Cumhurbaşkanı Kararı ile sıfır gümrükle 1 milyon 250 bin ton ayçiçeği tohumu veya bunun karşılığı 500 bin ton ham ayçiçeği yağı ithalatı için tarife kontenjanı açıldı. Resmi Gazete'nin 4 Temmuz 2026 tarihli sayısında yayımlanan karara göre, 11 Ocak 2027-31 Mayıs 2027 tarihleri arasında yapılacak ithalatta, gümrük vergisi, yağlık ayçiçeğinde yüzde 27 yerine sıfır (0), ham yağda yüzde 36 yerine yüzde 20 uygulanacak. Gelişmeyle iligli gazetearena.com'a özel değerlendirmelerde bulunan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şubesi Başkanı Havva Yurdunuseven Bayzat, hasat döneminin hemen eşiğinde açıklanan ithalat odaklı kararın, üreticilerin emeğini ve bölge tarımını ciddi bir riskle karşı karşıya bıraktığını ileri sürdü.
SAMSUN ÖNEMLİ BİR MERKEZ
Samsun'da, geçen yıl 190 bin dekar alanda yaklaşık 36 bin ton ayçiçeği üretimi yapıldığını aktaran Bayzat, "Türkiye üretiminin yüzde 2,2'sini karşılayarak, 14. sırada yer alan Samsun, son yıllarda ayçiçeği üretiminde Karadeniz bölgesinin en önemli merkezlerinden biri haline gelmiştir. Bu yıl ziraat mühendislerimizin sahada yaptığı teknik incelemeler, iklimsel şartların da etkisiyle bölgemizde yüksek ve kaliteli bir rekolteye ulaşacağımızı öngrörülmektedir" dedi.
ÇİFTÇİ ÜRETİMİ BIRAKIR
Ancak tam da bu süreçte ithalatın önünü açan kararın yerli üretimi baltalayacağını ifade eden Bayzat, "Düşük vergili ithalat sürecinin 11 Ocak–31 Mayıs 2027 tarihleri arasına planlanmış olması, sanayiciye şimdiden bir güvence vermiştir. Ocak ayında sıfır gümrükle ithalat yapabileceğini bilen tüccar ve sanayiciler, Ağustos ayında başlayacak Samsun hasadında çiftçimizin kapısını düşük fiyat politikasıyla çalacaktır. Bölgemizde yüksek girdi maliyetlerine (mazot, gübre, ilaç, tohum) rağmen toprağını terk etmeyerek ayçiçeğine yönelen üreticimiz, bu fiyat baskısı altında ezilirse önümüzdeki yıllarda zamanla tarlasını boş bırakacak, üretimi tamamen bırakacaktır" dedi.
ŞARTLARIN DETAYLARI MUĞLAK!
Kararda yer alan "1 Temmuz – 30 Kasım 2026 arasında yerli ürünü yerli üreticiden alma" şartının detaylarının muğlak olduğunu vurgulayan Bayzat, "Sanayicinin yerli üreticiden ne kadar tonajda alım yapacağına karşılık ne kadar ithalat hakkı elde edeceğine dair net bir oran tanımlanmamıştır. Bu belirsizlik, kurumsal alım altyapısı Trakya kadar güçlü olmayan Karadeniz ve Samsun bölgesindeki küçük ölçekli yerli üreticilerin sanayici karşısında savunmasız kalmasına yol açacaktır.
TALEPLERİNİ DİLE GETİRDİ
ZMO Samsun Şubesi olarak taleplerini ileten Bayzat, şunları kaydetti:
"Üreticilerimizin tarlada kalması ve ulusal gıda egemenliğimizin korunması için şu acil adımların atılması zorundur: Trakya Birlik ve bölgedeki tarım kooperatifleri, Karadeniz bölgesinin artan üretim maliyetlerini ve ziraat mühendislerimizin hesapladığı maliyet endekslerini baz alarak çiftçiye refah payı bırakacak adil bir taban fiyat açıklamalıdır. Ticaret Bakanlığı, yerli alım şartının detaylarını ve sanayicinin Karadeniz dahil tüm bölgelerden yapması gereken asgari yerli ürün kotasını şeffafça ilan etmelidir. Tarım ve Orman Bakanlığı, ayçiçeğindeki fark ödemesi (destekleme primi) miktarını üretime teşvik edecek seviyeye çıkarmalı ve ödemeleri hasat sonrasında geciktirmeden yapmalıdır. Samsun’un bereketli ovalarında alın teri döken çiftçimizin korunması, ithal ikameci politikalara feda edilemez. Tarımsal kalkınmanın yolu gümrük vergilerini indirmekten değil; yerli üreticiyi ve üretimi kayıtsız şartsız desteklemekten geçer."





