Antalya’nın sarp dağlarından Avrupa’nın kozmetik ve ilaç devlerine uzanan büyüleyici bir yolculuk: Toros Kardeleni (Galanthus elwesii). Halk arasında “Torosların Gelinliği” olarak bilinen bu endemik tür, biyolojik çeşitliliğin korunması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sıkı bir koruma altına alındı. Artık doğadan rastgele sökülmesi tamamen yasak. Üretim ve ihracat ise yalnızca kontrollü üretim parselleri modeliyle mümkün.

DOĞADAN TOLAMAK YASAKLANDI

Bakanlık, geçtiğimiz yıl aldığı kararla Toros kardeleninin doğadan toplanmasını 5 yıl süreyle yasakladı. Bu süreçte devreye giren kontrollü üretim modeli, hem doğayı koruyor hem de yasal ihracatın önünü açıyor.

Ramazan’da kilo almadan oruç tutmanın yolları
Ramazan’da kilo almadan oruç tutmanın yolları
İçeriği Görüntüle

Antalya’nın Akseki ilçesinde yoğunlaşan üretim faaliyetleri, bakanlık bünyesindeki ziraat mühendisleri tarafından titizlikle denetleniyor. Üreticilere yıllık olarak belirli bir söküm ve ihracat kotası veriliyor ve işlemlerin her aşaması kayıt altına alınıyor. Bu sayede, endemik popülasyonun talan edilmesinin önüne geçiliyor ve türün gelecek nesillere sağlıklı şekilde aktarılması sağlanıyor.

İHRACAT VE RESMİ DÜZENLEMELER

1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren düzenleme kapsamında, özel üretim parsellerinden elde edilen 7 milyon kardelen soğanı Avrupa ülkelerine ihraç edilebilecek. Bu soğanlar, özellikle tıp ve süs bitkisi sektöründe yoğun talep görüyor ve Türkiye ekonomisi için stratejik bir değer taşıyor.

Resmi Gazete’de yayımlanan “Doğal Çiçek Soğanlarının 2026 Yılı İhracat Listesi Hakkında Tebliğ”, bu yılki yol haritasını netleştirdi. Düzenleme yalnızca kardeleni değil; ters lale, salepgiller ve kum zambağı gibi birçok hassas türü de kapsıyor.

Doğadan izinsiz söküm yapan kişi ve kuruluşlar 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca ağır cezalarla karşı karşıya kalacak. İhracat sırasında yanıltıcı beyanda bulunanlar ise Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında yargılanacak.

KOMTROLLÜ ÜRETİM MODELİ İLE EKOSİSTEMİ DESTEKLEMEK

Akseki’de üretim yapan yerel işletmeciler, sürecin başarısını “doğaya geri verme” ilkesine bağlıyor. 2016 yılında 250 kilogram tohumla başlayan üretim serüveni, bugün milyonlarca anaç soğana ulaşmış durumda.

Üreticiler, ihracat standartlarına uymayan küçük soğanları (elek altı) yeniden doğaya bırakıyor ve böylece ekosistemin korunmasına katkı sağlıyor. Kardelenin hem kökten hem de tohumdan çoğalma yeteneği, kontrollü üretim modeliyle birleştiğinde Türkiye’nin biyolojik zenginliği dünya pazarlarında sürdürülebilir bir marka hâline geliyor.

Kaynak: ONEDİO