Antik Mısır’ın en ünlü hükümdarlarından Kleopatra’nın mezarı, ölümünün üzerinden iki bin yılı aşkın süre geçmesine rağmen gizemini koruyor. Mısır’ın son bağımsız hükümdarı olarak tarihe geçen Kleopatra’nın nereye gömüldüğü kesin olarak bilinmezken, arkeologlar kayıp mezarın izini sürmeye devam ediyor.

MÖ 69 yılında dünyaya gelen VII. Kleopatra, Mısır’ı yöneten Ptolemaios Hanedanı’nın en tanınmış isimlerinden biri oldu. Roma İmparatorluğu’nun yükseliş döneminde siyasi gücünü korumaya çalışan Kleopatra, Julius Caesar ve Marcus Antonius ile kurduğu ilişkilerle dünya tarihine damga vurdu.

MÖ 30 yılında Roma kuvvetlerinin İskenderiye’yi ele geçirmesinin ardından Kleopatra hayatını kaybetti. Antik kaynaklarda hükümdarın zehirli bir yılan tarafından sokularak intihar ettiği anlatılsa da ölümünün kesin biçimi tarihçiler arasında tartışılmaya devam ediyor. Antik Yunan tarihçisi Plutarkhos’un aktardığı bilgilere göre Kleopatra, ölümünün ardından Marcus Antonius’un yanına gömüldü. Ancak iki tarihi ismin mezarının bulunduğu yer bugüne kadar tespit edilemedi.

Kleopatra’nın mezarının bulunamamasının en önemli nedenlerinden biri, antik İskenderiye kentinin geçirdiği büyük değişimler olarak değerlendiriliyor. Depremler, deniz seviyesindeki değişimler ve kıyı bölgelerinin sular altında kalması nedeniyle antik kentin bazı bölümleri günümüzde Akdeniz’in altında bulunuyor. Araştırmacılar, Kleopatra’nın mezarının İskenderiye’deki antik kraliyet bölgesinde yer almış olabileceğini düşünüyor. Ancak bu görüşü doğrulayan kesin bir arkeolojik bulguya henüz ulaşılamadı.

Kayıp mezarın bulunabileceği bir diğer yer ise İskenderiye’nin batısındaki Taposiris Magna Tapınağı. Arkeolog Kathleen Martinez tarafından yürütülen araştırmalarda bölgede çeşitli tarihi eserler, sikkeler ve yeraltı yapıları keşfedildi. Tapınakta gerçekleştirilen kazılarda Kleopatra dönemine ait buluntulara ulaşılması, mezarın bu bölgede olabileceği ihtimalini gündeme taşıdı. Ancak bulunan eserler, Kleopatra’nın burada gömülü olduğunu kanıtlamıyor.

Taposiris Magna’daki çalışmalar sırasında keşfedilen yeraltı tünelleri ve kıyı çevresindeki araştırmalar da antik Mısır tarihine ilişkin yeni bilgiler sağlıyor. Buna rağmen mezarın konumu konusunda bilim dünyasında ortak bir görüş bulunmuyor.

Yorumlar