Amazon molly, ilk bakışta sıradan bir balık gibi görünse de sahip olduğu üreme sistemi bilim dünyasında uzun süredir tartışma konusu. Erkek DNA’sı olmadan çoğalabilmesi ve genetik çeşitlilik eksikliğine rağmen varlığını sürdürebilmesi, araştırmacıları şaşırtıyor.

ERKEK DNA’SI YOK, AMA ÇOĞALMA VAR

Yaklaşık 100 bin yıl önce iki farklı balık türünün birleşmesiyle ortaya çıkan Amazon molly, 'gynogenesis' adı verilen özel bir üreme yöntemi kullanıyor. Dişiler, yakın türlerdeki erkeklerle çiftleşiyor ancak erkekten gelen DNA yavruya aktarılmıyor; yalnızca temas embriyo gelişimini başlatıyor. Yani çiftleşme gerçekleşse de genetik aktarım söz konusu değil ve yavrular annenin birebir kopyası olarak dünyaya geliyor.

17 Mart 2026 iftar menüsü
17 Mart 2026 iftar menüsü
İçeriği Görüntüle

KOPYALAMA SİSTEMİ GENETİK RİSKLERİ TAŞIYOR

Bilim insanları, genetik çeşitlilik eksikliği olan türlerin hayatta kalmasının genellikle zor olduğunu belirtiyor. Ancak Amazon molly, DNA düzeyinde onarım mekanizması sayesinde bu sorunu aşabiliyor. 'Gen dönüşümü' olarak adlandırılan süreçte hasarlı gen parçaları, diğer kromozomlardan alınan kopyalarla düzeltiliyor. Bu sistem, klasik üremedeki gen karışımına benzer bir etki yaratıyor ve zararlı mutasyonların birikmesini engelliyor.

Araştırmacılar, Amazon molly’nin bu benzersiz üreme yönteminin tarım genetiği, biyoteknoloji ve kanser araştırmaları gibi alanlarda yeni bakış açıları sağlayabileceğini belirtiyor.

Kaynak: ONEDİO