İş hayatında milyonlarca çalışanı ilgilendiren kullanılmayan yıllık izin ücretleriyle ilgili Yargıtay’dan emsal niteliğinde bir karar geldi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iş sözleşmesinin sona ermesiyle ücrete dönüşen yıllık izin alacaklarında zamanaşımı süresinin 10 değil, 5 yıl olduğunu belirtti.

Kararda, zamanaşımı süresinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başladığı vurgulandı. Bu doğrultuda, yasal süre içinde talep edilmeyen yıllık izin ücretlerinin zamanaşımı nedeniyle reddedilebileceği ifade edildi.

YILLIK İZİN ÜCRETİNDE 5 YILLIK SÜRE UYGULANACAK

İşçilerin kullanmadıkları yıllık izinlerin ücret karşılığı, iş sözleşmesi sona erdiğinde ödenmesi gereken bir alacağa dönüşüyor. Yıllık izin ücretlerinde 2012-2017 yılları arasındaki döneme ilişkin uygulamada 10 yıllık zamanaşımı süresi esas alınırken, 2017 yılında yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile süre 5 yıl olarak düzenlendi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, önceki içtihatlarını yeniden değerlendirerek yıllık ücretli izin alacaklarında 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğine hükmetti. Kararda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 7036 sayılı Kanun'un yürürlük tarihleri arasındaki dönem için de 5 yıllık sürenin geçerli olduğu belirtildi.

11 YIL ÇALIŞTIĞI İŞ YERİNDEN AYRILDI, DAVA YARGITAY’A TAŞINDI

Karara konu olayda, bir inşaat şirketinin yurt dışındaki şantiyelerinde 11 yıl demir ustası olarak çalışan D.K., emeklilik nedeniyle işten ayrıldı. Kullanılmayan yıllık izin ücretlerini alamayan işçi, vefatının ardından yakınları aracılığıyla iş mahkemesine taşınan bir alacak davasına konu oldu.

Davacı taraf, işçinin çalışma süresi boyunca yıllık izinlerini kullanamadığını ve çeşitli işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ve diğer işçilik alacaklarının tahsilini talep etti.

İş mahkemesi, dosyadaki kayıtları değerlendirerek işçinin toplam 110 gün yıllık ücretli izne hak kazandığına, ancak izinlerinin kullandırıldığının veya ücretlerinin ödendiğinin işveren tarafından kanıtlanamadığına hükmetti. Mahkeme davayı kısmen kabul etti. İstinaf başvurusunun da reddedilmesinin ardından dosya temyiz incelemesi için Yargıtay’a taşındı.

YARGITAY KARARI BOZDU

Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin iş sözleşmesinin 4 Aralık 2013 tarihinde sona erdiğini, davanın ise 24 Ekim 2019 tarihinde açıldığını belirledi. İşverenin süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunduğunu dikkate alan Daire, yıllık izin alacağı bakımından 5 yıllık sürenin aşıldığı sonucuna ulaştı.

Yargıtay, yıllık izin alacağının zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasını hatalı bularak kararı bozdu.

Kredi kartı kullananlar dikkat! Bankalar bu belgeleri isteyebilir
Kredi kartı kullananlar dikkat! Bankalar bu belgeleri isteyebilir
İçeriği Görüntüle

Kararla birlikte yıllık izin ücretlerinde zamanaşımı süresinin hesaplanmasında iş sözleşmesinin sona erdiği tarih önem kazanırken, çalışanların kullanılmayan izin ücretlerine ilişkin taleplerini yasal süreler içinde değerlendirmesi gerekiyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ