Enstitü Sosyal tarafından yayımlanan kapsamlı yükseköğretim raporu, Türkiye'deki üniversite sisteminde köklü bir reform çağrısı yaptı. Niceliksel büyümesini tamamlayan akademide artık niteliğe odaklanılması gerektiği belirtilen raporda; lisans süresinin kısaltılmasından profesyonel rektörlük modeline, kalite odaklı fonlamadan yapay zekâ uyumuna kadar ezber bozan yapısal dönüşüm önerileri yer aldı.
"4 YILLIK STANDART ESNİYOR: 2+1 YILLIK LİSANS ÖNERİSİ
Enstitü Sosyal'in raporunda, on yıllardır süregelen süre ve diploma merkezli eğitim yapısı eleştirilerek yetkinlik odaklı sisteme geçiş istendi. Üniversitelere tanınacak özerklikle, pratik deneyim gerektiren bazı bölümlerde lisans süresinin 180 AKTS’ye, yani 2+1 yıllık (6 dönem) formatına düşürülebileceği belirtildi. Klasik diplomaların yerine modüler öğrenme ve mikro yeterliliklerin getirilmesi gerektiği vurgulandı.
REKTÖRLÜKTE AKADEMİSYEN TEKELİ BİTİYOR
Yönetişim alanında radikal bir değişikliğe gidilmesi önerilen raporda, rektörlük makamının yalnızca geleneksel akademik kariyer çevresiyle sınırlı kalmaması gerektiği ifade edildi. Objektif kriterler doğrultusunda farklı alanlardan profesyonel yöneticilerin de üniversitelerde rektör olabilmesinin önü açılması istenirken; YÖK'ün ise merkezi denetimci değil, koordinasyon odaklı bir yapıya bürünmesi talep edildi.
YAYIN SAYAN DEĞİL, TOPLUMSAL ETKİ ÜRETEN AKADEMİ
Akademik yükselme süreçlerinde "zaman" ve "yayın sayısı" odaklı mevcut modelin verimsizliği eleştirildi. Profesörlük ve doçentlik unvanlarında unvan kıdemi yerine doğrudan bilimsel katkının esas alınması, üniversitelerin ise salt yayın sayısıyla değil; ürettikleri patent, prototip, girişimcilik ve toplumsal fayda kriterleriyle ölçülmesi gerektiğinin altı çizildi.
KALİTE ODAKLI FİNANSMAN VE YAPAY ZEKA ÇAĞINA UYUM
Raporda üniversite bütçelerinin artık öğrenci sayısına göre değil; araştırma, kalite ve toplumsal etki göstergelerine göre dağıtılması önerildi. Ayrıca, mevcut akademik dürüstlük ve değerlendirme kriterlerinin hızla gelişen yapay zekâ teknolojilerine karşı hazırlıksız olduğu uyarısı yapılarak, sistemin yerli akademik veri altyapısıyla yeniden tasarlanması gerektiği belirtildi.