Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Devlet Konservatuvarı tarafından hayata geçirilen Karadeniz Müzik ve Oyunları Topluluğu (KARMOT) Projesi kapsamında, bölgenin geleneksel müzik ve dans kültürü akademik disiplinle bir araya getiriliyor.

Karadeniz’in yol havalarından sözlü ve sözsüz ezgilerine, mahalli çalgıların icra biçimlerinden kültürel aktarım süreçlerine kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmalarla, Karadeniz müzik kültürünün kayıt altına alınması ve özgün yapısının korunması hedefleniyor.

Yeşilay'dan 23 Nisan'a özel satranç turnuvası
Yeşilay'dan 23 Nisan'a özel satranç turnuvası
İçeriği Görüntüle

Proje kapsamında Karadeniz kemençesi, tulum, tütek, zurna gibi enstrümanların geleneksel kullanımı ve icra farklılıkları üzerine derinlemesine araştırma yürütüldü.

SAHADAN SAHNEYE KÜLTÜR AKTARIMI

Sadece arşivleme çalışması olmanın ötesine geçmeyi amaçlayan KARMOT Projesi, sahadan elde edilen verileri sanatsal üretime dönüştürerek “sahadan sahneye” kültür aktarımı sağlamayı hedefliyor. Proje kapsamında Karadeniz halk dansları da geleneksel yapısı ve özgünlüğü korunarak yeniden sahneleniyor. Giresun Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Halk Oyunları Bölümü de projeye paydaş olarak katkı sunuyor.

"TEMEL AMAÇLARDAN BİRİ KÜLTÜRÜMÜZÜ GELİŞTİRMEK"

OMÜ Devlet Konservatuvarı Türk Halk Müziği Bölümü Öğretim Üyesi ve KARMOT projesi yürütücü Doç. Dr. Gültekin Şener, şöyle dedi:

"Temel amaçlardan biri kültürümüzü geliştirmek, Karadeniz müzik kültürünün doğru ifade edilmesiyle ilgili bir rol model yaratmak. Bunu yaparken de insanları eleştirmek yerine bir proje ortaya koyarak örnek olabilmeyi önemsedik."

İLK KONSER 26 NİSAN'DA

Sadece Karadeniz müziği değil, aynı zamanda dansları da yeniden yorumlamak istediklerini vurgulayan Şener, "Giresun Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Halk Oyunları Bölümü ile iş birliğinde bunu yaptık. 26 Nisan'da OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde ilk konserimizi vereceğiz. 3 Mayıs'ta da Giresun Üniversitesi Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu'nda bu çalışmamızı taçlandıracağız" dedi. Şener, 50 kişilik KARMOT ekibinde akademisyen ve konservatuvar öğrencilerinin bulunduğuna işaret ederek, "Çocukların sınavları, başka konserler, etkinlikler var. Onun için haftada bir defa prova yapıp zamanı verimli kullanmaya çalıştım. Sağ olsun, onlar da bu çalışmanın içerisinde olmak istediler" şeklinde konuştu.

“TÜRKÜLERİMİZ BOZULMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA"

Karadeniz müziklerini akademik olarak inceleyerek aslına uygun şekilde yorumladıklarını anlatan Şener, şunları kaydetti:

"Repertuar seçkilerinde 1950-1960 yıllarda notaya almış ezgiler var. Bugün 60'lı yıllarda, 50'li yıllarda değerlenmiş eserler biraz değişmiş, halkın içinde farklılaşmış. Biz o şekliyle alıyoruz. KARMOT dünden bugüne eserlerin değişimi, gelişimi ölçmek açısından önemli bir proje. Dizilerde kullanılan şive Karadeniz'deki şiveyi nasıl bozduysa, türkülerimiz de zaman içerisinde bozulma tehlikesiyle karşı karşıya. Esasında KARMOT, bu bozulmayı engelleme yetisini de sahip bir proje. Elimizdeki kültürel kazanımlarımızı sahneye sunarken esasında temel amacımız KARMOT'u sürdürülebilir ve sürekli bir üreten bir topluluk haline dönüştürmek."

"DUYGUYU ESAS ALDIK"

OMÜ Devlet Konservatuvarı 3. sınıf öğrencisi Dian Parlak ise KARMOT projesinin parçası olmaktan mutluluk duyduğunu dile getirerek, "Seslendirdiğimiz eserlerde öncelikle duyguyu esas aldık. Zaten kendim Karadenizliyim. Konservatuvar öğrencileri olarak aldığımız teorik bilgileri sahnede harmanlıyoruz. Dans konusunda diğer arkadaşlarımızdan farklı kültürler öğrenmiş oluyoruz. Biz müziğini yapıyoruz, onlar dansını icra ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: AA