, beynin görülen yüzü hafızadaki kişiyle eşleştirememesi nedeniyle ortaya çıkıyor.
Tıp literatüründe prosopagnozi olarak adlandırılan yüz körlüğü, kişilerin tanıdıkları insanları yüzlerinden ayırt edememesine neden oluyor. Uzmanlar, bu durumun görme bozukluğundan değil, beynin yüzleri tanıma ve hafızadaki kişilerle eşleştirme sürecinde yaşanan sorundan kaynaklandığını belirtiyor.
Yüz körlüğü yaşayan kişiler karşısındaki insanın yüzünü net bir şekilde görüyor ancak kim olduğunu anlamakta zorlanıyor. Kişi, yıllardır tanıdığı bir yakınını yüzünden değil; sesinden, saçından, kıyafetinden veya yürüme biçiminden tanıyabiliyor.
Uzmanlara göre yüz körlüğünün etkisi kişiden kişiye değişiyor. Bazı kişiler yeni tanıştığı insanları birbirine karıştırırken bazıları ailesini, arkadaşlarını ve iş arkadaşlarını yüzlerinden ayırt edemiyor. İleri durumlarda kişi, fotoğraflardaki ünlüleri veya aynadaki kendi yüzünü tanımakta da güçlük çekebiliyor.
Yüz körlüğü bazı kişilerde çocukluk döneminden itibaren görülüyor. Tıp uzmanları, doğuştan gelişen vakaların uzun yıllar fark edilmeyebildiğine dikkat çekiyor. Kişi, yaşadığı durumun herkeste aynı olduğunu düşündüğü için yüzleri tanımakta zorlandığını yetişkinlik dönemine kadar anlamayabiliyor.
Prosopagnozi sonradan da ortaya çıkabiliyor. Sağlık uzmanları; inme, kafa travması, beyin ameliyatı ve bazı nörolojik hastalıkların ardından yüzleri tanıma yeteneğinin kaybedilebileceğini ifade ediyor. Daha önce yakınlarını yüzlerinden tanıyabilen bir kişinin bu yeteneğini aniden kaybetmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurması gerekiyor.
Yüz körlüğü sosyal yaşamda da karışıklıklara yol açabiliyor. Tanıdığı bir kişiye selam vermeyen birey, çevresi tarafından ilgisiz veya mesafeli olarak değerlendirilebiliyor. Film ve dizilerde birbirine benzeyen oyuncuların karıştırılması ve hikayenin takip edilememesi de belirtiler arasında bulunuyor.