10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü münasebetiyle mesaj yayımlayan Cumhuriyet Halk Partisi Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Değerli Basın Emekçileri, Kıymetli Yurttaşlarımız;

Bugün, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü. Bugün yalnızca çalışan gazetecilerin değil; halkın haber alma hakkını savunan, demokratik denetimi mümkün kılan ve toplumsal hafızayı koruyan basın özgürlüğünün de hatırlanması gereken bir gündür.

Gazetecilik; kamusal sorumluluk bilinciyle yürütülen, toplumsal hafızayı ayakta tutan ve yönetim süreçlerinin şeffaflığını sağlayan onurlu bir kamu görevidir.

Ne yazık ki Türkiye’de son yıllarda basın özgürlüğü, evrensel demokratik standartların gerisine düşmüş; gazetecilik faaliyeti giderek daralan bir alan içine sıkıştırılmıştır. Gerçeği kamuoyuyla buluşturmak, birçok basın emekçisi için mesleki bir sorumluluk olmanın ötesinde, ciddi bir baskı ve risk alanına dönüştürülmüştür.

Bakan Uraloğlu Samsun'da çalışmaları inceledi
Bakan Uraloğlu Samsun'da çalışmaları inceledi
İçeriği Görüntüle

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından yayımlanan 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye’nin 180 ülke arasında 159. sırada yer alması, bu tablonun uluslararası ölçekteki açık göstergesidir. Son bir yıl içerisinde onlarca gazetecinin tutuklanması, çok sayıda basın emekçisinin gözaltına alınması ve yüzlerce gazetecinin yargı süreçlerine maruz bırakılması; ifade özgürlüğü alanındaki daralmanın somut verileridir. Keyfi yargılamalar, ilan ambargoları ve idari yaptırımlar yoluyla basın, çok yönlü bir kuşatma altında tutulmaktadır.

Halkın doğru, zamanında ve çoğulcu bilgiye erişemediği bir düzende sağlıklı bir toplumsal iradenin oluşması mümkün değildir. Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil; doğrudan doğruya yurttaşın temel haklarından biridir. Bu hakkın zayıflatılması, toplumun denetleme ve hesap sorma kapasitesini de zedelemektedir.

Öte yandan, basın emekçilerinin karşı karşıya olduğu sorunlar yalnızca ifade özgürlüğüyle sınırlı değildir. Bugün gazeteciler; ağır çalışma koşulları, güvencesizlik, uzun mesai saatleri ve hayat pahalılığı karşısında yetersiz kalan ücretlerle mesleklerini sürdürmeye çalışmaktadır. Kamusal önemi son derece yüksek olan bu görevi, hem hukuki baskı ve risk altında hem de emeğinin maddi ve fiziksel karşılığını alamadan yerine getirmek zorunda bırakılmaları kabul edilemez. Gazeteciliğin taşıdığı sorumluluk ve bedel, insana yakışır çalışma koşullarıyla karşılık bulmalıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, ülkemizde bu zor koşullar altında görevini yapmaya çalışan tüm basın emekçilerinin yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Gerçeğin peşinden gitmenin bedelinin ağırlaştırıldığı bu dönemde, gazetecilerin yalnız olmadığını bir kez daha vurguluyoruz. Bu vesileyle, Samsun’da görev yapan ve kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu büyük bir emekle sürdüren basın mensuplarını da saygıyla selamlıyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin taahhüdü nettir: Gazeteciliğin suç olarak görülmediği, ifade özgürlüğünün anayasal güvence altında olduğu, basın emekçilerinin mesleklerini onurla ve güvenceli biçimde icra edebildiği bir Türkiye’yi birlikte kuracağız. Kamu kaynaklarının bir baskı aracına dönüştürülmesine son verecek, özgür, çoğulcu ve bağımsız bir medya iklimini kararlılıkla tesis edeceğiz.

Tüm baskılara rağmen gerçeğin izini süren, kalemini eğmeyen ve kamuoyunu aydınlatma sorumluluğunu kararlılıkla taşıyan tüm basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü saygıyla selamlıyorum."

Kaynak: HABER MERKEZİ