İddiaya göre bir kadın, yıllar önce yakınının düğününde çeyrek altın taktı. Ancak kendi düğününde aynı kişiden benzer bir takı gelmediğini öne süren davetli, bunun üzerine hukuki yollara başvurdu. Alacağını tahsil edemediğini savunan kadın, icra takibi başlattı. Başlatılan süreçte karşı tarafın yasal sürede itirazda bulunmaması dosyanın seyrini belirledi.
İcra takibine süresi içinde itiraz edilmemesi nedeniyle borç kesinleşti. Yasal prosedürün tamamlanmasının ardından çeyrek altının güncel bedelinin alacaklıya ödendiği öğrenildi. Kararın ardından, düğünlerde takılan altınların hukuki niteliği bir kez daha tartışma konusu oldu.

“TAKI BORÇ MU, HEDİYE Mİ?” TARTIŞMASI
Uzmanlara göre düğünlerde takılan altın ve takıların hukuki niteliği, somut olayın özelliklerine göre değişebiliyor. Takının açıkça borç olarak verildiğinin ispatı halinde alacak talep edilebiliyor. Aksi durumda ise geleneksel olarak takılan altınlar çoğu zaman “karşılıksız hediye” olarak değerlendiriliyor.





