Türkiye’nin dağlık bölgelerinden özenle toplanan endemik "Origanum" türü kekiklerden distilasyon (damıtma) yöntemiyle üretilen kekik yağı, küresel pazarda büyük bir ihracat potansiyeline ulaştı. Güçlü antibakteriyel, antiviral ve antioksidan özellikleriyle bilinen bu uçucu yağ, bağışıklık sistemini desteklemesi, sindirimi düzenlemesi ve solunum yollarını rahatlatması nedeniyle tıp dünyasında "doğal antibiyotik" olarak kabul ediliyor. Pandemi sonrası dönemde bitkisel ve doğal destek ürünlerine yönelen Avrupa, yüksek etken maddeye sahip Türk kekik yağının en büyük alıcısı konumunda bulunuyor.
Tonlarca kekikten sadece birkaç litre üretilebiliyor
Kekik yağını küresel piyasada bu denli kıymetli kılan en önemli faktörlerin başında zorlu ve zahmetli üretim süreci geliyor. Tonlarca kurutulmuş kekikten distilasyon yöntemiyle sadece birkaç litre saf yağ elde edilebiliyor. Hasat zamanından damıtma esnasında kullanılan suyun kalitesine kadar her detay, yağın içindeki "karvakrol" oranını ve saflığını doğrudan etkiliyor. Elde edilen bu yüksek katma değerli ürün, geleneksel kullanımın ötesine geçerek uluslararası pazarda yüksek fiyatlarla alıcı buluyor.
Kozmetik ve ilaç sanayisinin yeni "altın" hammaddesi
Türkiye’de daha çok geleneksel ve lokal mutfak kültüründe sıkışıp kalan kekik yağı, Avrupa’da dev ilaç ve kozmetik markalarının ana hammaddelerinden biri haline geldi. Doğal koruyucu formüllerin üretiminde, bitkisel kapsüllerde, şuruplarda ve yaşlanma karşıtı cilt bakım ürünlerinde aktif içerik olarak kullanılan yerli kekik yağı, hem sunduğu yüksek ekonomik değerle hem de her geçen gün artan uluslararası talebiyle Türkiye'nin en stratejik tarımsal ihraç ürünleri arasında yer alıyor.





