Samsun Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen Ebru Atölyesi, 20-28 Haziran 2026 tarihleri arasında İlkadım Belediyesi Türk İslam Sanatları Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. Ebru sanatçısı Zeliha Tuba Gürler, ebru sanatının sabır ve hazırlık gerektiren bir süreç olduğunu belirterek, sanatın teknik detaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“EBRU SANATI ÖĞRENDİKÇE ZORLAŞAN BİR SANATTIR”
Ebru sanatına başlangıç sürecini anlatan Gürler, şu ifadeleri kullandı:
"Ebru sanatı öğrendikçe zorlaşan bir sanattır. Önce bir heves ve merakla başlar. Heves ve merak ettiğimiz zaman da kendimizi Ebru sanatının içerisinde buluruz, farklı bir yolculuğa çıkmış oluruz. Gerçekten benim 10 senemi verdiğim, her teknenin başına oturduğum zaman heyecanımı ilk günkü kaybetmediğim bir sanat Ebru sanatı. Çünkü diğer sanatlar gibi olan bir şeyi dile getiren, olan bir şeyi devam ettirmek değil de her oturduğum zaman teknemin ayarı, boyamın ayarı, kendi ayarımın düzgün olması, ortamın hazır bulunuyor olması gerekiyor ki kendimize güzel ebrular meydana getirebilelim. Ve hazır bulunması çok önemlidir Ebru sanatının."
EBRU SANATININ UYGULAMA SÜĞRECİ
Sanatın uygulama sürecine dikkat çeken Gürler, ebrunun belirli bir hazırlık gerektirdiğini anlattı. Gürler, "Canım ebru yapmak istedi, hadi oturayım ebru yapayım" tarzında bir ebru maalesef olmuyor. Bir hazırlık aşaması vardır bir gün öncesinden; suyumuzu ayarlamamız gerekiyor bizim. Suyumuzu ayarladığımız zaman teknemizin başına otururuz, boyamızı ayarlarız, yardımcı malzemelerimizi ayarlarız. Ondan sonra eğer bir talebeysek tek- şey, hocaysak teknikleri biliyor isek başlarız teknikleri yapmaya. Eğer bir talebeysek zaten hocamız bizi yönlendirir. En başlamamız gereken teknik Battal tekniği, tarz-ı kadim denilen Battal tekniğiyle başlarız. Hocamızın yönlendirmesiyle bu sanata devam ederiz. Sonrasındaki diğer teknikleri hocamızın yönlendirmesiyle bitirdiğimiz zamanda icazet yöntemiyle hocamız der ki, aslında bize el verir: "Artık sen tamam bu alanı, bu sanatı öğrendin. Bundan sonraki kişilere öğretebilirsin" der bize." dedi.
Hiç Ebru sanatıyla tanışmamış ama Kültür Yolu Festivali dolayısıyla haberdar olup gelen insanlara Türk İslam sanatlarını öğretmekten mutluluk duyduğunu belirten Güler, "Yani yoğunluğumuz bizim kursta var. Ben aynı zamanda Milli Eğitim'de öğretmenim. Burada hem öğrenciyim, hani hem talebeyim burada. Bir zamanlar talebeydim, şimdi çok böyle okul zamanı okuldan çok zaman ayıramıyorum ama buradan ayrılmamak adına hafta sonları yine geliyorum burada, workshoplara falan katılıyorum. Kültür Yolu Festivali bana şöyle bir şey kattı: Hiç Ebru sanatıyla tanışmamış ama Kültür Yolu Festivali dolayısıyla haberdar olup gelen insanlara Türk İslam sanatlarını öğretmek beni çok onore etti ve çok mutlu etti bu noktada." dedi.

"KÜLTÜR YOLU FESTİVALLERİ İNSANLARIN FARKLI SANATLARI DENEYEBİLMELERİ ADINAÇOK ÖNEMLİ"
Sanatı öğrenmek isteyenlere de çağrıda bulunan Gürler, festivallerin önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Gürler, "Herkes her şeyi tabii ki öğrenmek ve bilmek zorunda değil ama insanların içerisinde bir merak varsa bu Kültür Yolu Festivalleri insanların farklı sanatları deneyebilmeleri adına çok önemli ve güzel. Çünkü biliyorsunuz ki bu sanatlar, kurslar çok maliyetli kurslardır. Gittiğimiz zaman çok gerçekten ciddi anlamda maliyetleri vardır. Ama bu Kültür Yolu Festivallerinde ücretsiz öğrencilere, gençlere ve orta kesim insanlara deneyimleme imkanı sunduğu için ben çok güzel bir fırsat olduğunu düşünüyorum. İnsanlar gelsinler, deneyimlesinler. Kendilerini işte tezhipte mi, hatta mı, minyatürde mi, ebruda mı hangisine daha mail görüyorlarsa okulların açıldığı dönemde kendilerine bir yol haritası çizerek devam edebilirler." şeklinde konuştu.







