Almanya’da yaşayan 20 yaşındaki bir genç kadın, üç yıldır her yemek sonrası başlayan şiddetli hapşırık nöbetleri ve burun akıntısı nedeniyle çözüm arıyordu. Almanya’da yapılan alerji testleri ve farklı tedavilere rağmen çare bulunamayan genç kadına yalnızca “okyanus suyu spreyi” önerildi. Ancak yıllarca cevapsız kalan sorusunun yanıtını Türkiye’de buldu.

Medicana International Samsun Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nde yapılan detaylı incelemeler sonucunda genç kadına nadir görülen ancak sıkça gözden kaçan bir teşhis konuldu. KBB Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, hastaya “doyma hapşırması” tanısını koyarak tedavi sürecini başlattı.

“Ne yesem hapşırıyordum”
Yaşadığı zorlu süreci anlatan genç kadın, “Tatlı, tuzlu, baharatlı ya da sütlü hiç fark etmiyordu. Sofradan kalktığım an hapşırmaya başlıyordum. Bazen 5-6 kez üst üste hapşırıyordum ve şiddetli burun akıntısı oluyordu. Bu durum sosyal hayatımı çok zorlaştırdı” dedi.

KBB Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut

Doç. Dr. Turgut ise bu tablonun çoğunlukla alerjiyle karıştırıldığını belirterek şunları söyledi:
“Poliklinikte yapılan testlerde alerjik bulguya rastlanmadı. Gustatuar rinit ihtimali de dışlandı. Midenin dolmasıyla birlikte vagus siniri üzerinden burun mukozasının uyarılması sonucu ortaya çıkan refleksin çalıştığını tespit ettik. Bu tabloya en uygun tanı ‘doyma hapşırması’ oldu. Doğru tanı sayesinde gereksiz tedavilerden kaçınmak mümkün hale geldi.”

“Doğru tanı hayatı değiştiriyor”
Tedavi yöntemlerinden bahseden Turgut, “Yavaş yemek yemek hapşırık krizlerini azaltabiliyor. Gereken durumlarda ilaç tedavisi uygulanabiliyor. Bu durum nadir görülse de tanı konulmadığında hastalar yıllarca yanlış tedavilerle uğraşabiliyor” diye konuştu.

Doğru teşhis ve tedavi sonrası genç kadının yaşam kalitesi yeniden yükseldi. Almanya’ya dönen hasta, yıllardır süren sorunundan kurtularak sosyal hayatına sağlıklı bir şekilde devam etmeye başladı.

Daha fazla Samsun Haber için tıklayınız.

Kaynak: İHA