Samsun, deniz, nehir, göl ve dağ ekosistemlerini bir arada sunan nadir yerleşim birimlerinden biridir. Şehir hayatının dinamizminden uzaklaşıp nefes almak isteyenler için Samsun’da doğayla zaman geçirme seçenekleri, profesyonel doğa sporlarından sakin aile pikniklerine kadar geniş bir yelpazeye yayılır. Türkiye’nin en verimli ovalarına ve biyolojik çeşitliliğine ev sahipliği yapan bu bölge, sadece yerel halk için değil, uluslararası doğa gözlemcileri ve macera tutkunları için de tescilli bir çekim merkezidir. Bitki örtüsünün her tonunu barındıran Samsun doğası, ekoturizm potansiyeliyle her mevsim farklı bir görsel şölen sunar.

Kızılırmak Deltası
Samsun’da doğayla zaman geçirme denildiğinde ilk akla gelen ve uluslararası öneme sahip olan yer Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’dir. Türkiye’nin en büyük deltalarından biridir. 350’den fazla kuş türünün konaklama ve üreme noktası olan delta, özellikle göç mevsimlerinde doğa fotoğrafçıları için eşsiz kareler sunar. Motorlu araç girişinin kısıtlandığı bölgede ziyaretçiler; bisiklet, elektrikli araçlar veya atlı safarilerle doğayı tahrip etmeden keşif yapabilirler. Deltanın hemen içinde yer alan Galeriç Subasar Ormanı ise Türkiye’nin nadir dişbudak ormanlarından biri olup, özellikle ilkbaharda suyla dolan tabanıyla masalsı bir atmosfer oluşturur.
Bu bölge, sadece kuş gözlemi değil, aynı zamanda flora çeşitliliğiyle de dikkat çeker. Yılkı atlarının ve mandaların özgürce dolaştığı delta toprakları, Samsun’un biyolojik mirasının ne denli korunmuş olduğunun en somut örneğidir. Ziyaretçiler için oluşturulan gözlem kuleleri ve bilgilendirme merkezleri, bölgenin ekolojik önemini anlamak adına profesyonel bir altyapı sunmaktadır.

Vezirköprü Şahinkaya Kanyonu
Samsun’un iç kesimlerinde, Vezirköprü ilçesinde yer alan Şahinkaya Kanyonu, Kızılırmak üzerindeki en dar ve en derin geçitlerden biridir. Türkiye’nin ikinci büyük kanyonu olma özelliğini taşıyan bu doğa harikası, 2015 yılında "Tabiat Parkı" ilan edilmiştir. Yaklaşık 1,5 kilometre uzunluğundaki kanyon boyunca düzenlenen tekne turları, ziyaretçilere yüzlerce metre yükseklikteki kaya duvarlarının arasından süzülme deneyimi yaşatır. Adrenalin tutkunları için bölge; kano, kürek sporu ve yamaç paraşütü gibi aktiviteler için uygun rüzgar ve su koşullarına sahiptir.
Kanyonun çevresindeki yürüyüş yolları ve seyir terasları, fotoğraf tutkunları için panoramik manzaralar sunar. Bölgedeki bitki örtüsü ve kaya yapısı, kanyonu sadece bir rekreasyon alanı değil, aynı zamanda jeolojik bir inceleme noktası haline getirir. Şahinkaya Kanyonu, her yıl düzenlenen ekstrem spor festivalleriyle de Samsun’un doğa sporları takviminde merkezi bir rol oynamaktadır.
Şehir İçinde Doğa Molası: Çakırlar Korusu ve Bayraktepe
Doğaya ulaşmak için şehirden çok uzaklaşmak istemeyenler için Samsun merkez ve çevresinde tescilli mesire alanları bulunur. Atakum ilçesinde yer alan Çakırlar Korusu, kentin en popüler subasar orman kalıntılarından biridir. İçerisinde bulunan yürüyüş platformları sayesinde ağaçların arasından denize kadar uzanan bir doğa yürüyüşü yapmak mümkündür. Özellikle hafta sonları ailelerin uğrak noktası olan koru, devasa ağaçların gölgesinde piknik imkanı sağlar.
Canik ilçesinde bulunan Bayraktepe Tabiat Parkı ise şehri ve denizi yüksekten gören konumuyla dikkat çeker. Çam ormanlarıyla kaplı bu alan, temiz havası ve seyir teraslarıyla hem fiziksel hem de zihinsel bir dinlenme alanı sunar. Samsun’da doğayla zaman geçirme rutinlerine dahil olan bu noktalar, kent insanının doğayla olan bağını koparmadan sürdürebilmesine imkan tanır.
Samsun Doğa Rotasının Öne Çıkan Durakları
Samsun’un ekolojik zenginliğini keşfetmek isteyenler için önerilen temel rotalar şu detaylardan oluşmaktadır: UNESCO adayı Kızılırmak Deltası’ndaki 350 kuş türü ve Galeriç Subasar Ormanı’nın eşsiz florası, Vezirköprü’deki Türkiye’nin ikinci büyük kanyonu olan Şahinkaya’nın tekne turları ve ekstrem spor olanakları, Ladik Gölü’ndeki yüzen adalar ve olta balıkçılığı alanları ile şehir merkezindeki Çakırlar Korusu ve Bayraktepe Tabiat Parkı gibi kolay ulaşılabilir rekreasyon noktaları. Bu lokasyonların tamamı, tescilli koruma alanları içerisinde yer alarak Karadeniz’in biyolojik mirasını günümüze taşımaktadır.





