Yaz aylarında serinlemek isteyenlerin sık yaptığı uygulamalardan biri klimayı mümkün olan en düşük sıcaklığa ayarlamak. Ancak klimanın 18 dereceye getirilmesi, cihazın 24 veya 25 derece ayarına göre mutlaka daha hızlı soğutacağı anlamına gelmiyor. Düşük hedef sıcaklık, klimanın daha uzun süre çalışmasına ve enerji tüketiminin artmasına neden olabiliyor.

KLİMAYI 18 DERECEYE AYARLAMAK DAHA HIZLI SOĞUTUR MU?
Birçok klima, oda sıcaklığını belirlenen hedef seviyeye ulaştırmak için çalışıyor. Kumandadan 18 derece seçilmesi, cihazın üflediği havayı otomatik olarak daha hızlı hale getirmiyor.
Bu nedenle çok sıcak bir ortamda klimayı doğrudan en düşük dereceye indirmek yerine, konfor sağlayacak makul bir sıcaklık belirlemek enerji tüketimi açısından daha avantajlı olabiliyor.

KLİMA KAÇ DERECEDE ÇALIŞTIRILMALI?
Enerji tüketimini kontrol altında tutmak için klima kullanımında 24-26 derece aralığı öne çıkıyor. Ortamın nemi, odanın büyüklüğü, güneş alma durumu ve binanın yalıtımı ise ideal sıcaklığın değişmesine neden olabiliyor.
Kullanıcıların kendilerini rahat hissettiği mümkün olan en yüksek sıcaklıkta klimayı çalıştırması, gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabilir.

KLİMA FATURASINI DÜŞÜRMEK İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Klima kullanırken yalnızca sıcaklık ayarı değil, odanın koşulları ve cihazın bakımı da elektrik tüketimini etkiliyor. Kapı ve pencerelerin kapalı tutulması, yoğun güneş alan saatlerde perde veya panjurların kullanılması ve klima filtrelerinin düzenli temizlenmesi cihazın daha verimli çalışmasına katkı sağlayabilir.
Soğutma sırasında "Cool" modunun kullanılması ve uygun cihazlarda fan hızının otomatik olarak ayarlanması da tercih edilebilir. Odanın büyüklüğüne uygun kapasitede klima kullanılması ise verimlilik açısından önem taşıyor.
Her ev için tek bir ideal klima derecesi bulunmadığından, sıcaklık ayarının ortam koşulları ve kişisel konfor dikkate alınarak belirlenmesi gerekiyor.



