Prof. Dr. Demir, su krizinin etkilerini ülke ve bölge bazında farklı şekillerde hissettirdiğini ifade ederek, “Toplum içerisinde sudan en çok etkilenenler kadınlar ve çocuklardır. Su yönetiminde kadınların eşit temsil edilmesi, her boru hattının ve politikanın tasarımında yer almaları 2026 Su Günü’nün temel temasıdır. Kadınlar mühendis, çiftçi, bilim insanı, temizlik işçisi ve toplum lideri olarak su alanında değişime öncülük etmelidir” dedi.
Kuraklık riski ve tplumun görevi
Demir, iklim değişikliğinin suyla ilgili riskleri artırdığını belirterek, “Herkesin üzerine düşen görevi tam olarak yerine getirmesi gerekiyor. Su, ortak bir kaynak olarak yönetilmeli ve gelecek için dirençli bir yaşam döngüsü oluşturulmalıdır. Bu, güvenli suya erişimi teşvik etmek ve kadın ile çocukları korumakla mümkündür” ifadelerini kullandı.
Ulusal su planı ve sürdürülebilir yönetim
Su krizinin çözümü için kadın liderliğinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Demir, Türkiye’de Ulusal Su Planı (2026–2035) ile su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve verimli kullanımının hedeflendiğini aktardı. Planın, modern sulama teknikleri, geri kazanılmış su, dijital yönetim sistemleri, eğitim ve toplumsal farkındalık çalışmaları gibi birçok alanda uygulanacağını belirten Demir, “Su, bugünün meselesi değil geleceğin kurtuluşudur. Geleceğimize sahip çıkmak hepimizin görevidir” dedi.




