Sahte altın vakalarının artmasıyla birlikte vatandaşlar gerçek altını ayırt etmenin yollarını araştırıyor. İşte altın alırken dikkat edilmesi gereken detaylar.
Altın, hem yatırım hem de takı olarak en çok tercih edilen değerli madenler arasında yer alıyor. Ancak son yıllarda sahte veya ayarı düşük altın vakalarının artması, vatandaşların “Sahte altın nasıl anlaşılır?” sorusuna yanıt aramasına neden oluyor. Uzmanlar, altın alışverişinde yalnızca fiyata değil, ürünün ayarına, damgasına ve satış noktasına da dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor.
Gerçek altınların üzerinde ayar bilgisini gösteren damgalar bulunuyor. 14 ayar altınlarda genellikle 585, 18 ayar altınlarda 750, 22 ayar altınlarda 916, saf altın olarak bilinen 24 ayar ürünlerde ise 995 veya 999 damgası yer alıyor. Damganın bulunmaması ya da silik olması tek başına ürünün sahte olduğunu göstermese de dikkat edilmesi gereken önemli işaretlerden biri olarak kabul ediliyor.
Uzmanlara göre sahte altınlar çoğu zaman renk tonu ve işçilik detaylarıyla da kendini belli edebiliyor. Gerçek altın zamanla kararma yapmazken, kaplama ürünlerde renk değişimi görülebiliyor. Ayrıca işçilik kalitesinin düşük olması, kaynak izlerinin belirgin olması veya ağırlığın beklenenden farklı hissedilmesi de şüphe uyandırabiliyor.
Sosyal medyada sıkça paylaşılan mıknatıs, sirke veya benzeri yöntemlerle yapılan testlerin kesin sonuç vermediği belirtiliyor. Çünkü bazı sahte ürünler de mıknatıstan etkilenmeyebiliyor. Bu nedenle yalnızca evde yapılan testlere güvenmek yerine ürünün uzman kişiler tarafından kontrol edilmesi tavsiye ediliyor.
Altın satın alırken güvenilir ve yetkili kuyumcuların tercih edilmesi, ürünle birlikte fatura veya sertifika alınması büyük önem taşıyor. Özellikle yatırım amacıyla alınan gram altın, bilezik, çeyrek altın ve diğer ziynet ürünlerinde resmi belgelerin saklanması, olası mağduriyetlerin önüne geçebiliyor.
Uzmanlar, altının gerçekliği konusunda en güvenilir sonucun kuyumcularda bulunan profesyonel analiz cihazlarıyla yapılan incelemeler sonucunda elde edildiğini vurguluyor. Şüphe duyulan ürünlerin vakit kaybetmeden bir kuyumcuya veya yetkili analiz merkezine gösterilmesi öneriliyor.