İftar sofralarının vazgeçilmezi, sıcaklığı ve kokusuyla uzun kuyruklara neden olan Ramazan pidesinin tarihi yüzyıllar öncesine uzanıyor. Bugün yalnızca Ramazan ayında tüketilmesiyle özdeşleşen bu özel ekmeğin kökeni, Osmanlı İmparatorluğu dönemine dayanıyor.

Tarihçilere göre Ramazan pidesinin atası, Osmanlı saray mutfağında “fodula” adı verilen özel bir ekmek türüydü. Sarayda hazırlanan bu ekmek, zamanla halk arasında da yaygınlaşarak farklı bir form kazandı. Özellikle Ramazan ayında üretilmesi ve tüketilmesiyle birlikte kültürel bir kimlik edinen pide, yıllar içinde bugünkü yuvarlak, susamlı ve yumurtalı halini aldı.

Mesajla gelen linkle tıklamayın!
Mesajla gelen linkle tıklamayın!
İçeriği Görüntüle

Osmanlı saray mutfağındaki ustaların dokunuşuyla şekillenen bu özel ekmek, hem görünümü hem de lezzetiyle diğer ekmek türlerinden ayrıştı.

Pidenin atası, saray mutfağındaki "fodula" denen özel ekmek.

“PİDE” İSMİ NEREDEN GELİYOR?

Pide kelimesinin kökeni ise Yunanca’ya dayanıyor. Yassı ekmek anlamına gelen “pita” ve lokma anlamındaki “petta” sözcüklerinden türediği belirtilen “pide” kelimesi, zamanla Türk mutfağında yerleşik hale geldi. Bu nedenle Ramazan ayında yapılan özel ekmeğe farklı bir isim verilmek yerine, tarihsel kökenine uygun olarak “pide” denmeye devam edildi.

Ramazan pidesinin kökeninin Osmanlı'ya kadar uzandığını biliyor musunuz?

NEDEN SADECE RAMAZAN'DA?

Ramazan pidesinin yalnızca on bir ayın sultanı olarak anılan Ramazan ayında tüketilmesi ise tamamen kültürel bir gelenek olarak öne çıkıyor. Her ne kadar günümüzde bazı fırınlarda yılın diğer aylarında da üretilse de, pide hâlâ en çok Ramazan ayıyla özdeşleşiyor.

Asırlardır süregelen bu gelenek, Ramazan pidesini yalnızca bir ekmek türü olmaktan çıkarıp, iftar sofralarının simgesi haline getiriyor.

Kaynak: ONEDİO