Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Başkanı Prof. Dr. İslam Saruhan, Türkiye genelinde son dönemde yoğun şekilde görüntülenen büyük çekirgeler hakkında açıklama yaptı. Ülkede bir çekirge salgınının yaşanmadığını vurgulayan Prof. Dr. Saruhan, tablonun tamamen mevsimsel iklim şartlarıyla bağlantılı olduğunu dile getirdi.
ÇEKİRGE SAYISI NEDEN ARTTI?
Çevre faktörlerinin böceklerin çoğalmasında belirleyici bir rol üstlendiğini kaydeden Prof. Dr. İslam Saruhan, yağış oranı, topraktaki nem, hava sıcaklığı, rüzgâr hareketleri, bitki örtüsü ve doğal düşmanların popülasyonu gibi unsurların çekirge sayısını doğrudan etkilediğini belirtti. Saruhan, "Son günlerde oluşan çevre şartları çekirgelerin istediği gibi olmakta ve bu durum çekirgelerin çoğalmasını olumlu yönde etkilemektedir" ifadelerini kullanarak, bu hareketliliğin uyumlu hava koşulları, davranışsal değişimler ve göç dalgalarından kaynaklandığını dile getirdi.
SALGIN YOK!
Gerçek bir salgın ile mevcut durum arasındaki farklara değinen Saruhan, şu açıklamayı yaptı:
"Şu anda ülkemizde görülen durum bir salgın değildir. Mevsimsel şartlardan kaynaklanan bir durumdur. Çekirgeler salgın yaptığında milyarlarcası bir arada olur ve sürü halinde yağmur gibi göç ederler. Şu anda böyle bir durum söz konusu değildir"
10-12 SANTİMETRE DEĞİL
Kamuoyunda konuşulan devasa boyut iddialarına ve sağlık risklerine de yanıt veren Prof. Dr. Saruhan, ölçüm tekniklerindeki bilgi eksikliğine dikkat çekerek şöyle konuştu:
"Türkiye'de çok sayıda çekirge türü bulunmaktadır. Fakat genel olarak yoğun ve yaygın bulunan çekirge türleri; yeşil çekirge, kara çekirge, Fas çekirgesi, madrap çekirgesi ve İtalyan çekirgeleridir. Bu çekirgelerin boyları 1,5-6 santime kadar değişir. Son günlerde bulunan çekirgeleri takip ediyorum. Söylendiği gibi boyları 10-12 santimetre değil. Böceklerin boylarını ölçmede bazı kriterler vardır. Bu kriterleri bilmeden yapılan ölçümler kişiden kişiye değişir ve aynı böcek için farklı ölçümler ortaya çıkar. Çekirgelerin boyları için söylenenler bu durumdan kaynaklandığını düşünüyorum. Bilimsel literatür, çekirgelerin insan sağlığı için doğrudan büyük bir enfeksiyon riski oluşturmadığını göstermektedir. İnsanlara hastalık bulaştıran önemli bir vektör olarak kabul edilmezler. Çekirgeler insanlara doğrudan saldıran veya insanlardan beslenen böcekler değillerdir. Bu nedenle insan sağlık üzerindeki etkileri, sivrisinek veya kene gibi vektör böceklerle karşılaştırıldığında oldukça sınırlıdır. Bu nedenle sağlık üzerindeki etkileri ekseriyâ dolaylı olup, bazı özel durumlarda doğrudan etkiler de görülebilmektedir"
ÇEKİRGELER İNSANA SALDIRIR MI?
İnsanlar ile temasın tamamen rastlantısal oluştuğunu vurgulayan Saruhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Böcek bilimi, çekirgelerin agresif davranış sergileyen böcekler olmadığını göstermektedir. İnsanlarla karşılaştıklarında temel davranışları kaçmaktır. İnsanlarla olan temaslar ekseriyâ kazara gerçekleşmektedir. Çekirgeler insanlara saldırmaz. Büyük sürülerde üzerinize konmaları veya size çarpmaları, sürünün yoğunluğundan kaynaklanan tesadüfî temaslardır; bilinçli veya savunma amaçlı bir saldırı değildir. En fazla hafif bir çizik veya savunma amaçlı küçük bir ısırık görülebilir ve bunlar genellikle tıbbi açıdan önemli değildir"
TAKİP ŞART
Çekirgelerin salgın aşamasına geçebilmesi için sırasıyla yoğun yağış, gelişen bitki örtüsü, yumurtlama başarısı, yüksek popülasyon, sürüleşme, göç ve yeni alanlarda üreme gibi bir dizi zincirleme gelişmenin yaşanması gerektiğini bildiren Saruhan şu ifadeleri kullandı:
"Evet, çekirgelerin sayının artmasının en önemli nedeni iklimdir. Fakat tek nedeni bu değildir. Çekirgelerin sayısının artma aşamaları şunlar: Yoğun yağış, bitki gelişimi, yumurta başarısının artması, popülasyon yoğunluğunun yükselmesi, sürü haline gelmesi, sürü oluşumu, göç, yeni üreme alanları bölgesel salgın. Çekirgelerin salgın yapabilmesi için bu aşamaların hepsinin oluşması gerekmektedir. Ancak yine belirteyim ülkemizde her hangi bir salgın yoktur. Çekirge salgınları milyarlarca çekirgenin bir araya gelmesiyle olur. Şu anda böyle bir durum yoktur. Benim tahminim; şu ana kadar seyreden çekirge popülasyonunu takip ettiğim kadarıyla gelecekte herhangi bir çekirge salgını olmayacağı yönündedir. Fakat tarihte ülkemizde bazı bölgelerde çekirge salgını yaşanmıştır. Bu nedenle takibi elden bırakmamak gerekmektedir. Tarım ve Orman bakanlığı bu konuda üzerine düşeni yapmaktadır. Endişe edecek bir durum gözükmemektedir."
EVLERE GİREN ÇEKİRGEYE KARŞI NE YAPMALI?
Yerleşim yerlerindeki yaşam alanlarına giren böceklerin sıcaklık, ışık, besin arayışı, kuraklık ve rüzgâr gibi etkenlerle içeri yöneldiğini kaydeden Prof. Dr. İslam Saruhan, bu canlıların evlerde çoğalmadığını, yuva yapmadığını ve ev eşyalarına zarar vermediğini belirtti. Saruhan, evinde çekirge gören vatandaşların canlama zarar vermek yerine pencere ile kapıları açarak çıkış sağlamalarını veya bir kap yardımıyla tutarak yeniden doğaya bırakmalarını önerdi








