Mevcut uygulamalara göre kira bedellerini elden ödeyen kiracılar ve ev sahipleri ciddi risklerle karşı karşıya kalıyor. Sadece vergi cezası değil, ödemelerin kanıtlanamaması durumunda icra ve tahliye süreçleri de gündeme gelebiliyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın düzenlemelerine göre kira ödemeleri banka veya PTT aracılığıyla yapılmak zorunda. Buna rağmen kiracıların elden ödeme alışkanlığı sürdürmesi hem kiracı hem de ev sahibi için ağır yaptırımlar doğurabiliyor.

Elden Ödemede Maddi ve Hukuki Riskler
Uzmanlara göre elden kira ödemeleri maddi ve hukuki açıdan önemli riskler içeriyor. Bu ödemeler için her tespit ayrı ayrı kira bedelinin yaklaşık yüzde 10’u oranında özel usulsüzlük cezasına tabi tutuluyor. Cezaların alt sınırı çoğu durumda 5 bin TL’den başlarken, takvim yılı içinde 20 milyon TL’ye kadar çıkabiliyor. Ayrıca hem kiracı hem ev sahibi, elden yapılan ödemeleri beş iş günü içinde idareye bildirmezse ek vergi cezalarıyla karşılaşabiliyor. Elden yapılan ödemeler banka dekontu gibi güçlü bir belge yerine geçmediği için kiracı, ödediğini kanıtlamakta zorlanabilir; bu durumda kira borcu ödenmemiş sayılabiliyor ve icra veya tahliye riski doğabiliyor.

İcra ve Tahliye Süreçleri Başlayabilir
Kiracı, kira borcunu zamanında ve usulüne uygun şekilde ödeyemez veya ödediğini ispat edemezse ev sahibi hukuki yollarla alacağını tahsil etmeye çalışabiliyor. Türkiye’de kira alacağı tahsili ve tahliye talebi için icra takibi başlatılabiliyor. Borç belirtilen süre içinde ödenmez veya itiraz edilmezse, icra çerçevesinde tahliye süreci başlatılabiliyor.

Uzmanlardan Ödeme Önerileri
Hukukçular, kiracı ve ev sahiplerine kira ödemelerini banka veya PTT aracılığıyla yapmalarını öneriyor. Böylece hem cezai hem de hukuki sorunların önüne geçilebiliyor. Ayrıca yazılı makbuz, imzalı ibraname veya dijital mesajlaşma kayıtları gibi ödeme delillerinin saklanması, olası uyuşmazlıklarda tarafların haklarını koruyabiliyor.




