Rusya ve Ukrayna arasında tırmanan gerilim, Karadeniz’de deniz ticaretini ciddi şekilde etkiledi. Güvenlik endişeleri nedeniyle Karadeniz’e geçemeyen çok sayıda ticaret gemisi, İstanbul çevresindeki demirleme sahalarında beklemek zorunda kaldı. Marmara Denizi’nde oluşan gemi yoğunluğu, İstanbul’un kıyı şeritlerinden de görülür hale geldi. Sektör temsilcileri, Ukrayna’nın bayrak ayrımı gözetmeksizin Rusya bağlantılı olduğunu değerlendirdiği gemileri hedef almasının deniz ticaretinde ciddi aksamalara yol açtığını belirtiyor. Yaşanan gelişmelerin küresel tedarik zincirini olumsuz etkileyerek navlun maliyetlerini ve buna bağlı olarak enflasyonu artırabileceği ifade ediliyor.

MARMARA'DAKİ DEMİRLEME SAHALARINDE YOĞUNLUK ARTTI
Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Can, Karadeniz’de yaşanan güvenlik sorununun seyir emniyeti ve Türkiye ekonomisi açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Can, Marmara’daki gemi trafiğinde yaşanan yoğunluğa dikkat çekerek, "Türkiye'nin gemi trafik kontrol istasyonları ve Ankara'dan tüm sahil şeridini anlık takip eden güçlü bir altyapısı var. Ancak Karadeniz tarafında büyük bir sıkıntı yaşanıyor. Ukrayna, bayrak ayrımı yapmaksızın Rusya bağlantılı gördüğü her gemiyi hedef alıyor. Bu durum Karadeniz ticaretimizi neredeyse tamamen durdurdu" dedi. Normal şartlarda 72 saat süren geliş kontrolleri tamamlanan gemilerin yüzde 90'ının demirleme sahalarının dolması nedeniyle Marmara Denizi açıklarında "drift" yaparak beklemek zorunda kaldığını belirten Can, bölgede ciddi bir yoğunluk oluştuğunu ifade etti.
TÜRK DENİZ FİLOSU İÇİN ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR
Karadeniz’deki saldırıların Türk sahipli gemilere de ağır darbe vurduğunu belirten Can, son dört ayda bölgede 206 geminin vurulduğunu, bunların yaklaşık 40’ının Türk sahipli veya Türk bayraklı olduğunu öne sürdü. Bölgede hizmet veren yaklaşık 150 nehir-deniz tipi Türk gemisinin alternatif rotalara kaydırılamadığı için atıl durumda kaldığını söyleyen Can, krizin devam etmesi halinde Türkiye’nin nehir tipi gemi filosunun büyük zarar görebileceği uyarısında bulundu. Can, "Eğer bu süreç 3-4 ay daha uzarsa, Türkiye'nin devasa nehir tipi gemi filosu yok olacak ve hepsi hurdaya gidecek" ifadelerini kullandı.
TANKER SALDIRILARI ÇEVRE FELEKETİ RİSKİ TAŞIYOR
Karadeniz’de ham petrol taşıyan tankerlerin hedef alınması ihtimalinin yalnızca deniz ticaretini değil, çevre güvenliğini de tehdit ettiğini belirten Can, olası bir tanker saldırısının ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Can, vurulan bir tankerden sızabilecek ham petrolün Türk Boğazları’na doğru ilerleyebileceğini belirterek, bunun büyük bir ekolojik tehdide dönüşebileceğini söyledi. Öte yandan deniz taşımacılığında alternatif ve daha pahalı rotaların kullanılmasının navlun fiyatlarını yükselteceği, bunun da doğrudan enflasyon üzerinde baskı oluşturacağı ifade edildi.
BOGAZLARDAN GEÇEN GEMİ SAYISI SERT DÜŞTÜ
Karadeniz’deki kriz nedeniyle İstanbul ve Çanakkale Boğazları’ndaki gemi trafiğinde de ciddi düşüş yaşandığını belirten Can, daha önce günde yaklaşık 200 geminin geçtiği Boğazlardan artık 30-40 geminin geçtiğini söyledi. Can, Türkiye’nin Boğazlardan elde ettiği gelirin de bu düşüşten olumsuz etkileneceğini belirterek, yıllık gelirin 200 milyon dolar seviyelerine kadar gerileyebileceğini öngördü. Krizin aşılması için Dışişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın sü







