Hafta sonu geç yatıp geç kalkmak, birçok kişi tarafından dinlenmenin bir yolu olarak görülse de biyolojik ritim üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Öztürk, hafta içi ve hafta sonu arasındaki uyku saati farkının bilim dünyasında "sosyal jetlag" olarak adlandırıldığını belirtti. Kişinin uyku ortası saatinin hafta içi ve hafta sonu arasında bir saat veya daha fazla değişmesiyle ortaya çıkan bu durum, vücudun adeta farklı bir zaman dilimine geçmiş gibi etkilenmesine neden oluyor.
RUHSAL VE FİZİKSEL SAĞLIK RİSKLERİ
Sosyal jetlag sadece uyku düzenini bozmakla kalmıyor, ruhsal ve fiziksel sağlık üzerinde de ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Yapılan araştırmalar, bu durumu yaşayan bireylerde depresif belirtilerin ve anksiyete ile ilişkili sorunların daha sık görüldüğünü ortaya koyuyor. Fiziksel açıdan ise sabah saatlerinde yüksek kan basıncı bulgularına rastlanırken, bu tabloya uzun süre maruz kalmanın ilerleyen dönemlerde hipertansiyon riskini artırabileceği değerlendiriliyor.
OTONOM SİNİR SİSTEMİ ETKİLENEBİLİR
Öğrenciler ve düzenli mesai saatlerine sahip beyaz yakalı çalışanlar arasında daha yaygın görülen sosyal jetlag, otonom sinir sistemi üzerinde de etkili olabiliyor. Uzmanlar, bu düzensizliğe bağlı olarak sindirim sistemi sorunları, ülser, gastrit ve irritabl bağırsak sendromu gibi rahatsızlıkların gelişebileceğini ifade ediyor. Uyku sağlığını korumak adına en önemli kuralın düzeni mümkün olduğunca bozmamak olduğunu vurgulayan uzmanlar, hafta içi ve hafta sonu uyku saatleri arasında büyük farklar oluşturmamanın vücut ritmini korumaya yardımcı olacağını belirtiyor.




