Türkiye Yeşilay Cemiyeti öncülüğünde hazırlanan “Türkiye Bağımlılık ve Çevre Araştırma Raporu” ile “Yeşilay Atık Sulardaki Psikoaktif Maddelerin Çevreye Etkisi Araştırması”nın sonuçları, Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde İstanbul’daki Sepetçiler Kasrı’nda gerçekleştirilen toplantıda kamuoyuyla paylaşıldı. Araştırma, Samsun’un yanı sıra Antalya, Adana, İzmir, İstanbul ve Trabzon’un da aralarında bulunduğu illerdeki 7 atık su arıtma tesisinde gerçekleştirildi. Tesisler, farklı arıtma süreçlerine sahip olmaları ve arıtılmış suların farklı alıcı ortamlara deşarj edilmesi dikkate alınarak seçildi.
SAMSUN’UN DA ARALARINDA BULUNDUĞU 7 TESİSTE İNCELEME YAPILDI
Araştırma kapsamında 7 atık su arıtma tesisinin giriş ve çıkış sularından örnekler alındı. Örneklerde çeşitli sentetik uyuşturucu türleri ve alkolle ilişkili maddelerin yanı sıra nikotin ve kafein kalıntıları da incelendi. Araştırma sonuçlarına göre, biyolojik arıtma uygulanan tesislerde incelenen maddelerin yüzde 82 ila 100’ü sudan uzaklaştırılabildi. Ancak bazı maddelerin arıtma sonrasında da suda bulunabildiği belirlendi. Ön arıtma uygulanan tesislerde ise maddelerin sudan uzaklaştırılma oranının oldukça düşük kaldığına dikkat çekildi.

YEŞİLAY’DAN BAĞIMLILIĞIN ÇEVRESEL ETKİLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Mehmet Dinç, bağımlılığın yalnızca bireysel sağlık açısından değil, toplum ve çevre üzerindeki etkileriyle de ele alınması gerektiğini belirtti. Bağımlılığın toplumsal güveni, huzuru ve asayişi etkilediğini ifade eden Dinç, bağımlılık yapıcı maddelerin çevreye de zarar verdiğini vurguladı. Dinç, bağımlılığın çevre ve ekonomi politikalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Bağımlılık yapıcı ürün ve hizmetlerden kaynaklanan çevresel zararların giderilmesinde ilgili endüstrinin sorumlu olması gerektiğini belirten Dinç, atık, su, çevre ve sağlık verilerine dayalı izleme ve erken uyarı sistemlerinin oluşturulması çağrısında bulundu. Dinç ayrıca bağımlılık kaynaklı çevresel zararların mevzuatta açık biçimde tanımlanması ve ihlallerde etkili yaptırımlar uygulanması gerektiğini ifade etti.

'ÇEVREYİ SADECE TEK BOYUTLU GÖRMEMEK LAZIM'
Araştırma ekibinde yer alan Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evşen Güzel, çalışmada atık sulardaki çeşitli maddelerin çevresel etkilerinin incelendiğini belirtti. İnsanların suda yaşayan canlıları tükettiğine dikkati çeken Güzel, çevrenin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Güzel, yalnızca suda yaşayan canlılar üzerindeki etkileri ele almanın yetersiz kalacağını, konunun insanlar açısından da risk oluşturabileceğinin bilinmesi gerektiğini ifade etti.







