Teknolojinin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmesiyle birlikte kulaklık kullanımı da ciddi şekilde arttı. Özellikle uzun süre müzik dinleyen, telefon görüşmelerini kulaklıkla yapan ve günün büyük bölümünü kulak içi kulaklıkla geçiren kullanıcılar için uzmanlar önemli uyarılarda bulunuyor.

Samsunspor oyuncusundan yeni şarkı!
Samsunspor oyuncusundan yeni şarkı!
İçeriği Görüntüle

Nöroloji ve odyoloji uzmanları, bilinçsiz ve uzun süreli kulaklık kullanımının yalnızca işitme kaybına değil, aynı zamanda beynin ses işleme mekanizmasında da olumsuz etkilere yol açabileceğine dikkat çekiyor.

“BEYİN SÜREKLİ YÜKSEK UYARANA MARUZ KALIYOR”

Uzmanlara göre insan beyni doğal ortam seslerine göre çalışacak şekilde yapılandırılmış durumda. Ancak modern kulaklıkların sesi doğrudan ve yoğun şekilde kulağa iletmesi, beynin sürekli yüksek uyarana maruz kalmasına neden oluyor.

Özellikle yüksek sesle ve uzun süre müzik dinlenmesinin, beynin işitsel merkezlerinde aşırı yüklenmeye yol açabileceği belirtiliyor. Bu durumun zamanla dikkat dağınıklığı, zihinsel yorgunluk ve odaklanma sorunlarını beraberinde getirebileceği ifade ediliyor.

KULAK ÇINLAMASI VE KALICI HASAR RİSKİ

Uzmanlar, kulak çınlamasının (tinnitus) en sık görülen şikayetlerden biri olduğunu belirtiyor. Özellikle gençlerde bu şikayetlerin giderek arttığına dikkat çekiliyor.

Yüksek sesin kulaktaki hassas tüylü hücrelere zarar verebileceği, bu hücrelerin kendini yenileyememesi nedeniyle oluşan hasarın kalıcı olabileceği uyarısı yapılıyor. Bu durumun ilerleyen süreçte sessizlikte bile uğultu, vızıltı ya da çınlama hissine yol açabileceği belirtiliyor.

“BEYNİ YORUYOR, UYKU DÜZENİNİ BOZABİLİYOR”

Odyologlara göre kulaklıkla sürekli ses dinlemek beynin dinlenme süresini azaltıyor. Gün boyu arka planda müzik, video veya podcast dinlenmesinin zihinsel yükü artırdığı ifade ediliyor.

Uzmanlar, bu durumun uzun vadede dikkat süresinde azalma, zihinsel yorgunluk, anksiyete hissinde artış ve uyku kalitesinde bozulmaya yol açabileceğini vurguluyor.

KULAK İÇİ KULAKLIKLAR DAHA RİSKLİ

Uzmanlar özellikle kulak içi kulaklıkların daha dikkatli kullanılması gerektiğini belirtiyor. Bu cihazların sesi doğrudan kulak kanalına iletmesi nedeniyle daha yüksek ses basıncı oluşturabildiği ifade ediliyor.

Bu nedenle en çok önerilen yöntemlerden biri “60/60 kuralı” oluyor. Buna göre ses seviyesi maksimumun yüzde 60’ını geçmemeli ve kesintisiz kullanım süresi 60 dakikayı aşmamalı.

Ayrıca kulakların düzenli aralıklarla dinlendirilmesi, mümkün olduğunca dış ortam sesi engelleyen kaliteli cihazların tercih edilmesi ve uyurken kulaklık kullanılmaması öneriliyor.

GENÇLER DAHA BÜYÜK RİSK ALTINDA

Uzmanlar, gelişim çağındaki bireylerin yüksek sese karşı daha hassas olduğunu belirterek özellikle uzun süre oyun oynayan veya müzik dinleyen çocuk ve gençlerde erken yaşta işitme problemleri görülebileceğine dikkat çekiyor.

Bu durumun ilerleyen yıllarda ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüşebileceği uyarısı yapılıyor.

Uzmanlar, yalnızca ses yüksekliğinin değil, maruz kalma süresinin de kritik olduğunu vurgulayarak düşük ses seviyesinde bile uzun süreli kullanımın işitsel yorgunluğa yol açabileceğini ifade ediyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ