Eylül ayıyla birlikte havaların serinlemeye başlaması yalnızca günlük yaşamı değil, saçların doğal döngüsünü de etkileyebiliyor. Sonbahar aylarında saç fırçasında, duşta veya yastıkta normalden daha fazla saç teli görmek birçok kişide endişeye neden oluyor. Ancak bu dönemde görülen dökülmenin bir bölümü saçın doğal büyüme döngüsüyle bağlantılı olabiliyor.

Saç telleri sürekli olarak büyüme, geçiş ve dinlenme dönemlerinden oluşan bir döngü içerisinde bulunuyor. Dinlenme evresini tamamlayan saç telleri daha sonra dökülüyor ve yerlerini yeni saçlara bırakıyor. Dermatoloji alanındaki değerlendirmelerde, bazı kişilerde yaz sonu ve sonbahar döneminde dinlenme evresindeki saçların sayısının artabileceğine dikkat çekiliyor. Bunun sonucunda özellikle eylül ve ekim aylarında dökülme daha belirgin hale gelebiliyor.

Mevsim değişikliği tek başına her saç dökülmesinin nedeni olarak kabul edilmiyor. Yoğun stres, yetersiz beslenme, hızlı kilo kaybı, demir eksikliği, bazı vitamin ve mineral eksiklikleri, hormonal değişiklikler, tiroit sorunları, geçirilen hastalıklar ve kullanılan bazı ilaçlar da saç dökülmesini artırabiliyor. Bu nedenle uzun süren veya giderek şiddetlenen dökülmenin yalnızca sonbahara bağlanmaması gerekiyor.

Günde belirli miktarda saç telinin kaybedilmesi saçın doğal yenilenme sürecinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak saçlarda belirgin seyrelme başlaması, bölgesel açıklıkların ortaya çıkması, saç derisinde kaşıntı ve kızarıklık görülmesi ya da yoğun dökülmenin haftalar boyunca devam etmesi halinde dermatoloji uzmanına başvurulması öneriliyor.

Sonbahar döneminde saç sağlığını korumak için dengeli beslenmek, yeterli protein almak, saçı çok sıkı toplamamak ve yüksek ısıya maruz bırakan işlemleri sınırlamak önem taşıyor. Vitamin veya mineral takviyelerinin ise eksiklik belirlenmeden gelişigüzel kullanılmaması gerekiyor.

Yorumlar