Samsun Saathane Meydanı'nda hırdavat ve tuhafiyecilik yapan babasının yanında çocuk yaşlarda çalışmaya başlayan yetmiş iki yaşındaki Haşim Uzun, yan dükkandaki terziye duyduğu merakla mesleğe adım attı. İlkokul üçüncü ve dördüncü sınıflardan itibaren terzinin yanında vakit geçiren Uzun, ortaokul yıllarında da meslekten kopmayarak terzilik yapmayı sürdürdü.
ÇOCUK YAŞLARDA BAŞLADI
Yıllar içinde kendini geliştirerek özel dikim alanında uzmanlaşan Haşim Uzun, müşterilerinin ölçüsünü alıp kumaşı kestiğini, prova ve dikim işlemlerini de bizzat kendisinin gerçekleştirdiğini belirtti. Frak ve smokin gibi özel kıyafetler de diken Uzun, mesleğinde kaliteli işçiliğin büyük bir önem taşıdığına dikkat çekti.
Terziliğe nasıl başladığını anlatan Haşim Uzun, "Babamın Samsun Saathane Meydanı’nda hırdavat ve tuhafiyeci olarak dükkânı vardı. Babam beni ilkokuldan çıktığımda hemen kendi dükkânına getirirdi. Yan tarafımızda terzi dükkânı vardı. Orada gidip takılıyordum. Daha sonra terziliğe merak sardım. İlkokul üçüncü, dördüncü sınıftan itibaren terzinin yanında kalmaya başladım. Ortaokulda dahi yine terziliğe giderdim ve bu işi de çok sevdim. Zaten hâlâ çok severek yapıyorum. Olağanüstü fazla seviyorum işimi" ifadelerini kullandı.
TERZİ HAŞİM'İ TÜRKİYE TANIR!
Samsun Adliye Sarayı karşısında dükkan açmasının ardından mesleki çevresinin önemli ölçüde genişlediğini dile getiren Uzun, bir dönem valilere de kıyafet diktiğini kaydetti. Yaptığı çalışmaların zamanla şehir dışından da duyulduğunu anlatan Haşim Uzun, "Burada Adliye Sarayı’nın yanında, karşısında dükkân açınca, valilere iş yaptıktan sonra daha meşhur olduk. Bu sonra Türkiye’ye de yayıldı. Yani Terzi Haşim aşağı yukarı Türkiye’yi tanır" şeklinde konuştu.
AHİLİK KÜLTÜRÜNÜN ÖNEMİ
Ahilik kültürünün kendisi için taşıdığı manevi değeri paylaşan Uzun, meslekte uzun yıllar emek vermenin yanı sıra kişinin karakterinin ve yaşam tarzının da büyük bir önem taşıdığını vurguladı. Haşim Uzun, "Bir kez Ahi seçilmek insana çok onur ve mutluluk veriyor. Yıllardır topladığınızı, yaptığınızı topluyorsunuz. Yaptığınız işin çok düzgün olması lazım. Kendinizin düzgün olması lazım. Yaşantınızın düzgün olması lazım. Yani bunların hepsi bir bütün. Onurlu bir insan olmanız lazım. Özünüze, sözünüze sadık olmanız lazım. Böyle olunca da arkasından güzel işler size geliyor" dedi.
GENÇ NESİLLERE MESAJ
Terzilik mesleğinde gençlerin ilgisinin azalmasından duyduğu endişeyi dile getiren Uzun, bu durumun yalnızca terzilik için değil pek çok zanaat dalı için geçerli olduğunu söyledi. Samsun'da özel dikim yapan terzi sayısının oldukça azaldığına işaret eden Haşim Uzun, şu değerlendirmelerde bulundu:
Maalesef gençlerimiz yatkın değil. Hiçbir zanaata iyi bakmıyorlar zaten. Sanayiye de gidip bakarsanız, sanayide çok güzel para kazanan meslek dalları var. Birçoğunun çırağı yoktur. Bu vahim bir durumdur. İyi bir modacı çok iyi para kazanabilir. Hangi şehirde olursanız olun ama mutlaka işinizi çok güzel yapacaksınız. Çok, olağanüstü güzel iş dikmeniz lazım. Para sizi bulur. Para sonraki hikâye.
El emeğine dayalı mesleklerin yaşatılması gerektiğini belirten Uzun, "Yani Samsun’da benimle birlikte herhalde 3-4 kişi var iş diken. Kaybolmaya yüz tutmuş meslek sayılabilir. Ancak bu işi, yani el zanaatlarını yapan Amerika’da da var, Avrupa ülkelerinde de var. Hollanda’da var, Almanya’da var, Fransa’da var. Var, terzi var. Ama zannediyorum bir 15-20 yıl sonra artık bitmiş olur diye düşünüyorum. İnşallah da öyle olmaz." diyerek sözlerini tamamladı.





