Yağışlarla birlikte ormanlık alanlarda mantarlar görülmeye başladı. Sonbaharda yetişen yenilebilir türlerin yanında zehirli mantarlar da bulunuyor.
Sonbahar yağmurlarıyla birlikte doğada mantar sezonu da hareketleniyor. Toprağın nemlenmesi ve hava sıcaklıklarının düşmesiyle özellikle ormanlık alanlarda farklı mantar türleri görülmeye başlıyor. Türkiye’nin birçok bölgesinde eylül ayından itibaren ortaya çıkan mantarlar arasında yenilebilir türlerin yanı sıra zehirli olanlar da bulunuyor.
Sonbaharda en fazla bilinen yenilebilir mantarların başında kanlıca geliyor. Bölgelere göre çıntar, melki ve çam mantarı gibi farklı isimlerle de anılan kanlıca, ağırlıklı olarak çam ormanlarında yetişiyor. Yağışların ardından ortaya çıkan mantar, özellikle sonbahar aylarında doğadan toplanan türler arasında yer alıyor.
Kanlıcanın yanı sıra şemsiye mantarı ile bazı çörek mantarı türleri de sonbaharda görülebiliyor. İstiridye mantarının doğada yetişen türlerine de uygun koşullarda rastlanıyor. Mantarların ortaya çıkış zamanı ise bölgenin aldığı yağışa, hava sıcaklığına, rakıma ve orman yapısına bağlı olarak değişiyor. Sonbahar mantarları söz konusu olduğunda sıkça adı geçen kuzugöbeği ise ağırlıklı olarak ilkbahar aylarında yetişiyor. Bu nedenle kuzugöbeği, sonbahardan çok ilkbaharla özdeşleşen mantar türleri arasında bulunuyor.
Mantar sezonunun başlamasıyla birlikte zehirlenme vakaları da yeniden gündeme geliyor. Bunun en önemli nedenlerinden birini, bazı zehirli mantarların yenilebilir türlerle benzer görünüme sahip olması oluşturuyor. Mantarın rengi, kokusu, böcekler tarafından yenilip yenilmemesi ya da pişirme sırasında renk değiştirmesi, zehirli olup olmadığını belirlemek için güvenilir bir yöntem olarak kabul edilmiyor.
Sağlık Bakanlığı, doğada yetişen mantarların bilinçsiz şekilde tüketilmesinin ciddi zehirlenmelere yol açabileceğine dikkat çekiyor. Zehirlenme belirtileri tüketilen mantarın türüne göre değişirken bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal görülebiliyor. Bazı zehirli türlerin ise karaciğer ve böbrekler üzerinde ciddi sonuçlara yol açabildiği belirtiliyor.
Yetkili kurumların uyarılarında, doğada yetişen mantarların zehirli olup olmadığının görünüşüne bakılarak anlaşılmasının mümkün olmadığına dikkat çekiliyor. Özellikle sonbahar yağışlarının ardından mantarların yoğun şekilde ortaya çıktığı dönemlerde, türü kesin olarak bilinmeyen mantarların tüketilmemesi gerektiği belirtiliyor.