Katı çalışma saatlerinin yerini daha esnek ve verimlilik odaklı uygulamalara bıraktığını belirten SGK Başuzmanı İsa Karakaş, yalnızca Avrupa ülkeleri ve gelişmiş ülkelerin değil birçok ülkenin mesainin kısaltılması yönünde adım attığını ve atmakta olduğunu vurguladı, geçtiğimiz günlerde en son Brezilya'nın da haftalık çalışma saatlerini 44 saatten 40 saate düşüren ve çalışanlara ücret kesintisi yapmadan haftada 2 gün izin hakkı tanıyan anayasa değişikliğini yaptığı belirtti.

Türkiye Gazetesi'ndeki yazısında değerlendirmelerde bulunan Karakaş, "Gelişmiş dünya, emeğin miktarını değil, niteliğini ve verimini öne çıkaran yeni bir döneme adım attı. Sıra bizde. Bizim çalışanlarımız da fazlasıyla hak ediyor" ifadelerini kullandı.

Emekli ve memur maaşlarına ne kadar zam gelecek?
Emekli ve memur maaşlarına ne kadar zam gelecek?
İçeriği Görüntüle

DÜNYADAKİ ÇALIŞMA SÜRELERİ ÖRNEK GÖSTERİLDİ

Karakaş, dünyada çalışma sürelerinin azaltılmasına yönelik tarihsel adımları hatırlatarak Fransa’da haftalık çalışma süresinin 35 saate düşürülmesini, İzlanda’da 35-36 saatlik çalışma uygulamalarını ve Şili’de mesainin kademeli olarak 40 saate indirilmesini örnek gösterdi. Kolombiya’da haftalık çalışma süresinin kademeli olarak 42 saate düşürüldüğünü belirten Karakaş, Meksika’da da 48 saatlik sürenin 40 saate indirilmesine yönelik sürecin başlatıldığını aktardı.

TÜRKİYE'DEKİ TABLO NASIL?

Karakaş Türkiye'deki durumu da aktarıp "Dünya insani standartları yukarı taşırken ülkemizde tablo durağandır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi hükmü açıktır: 'Haftalık çalışma süresi en çok 45 saattir'" diye belirtti. 6 gün çalışılan yerlerde günlük 7,5 saat, 5 gün çalışılan yerlerde 9 saate varan mesailer uygulandığını belirten Karakaş, bu sınırın uzun süreden beri değişmediğini kaydetti.

ÇALIŞMA SAATLERİ KARŞILAŞTIRILDI

Devamında Karakaş, şu karşılaştırmayı yaptı:

"Avrupa Birliği: (35-40 saat) arasındadır.
İzlanda (35-36 saat, Avustralya (38 saat)
Japonya-G. Kore-Şili, Brezilya (40 Saat)…
Türkiye’de ise hâlen (45 Saat)"

YENİ DÜZENLEME VURGUSU

Haftalık çalışma süresinin azaltılmasının tembellik ya da lüks talebi olmadığını ifade eden Karakaş, "Bu adım, toplumsal, ekonomik ve insani açılardan kaçınılmaz bir zorunluluktur" dedi.

Uzun çalışma saatlerinin kronik yorgunluğa, tükenmişliğe ve ağır strese yol açtığını vurgulayan Karakaş, şu ifadelere dikkat çekti

Yorgun bir beden ve zihin, iş kazalarına açık davetiye çıkarır. 'Sağlık candan önce gelir' derler; bedeni tükenen bir toplumun üretim çarklarını döndürmesi imkânsızdır. Ayrıca; çok çalışmak, çok üretmek anlamına gelmez. Saatlerce masada ya da tezgâh başında yorulmuş bir çalışanın verimi dip yapar. İzlanda ve Fransa örnekleri göstermiştir ki: Dinlenen zihin, verimli iş üretir. Sürenin kısalması maliyeti artırmaz; aksine hastalık izinlerini, iş hatalarını ve kayıpları azaltır.

Haftalık olarak 6 gün ya da günde 9-10 saat çalışan bir kişinin ailesine, çocuğuna, kendi kişisel gelişimine zaman ayırmasının imkansız olduğunu belirten Karakaş, "Ailesine vakit ayıramayan bireylerden oluşan bir toplumda sosyal doku zedelenir. Hafta sonu iki gün kesintisiz dinlenmek, insanı âdeta yeniden diriltir" diye belirtti. Yapay zekanın iş süreçlerini hızlandırdığını ve gelişen modern teknolojiyi vurgulayan Karakaş, "Eski beden gücü odaklı saatlerle modern çağın teknolojisini yönetmek çelişkidir. Çalışma saatlerinin 40 saate çekilmesi, gençlerin ve kadınların iş gücüne katılımını kolaylaştıracak, yeni istihdam alanları oluşturacaktır" ifadelerini kullandı.

KISA MESAİNİN VERİMLİLİĞİ ARTIRABİLECEĞİ SAVUNULDU

"Çalışma sürelerinin kısaltılması reformu gerçekleştiğinde kazanan sadece çalışan değil, işveren ve devlet olacaktır" diyen Karakaş şu şekilde sıraladı:

"Sağlıklı Bir Toplum: İş stresi ve beden yorgunluğu azalacak.
Yüksek Verimlilik: Kısa sürede daha kaliteli ve odaklanmış üretim sağlanacak.
İş Kazalarında Düşüş: Yorgunluğa bağlı hatalar ortadan kalkacak.
Güçlü Aile Yapısı: Anne ve babalar çocuklarına zaman ayırabilecek.
Sürdürülebilir Ekonomi: Hastalık izinleri ve iş gücü kaybı maliyetleri düşecek"

DÜZENLEMENİN KADEMELİ OLARAK PLANLANMASI İSTENDİ

Dünya örneklerinin ortada olduğunu belirten Karakaş, şu sözleri kaydetti:

Brezilya yaptı, Şili başardı, İzlanda ispatladı, Fransa çeyrek asır önce adım attı. ILO yüz yılı aşkın süredir bu hedefi gösteriyor. Hâlâ 45 saatte ısrar etmek hem insanımıza karşı bir haksızlık hem de ekonomimiz için açık bir verimsizlik kaynağıdır. Zaman gelmiştir. Haftalık çalışma süresi maaş kesintisi yapılmaksızın derhal 40 saate çekilmelidir. İki gün kesintisiz hafta sonu izni anayasal ve yasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Bu geçiş, sosyal diyalogla; devlet, işveren ve çalışanın ortak aklıyla kademeli olarak planlanmalıdır. Az olsun, öz olsun. Dinlenen toplum, güçlü toplumdur; güçlü toplum, üreten toplumdur. İnsan odaklı bir çalışma düzeni artık ertelemeye gelmez. Yarın geç olabilir, şimdi sıra bizde.

Kaynak: HABER MERKEZİ