Samsun Tüm Emlakçılar Meslek Odası (SATEM) Başkanı Mevlüt Oral, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) temmuz ayı enflasyon verilerinin ardından ağustos ayında konut kiralarında uygulanabilecek tavan zam oranının yüzde 31,90 olarak belirlenmesini değerlendirdi. Oral, artan kira yükünün özellikle dar gelirli vatandaşları zorladığını belirterek mevcut ekonomik koşulların hem kiracıyı hem de ev sahibini olumsuz etkilediğini ifade etti.
ASGARİ ÜCRETLİ BU YÜKÜ TAŞIYAMAZ
Kira artış oranları ile ücret artışları arasında ciddi bir dengesizlik bulunduğunu dile getiren Oral, özellikle asgari ücretle geçimini sağlayan vatandaşların artan kira yükü karşısında zorlandığını söyledi. Oral, "Maaşlara yapılan zam oranları ile kiralara uygulanan artışlar arasında büyük bir uçurum var. Gerçek enflasyona paralel bir gelir artışı sağlanmadığı sürece kiracıların yaşadığı mağduriyet artarak devam edecektir" dedi.

YATIRIMCI FAİZİ TERCİH EDİYOR
Geçmiş yıllarda kira artışlarının daha düşük seviyelerde gerçekleştiğini belirten Oral, son dönemde konut piyasasında dengelerin değiştiğine dikkat çekti. Eskiden kiralık konut bulmanın zor olduğunu, bugün ise özellikle 1+1 daire arzında önemli bir artış yaşandığını ifade eden Oral, buna rağmen yüksek konut fiyatlarının yatırımcıyı farklı yatırım araçlarına yönelttiğini söyledi. Oral, "Bugün sıfır bir 1+1 dairenin fiyatı en az 2 milyon liraya ulaşıyor. Buna karşılık aylık kira getirisi yaklaşık 20 bin lira seviyesinde kalıyor. Bu nedenle birçok yatırımcı ev satın alıp kiraya vermek yerine parasını faiz gibi alternatif yatırım araçlarında değerlendirmeyi tercih ediyor" diye konuştu.
RESMİ ZAM ORANI AŞILMAMALI
Ev sahibi ile kiracı arasında yaşanan anlaşmazlıklara da değinen Oral, kira artışlarının yasal sınırlar içerisinde yapılması gerektiğini vurguladı. Bazı ev sahiplerinin resmi kira artış oranının üzerinde zam talep ettiğini belirten Oral, "Kira sözleşmelerinin eksiksiz hazırlanması ve banka yoluyla yapılan ödemelerde açıklama kısmına kira bedelinin mutlaka yazılması tarafların hukuki haklarının korunması açısından büyük önem taşıyor. Vatandaşın refah seviyesi enflasyona göre artırılmadığı sürece yaşanan mağduriyetlerin sona ermesi kolay görünmüyor" ifadelerini kullandı.




