Kamu kurumlarındaki yöneticilerin elektronik imzalarını kopyalayarak sahte diploma, sürücü belgesi ve resmi evrak düzenleyen suç örgütüne ilişkin davada, firari konumdaki örgüt lideri olduğu iddia edilen Ziya Kadiroğlu İstanbul’da düzenlenen operasyonla yakalandı.
Kamu kurumlarını hedef alan e-imza sahtekârlığı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, çok sayıda kamu kurumunun elektronik imza sistemine izinsiz erişim sağlandığı, bu yolla sahte üniversite ve lise diplomaları ile sürücü belgeleri düzenlendiği ortaya çıkarılmıştı.
Soruşturma kapsamında, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 199 şüpheli hakkında Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı.
Tahliye sonrası firar etmişti
Davanın 10 Ekim’de görülen duruşmasında, mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tahliyesine karar vermiş, ancak tahliye edilen sanıklar hakkında adli kontrol uygulanmamıştı. Bu kararın ardından örgüt lideri olduğu öne sürülen Ziya Kadiroğlu ile birlikte sanık Mıhyeddin Yakışır, serbest bırakıldıktan kısa süre sonra izlerini kaybettirdi. Savcılığın karara itirazı üzerine Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi, 13 Ekim’de sanıkların yeniden tutuklanmasına hükmetti. Kararın ardından üç sanık yeniden gözaltına alınırken, firari konumdaki Kadiroğlu ve Yakışır için yakalama kararı çıkarıldı.
Firari lider İstanbul’da yakalandı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla yürütülen geniş çaplı operasyonda, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ziya Kadiroğlu İstanbul’da saklandığı adreste yakalanarak gözaltına alındı. Kadiroğlu’nun emniyetteki işlemlerinin ardından yeniden tutuklanmak üzere Ankara’ya sevk edileceği öğrenildi. Diğer firari sanık Mıhyeddin Yakışır’ın yakalanması için ise çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Davanın geçmişi
“E-imza davası” olarak bilinen soruşturma, devlet sistemlerine sızarak elektronik imzaları kopyalayan organize bir yapıyı ortaya çıkarmıştı. Davanın ana sanıkları arasında “Ziya Hoca” lakaplı Ziya Kadiroğlu, Mıhyeddin Yakışır, Taner Dağhan, Gökay Celal Gülen ve Yalçın Maraşlı yer alıyor. Söz konusu isimlerin, sahte belgelerle haksız kazanç elde ettikleri ve yüzlerce kişiyi mağdur ettikleri öne sürülüyor.




