GAZETE ARENA/ Fethi Türkel, çaydanlık tamirini 25 yıldır sürdürüyor ve mesleğin durmaksızın devam ettiğini söylüyor: “Vatandaş yenisinin pahalılığından dolayı eskiyi tamir ettiriyor; bu yüzden işimiz hiç bitmiyor.” Ancak gençlerin bu mesleğe yönelmediğini belirten Türkel, çırak yetiştiremediklerini ve işi bırakmaya çekindiğini ifade ediyor. 60 yaşında olmasına rağmen gücünün yettiği sürece çalışacağını vurguluyor.

Yaklaşık 42 yıldır esnaflık yapan Fethi Türkel, çaydanlık tamiriyle 25 yıldır uğraşıyor. Daha önce farklı dallarda çalıştığını söyleyen Türkel, mesleğinin durmak bilmeyen bir iş olduğunu belirterek, "Yaklaşık olarak 42 yıllık esnafım, çaydanlık tamirinde 25. yılım. Daha önce başka dallarda çalıştım. Benim işim tamir işi olduğu için durmaz, bitmez bir iştir. Avantajı da var, işin o da şöyle: Vatandaş yenisinin pahalılığından dolayı eskiyi tamir yoluna gittiği için bizim işimiz bitmiyor." şeklinde konuştu.

GENÇLER BU İŞE YÖNELMİYOR
Meslekle ilgili en büyük sıkıntının çırak eksikliği olduğunu söyleyen Türkel, "Sıkıntımız da nedir diyecek olursak, yeni çıraklar yetişmiyor. Yani biz işi bıraktığımız zaman bu iş biter. Bizim jenerasyonumuz bıraktığı zaman bu iş biter. Yeni çıraklar yetiştirme konusunda yapan yok, bu işi yeni gençler bu işe yönelmiyorlar. Bizim işimiz biraz tozlu, topraklı bir iş, bu yüzden insanlar pek çırak olmak istemiyor. Günümüz gençliği biraz temizliği, rahatını seven bir gençlik. Lise okumak mecburunda oldukları için küçük yaştan çırak da yetişmiyor. Liseden sonra da gençler bu işe yönelmiyor. Çırak yetiştiremiyoruz, mecburen kendimiz çalışıyoruz." dedi.

GÜCÜMÜN YETTİĞİ YERE KADAR ÇALIŞACAĞIM
60 yaşında olmasına rağmen işi bırakmaya cesaret edemediğini anlatan Türkel,"Bir de çalışmaya alışkın olduğumuz için işi bırakmaya da çekiniyorum aslında. 60 yaşındayım ama işi bırakmaya çekiniyorum, sebebi de erken çökerim diye korkuyorum. Vücudum çalışmaya alışkın, çocukluğumdan beri bedenen çalışan bir insanım. Gücümün yettiği yere kadar çalışacağım." ifadelerini kullandı.
ŞİMDİ İŞ OYUNCAK GİBİ
Zorluklardan da bahseden Türkel, mesleğe başlarken yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Zorlukları konusuna gelince, ilk başlarda tabi ki zorlandık. Ustam yok; eli tornavida, pense tutan ve yatkın bir kişi bu işi yapar. İlk başlarda makine kullanmakta tabii ki zorlandık ama şimdi bize oyuncak gibi geliyor, rahat rahat çalışıyorum."

PARASI GÜZEL AMA TOZUN, TOPRAĞIN İÇİNDE BİR İŞ
Mesleğin geleceği hakkında ise karamsar değil:
"Bu meslek devam eder mi? Bu iş mutlaka devam eder ama benim devamım yok. Ben bu işi yaparak iki çocuk okuttum. Ben bu işle okuttum çocuklarımı. Parası güzel, ama kendisi pis bir iş; tozun, toprağın içinde olduğu için pek tercih edilmiyor."

Gençlere de tavsiyede bulunan Türkel, "Gençlere tavsiyem de, emniyeti alarak kendini koruyarak çalışmalarıdır. Tozlu, toprağın içinde bir iş olduğu için kendilerini korumaları lazım. Gerçekten 'çalışacağım, ekmek parası kazanacağım' diyen kişilere bu işi tavsiye ediyorum. Kendimi korumamın bir yolu da, ben her akşam bir tas yoğurt yerim; yoğurt vücuttaki zehri alır." diye konuştu.





