Samsun’un Tekkeköy ilçesinde yaşayan 4 çocuk babası 93 yaşındaki Celal Çalışkan, yıllardır sürdürdüğü yaşamıyla dikkat çekiyor. Yaklaşık 60 yıldır Kışla köyündeki evinde yaşayan Çalışkan, 24 yıl önce beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybeden eşinin vasiyetini yerine getirerek evinin avlusuna küçük bir mezarlık yaptırdı. Eşinin vefatından sonra da aynı evde yaşamayı sürdüren Çalışkan, özellikle yaz akşamlarında eşinin mezarı başında oturup onunla konuşuyor. Gece mezarlığın karanlıkta kalmasını istemeyen 93 yaşındaki Çalışkan, eşinin mezarının başına lamba da taktırdı.

'BENİ DE BU AVLUDAN DEFNEDERSİN'

Eşiyle yıllarca birlikte ziraat işleriyle uğraştıklarını ve hayatlarının büyük bölümünü evlerinin bulunduğu avluda geçirdiklerini anlatan Çalışkan, eşinin kendisinden 3 yaş büyük olduğunu söyledi. Bir gün birlikte ağacın altında kahvaltı yaptıkları sırada eşinin kendisine, "Seninle bir ömrü bu avluda geçirdik. Beni de bu avluya defnedersin" dediğini aktaran Çalışkan, bu sözleri vasiyet kabul ettiğini belirtti. Eşinin ölümünün ardından bu isteği yerine getirmek için evinin önüne mezarlık yaptırdığını ifade eden Çalışkan, yapım için o dönemin parasıyla 150 bin lira ödediğini dile getirdi.

Samsun’da kadın cinayeti! Kız arkadaşını öldürüp intihar etti
Samsun’da kadın cinayeti! Kız arkadaşını öldürüp intihar etti
İçeriği Görüntüle

OĞLUNU DA ANNESİNİN YANINA DEFNETTİ

Eşinin ardından yaklaşık 2 yıl önce 57 yaşındaki oğlunu da kaybeden Çalışkan, oğlunun vefatının kendisi için büyük bir acı olduğunu söyledi. Oğlunun hastanede tedavi gördüğü sırada ölümünü hissettiğini ve kendisinden mezarını kazmasını istediğini anlatan Çalışkan, kefen parasını da önceden hazırladığını belirtti. Oğlunu annesinin yanına defnettiren Çalışkan, "Allah kimseye evlat acısı göstermesin" dedi. Eşinin vasiyeti üzerine yaptırdığı mezarlık, oğlunun da buraya defnedilmesiyle aile kabristanlığına dönüştü. Çalışkan, eşinin ve oğlunun mezarlarının yanına kendi mezarını da hazırlattı. Mezar taşını yaptırdığını ancak henüz hayatta olduğu için ölüm tarihini yazdırmadığını belirtti.

JANDARMA ÜNİFORMASIYLA GEZİYOR

Çevresindeki insanların kendisine 'Gazi' diye hitap ettiğini ancak gazi olmadığını özellikle vurgulayan Çalışkan, Osmanlı soyundan geldiğini öne sürdü. "Ben yalan konuşmayı sevmem. Gazi değilim. Soyum Osmanlı'ya dayanıyor. Büyük dedem Osmanlı Hükümeti'nin öz kardeşiydi. Bu köyü inşa eden de benim dedemdir" diyen Çalışkan, askerlik görevini tamamladıktan sonra 3 yıl jandarma komandosu olarak görev yaptığını, ardından polisliğe atandığını ancak babasının isteği üzerine mesleği bıraktığını anlattı. Günlük yaşamında eski jandarma üniformalarını andıran kıyafetler giydiğini söyleyen Çalışkan, bu tercihini geçmişine ve komando yıllarına duyduğu bağlılıkla açıkladı. "Kendimi bu kıyafetlerin içinde genç ve dinç hissediyorum. Komando geçmişimi ve tarihi yaşatmayı sevdiğim için böyle giyiniyorum" ifadelerini kullandı.

Kaynak: BERNA ALTINOVA