Kızılcık Şerbeti dizisinde Fatih Ünal karakterine hayat veren Doğukan Güngör, yasaklı madde kullanımı nedeniyle yapılan testin pozitif çıkmasının ardından projeden çıkarılmıştı. Yapım ekibinin aldığı bu kararın ardından Fatih karakteri diziden tamamen silinmemiş, rol başka bir oyuncuyla devam etmişti. Doğukan Güngör’ün ayrılığının ardından Fatih Ünal karakteri, Emre Dinler tarafından canlandırılmaya başlanmıştı. Yaşanan gelişmeler kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Güngör uzun süre sessizliğini korumuştu.
Sessizliğini bozan Doğukan Güngör, sosyal medya hesabından paylaştığı uzun veda mesajıyla ilk kez duygularını dile getirdi. Güngör, Kızılcık Şerbeti setine ilk adım attığında 25 yaşında olduğunu, bu satırları yazarken ise 29 yaşında olduğunu ifade etti. Zor günler geçirdiğini belirten oyuncu, uzun süredir uykusuz olduğunu ve zihinsel olarak da yıprandığını dile getirdi. Paylaşımında canlandırdığı Fatih Ünal karakterini “kendi elleriyle büyüttüğü bir çocuk” olarak tanımlayan Güngör, bugün hem karakterle hem de kendi Fatih Ünal’ıyla vedalaştığını söyledi. Dizinin yapımcısı Faruk Turgut başta olmak üzere Gold Yapım ailesine teşekkür eden oyuncu, senaristler Melis Civelek ve Zeynep Gür’e de özel olarak minnettarlığını dile getirdi.
Dört yıl boyunca birlikte çalıştığı oyuncu arkadaşlarından set emekçilerine kadar herkesle büyük bir aile olduklarını vurgulayan Güngör, bu ayrılığın kendisini en çok yaralayan yönünün ekipten kopmak olduğunu ifade etti. Mesajının sonunda ise Fatih Ünal karakterine seslenen oyuncu, bazen en güzel hikâyelerin hiç beklenmedik anda bittiğini ve insanın sevdiklerine veda etmeyi öğrenmek zorunda kaldığını sözlerine ekledi.
Güngör, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında şu sözlere yer verdi;
“Şimdi nasıl anlatsam, nereden başlasam bilemiyorum. Kızılcık Şerbeti setine ilk adım attığımda 25 yaşındaydım, bu yazıyı yazarken 29’um. Zor günler yaşadığım bu süreçte günlerdir uyumuyorum, dolayısıyla zihnim de pek kıvrak değil ama yine de bir şeyler karalamak istedim. Oynadığım karakter, çektiğim sahneler benim elimde büyüttüğüm bir çocuk gibiydi. İşte o çocuktan ayrılıyorum, ayrılmak zorunda bırakılıyorum. Bugün Fatih Ünal’la, kendi Fatih Ünal’ımla vedalaşıyorum. Bana bu rolü emanet eden başta sevgili Faruk Turgut olmak üzere tüm Gold Yapım ailesine ve inanılmaz kalemiyle bu karaktere hayat verirken bana bu yolda ışık tutan Melis Civelek ve Zeynep Gür’e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Biz bu işin görünen kahramanlarıydık. Görünmeyen taraftaki kahramanlarımıza da minnetimi sunuyorum. Dört yıl boyunca artık büyük bir aile olduğumuz canım oyuncu arkadaşlarımdan, sevgili senaristimizden, yönetmenimizden, ışıkçısından kostümcüsüne kadar tüm set ekibinden ayrılıyor olmak beni asıl yaralayan şey. Onların bu en zor zamanımda bana gösterdikleri cesaret dolu dostluğu ve desteği hayatım boyunca unutmayacağım. Son olarak Fatih Ünal’a da bir iki çift lafım var. Dile kolay, tam dört yıl boyunca seninle birlikte yaşadık. Zordu ama bir o kadar da güzel günlerdi. Seninle güldük, eğlendik, kahkahalar attık. Ve şimdi… Ne yazık ki büyük bir hüzünle, derin bir üzüntüyle birbirimizden ayrılıyoruz. Daha doğrusu ayrılmak zorunda kalıyoruz. Bazen en güzel hikâyeler hiç beklemediğin anda biter ve insan sevdiklerine veda etmeyi öğrenir. Fatih kardeşim, üzülme. Doğukan Güngör de senin gibi hatalar yaptı ama o da elbette ki küllerinden yeniden doğacak ve bir delikanlıya yakışır şekilde yoluna aslanlar gibi devam edecek. Seni seviyorum kardeşim…”



