Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Samsun Şube Başkanı Necati Yılmaz, 12 Ekim 2024'te başlayan süreçten bu yana dernek olarak tutumlarının değişmediğini ifade etti. Yılmaz, Genel Başkan Mustafa Işık ve 54 şube başkanının farklı illerde yaptıkları basın açıklamalarıyla konuya ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştıklarını belirtti. Yılmaz, dernek olarak üç temel kırmızı çizgileri bulunduğunu vurgulayarak, “Abdullah Öcalan bir terör örgütünün başıdır, bebek katilidir. Bizim ve şehit ailelerimizin gözünde hep öyle kalacaktır. Anayasa değişikliğini kesinlikle kabul etmiyoruz. Bir de genel af konusunda karşıyız” dedi.

KEŞKE ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLERLE GÖRÜŞSELERDİ

Süreç kapsamında siyasi aktörler arasında yapılan görüşmelere de değinen Yılmaz, şehit aileleri ve gazilerin görüşlerinin alınmadığını savundu. Yılmaz, “İmralı ile görüştükleri kadar, DEM Parti ile görüştükleri kadar keşke Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanımız Mustafa Işık ile, şehit annelerimizle, babalarımızla, eşlerimizle, çocuklarımızla ve kahraman gazilerimizle görüşselerdi” ifadelerini kullandı. Türkiye'de 40 yıldır terörle mücadele edildiğini hatırlatan Yılmaz, bu süreçte çok sayıda ailenin büyük kayıplar yaşadığını belirterek, terörün sona ermesini en fazla isteyen kesimlerden birinin de şehit aileleri ve gaziler olduğunu söyledi. “Eğer ülke menfaati, devletin geleceği ve çocuklarımızın geleceği içinse biz terörsüz Türkiye'yi en çok isteyenlerdeniz” diyen Yılmaz, ancak sürecin şehit yakınlarına ve gazilere anlatılması gerektiğini ifade etti. Başkan Necati Yılmaz, terörle mücadelede hayatını kaybedenlerin yakınlarının yaşadığı duygusal yükün göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getirdi. Yılmaz, “40 yıldır mücadele eden kahramanlarımızı, yiğitlerimizi; onların geride bıraktığı anne babaları, çocukları nasıl ikna ederiz? Ay yıldızlı bayrağımız ve cennet vatan topraklarımız için 40 yıl terörle mücadelede şehit düşmüş, toprağın altındaki yiğitlere biz bunu nasıl anlatırız?” diye konuştu. 2013 yılında yaşanan çözüm sürecine de atıfta bulunan Yılmaz, benzer bir sürecin yeniden yaşanması halinde geçmişte yapılan hataların tekrarlanmaması gerektiğini savundu.

SUS PAYI GİBİ SUNULMAMALI

Yılmaz'ın en fazla tepki gösterdiği konulardan biri ise şehit aileleri ve gazilere yönelik düzenlemelerin, süreçle ilgili diğer düzenlemelerle aynı dönemde Meclis gündemine getirilmesi oldu. Şehit aileleri ve gazilere yönelik hakların zaten devletin anayasal sorumluluğu olduğunu belirten Yılmaz, “Anayasa'nın 61. maddesinde şehit ailesini, gazisini en güzel şekilde yaşatmak ve bakımını sağlamak devletin görevi olarak belirtiliyor. Hiçbir hükümetin, hiçbir devleti yönetenin şehit ailesine ve gazisine verdiği hakkı reklam konusu yapmaması gerektiğini düşünüyorum” dedi. Maddi haklar konusunda kişisel olarak bir beklenti içinde olmadığını ifade eden Yılmaz, “Ben hâlâ yasayla ilgiliyim, maddi boyutunda değilim. Allah'a şükürler olsun. 2013'te hak verilmiş, 2026 yılındayız ve 13 yıldır hak verilmemiş. Ben açlıktan ölmemişim, bugün de ölmem. Ama aynı anda, aynı tepsinin içinde getirip de sanki bizlere sus payı gibi sunulması üzüyor” diye konuştu. Dernek olarak siyaset üstü bir anlayışla hareket ettiklerini belirten Yılmaz, şehitlik ve gazilik makamlarının siyasi tartışmalara malzeme edilmemesi gerektiğini söyledi. Yılmaz, “Biz siyaset yapmıyoruz. Biz dernek ve şehit ailesi, gaziler olarak Türkiye'ye mal olmuş iki ulvi makamı en iyi şekilde kollamanın peşindeyiz. Onu en iyi şekilde muhafaza etmek, ne siyasete ne de kendimize malzeme etmek için değil” dedi. Şehitlik makamının İslam inancındaki önemine de değinen Yılmaz, “Şehitlerimizin geride bıraktığı kutsal emanetleri, onları incitmeden sımsıkı korumak bizim görevimiz” ifadelerini kullandı.

PKK’NIN PAZARLIĞIDIR

Süreçte Kürt vatandaşların talepleri ile terör örgütünün taleplerinin birbirinden ayrılması gerektiğini savunan Yılmaz, farklı etnik kökenlerden vatandaşların Türkiye'nin ortak vatandaşlık çatısı altında yaşadığını belirtti. Yılmaz, “Bu ülke sadece Kürtlerden oluşmuyor. Zazası var, Lazı var, Arnavutu var, Çerkezi var, Gürcüsü var. Bugün Kürt kardeşlerimizin feryadı değil bu. Bu, dağdaki PKK terör örgütünün pazarlığıdır” şeklinde konuştu. Terörle mücadelenin kendi hayatında da uzun bir dönemi kapsadığını anlatan Yılmaz, yıllar içerisinde hükümetlerin ve politikaların değiştiğini ancak terör sorununun devam ettiğini söyledi. Yılmaz, “Ben askere gittiğimde bekardım, evlendim. Çocuğum oldu, çocuğum evlendi. Şimdi onun da çocuğu olacak. Ama terör hâlâ devam ediyor. Kaç tane hükümet değişti. Hepsinin politikası ayrıydı ama kimse durduramadı. Bu kadar kolaydı da bitirmek, neden bugünleri bekledik?” ifadelerini kullandı.

5 ilde 45 bin sokak aydınlatması LED oldu
5 ilde 45 bin sokak aydınlatması LED oldu
İçeriği Görüntüle

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE SAHİP ÇIKMALIYIZ

Başkan Necati Yılmaz, kendi gazilik hikâyesini de anlattı. 1994 yılında 74/3 tertip er olarak askere giden Yılmaz, acemi birliğini Isparta Eğirdir Dağ Komando Taburu'nda, usta birliğini ise Kayseri 1. Komando Tugayı'nda yaptığını söyledi. Kayseri'de bir gece kaldıktan sonra Şırnak'a sevk edildiğini anlatan Yılmaz, o dönem Irak'ın kuzeyinde yürütülen operasyon kapsamında bölgeye intikal ettiklerini belirtti. Yılmaz, “19 Mart'ta harekata intikal ettik. 22 Mart'ta Irak'ın kuzeyinde Zaho bölgesinde mayına basmam sonucu sağ diz altından ayağımı kaybettim. O gündür bugündür sağ diz altı protez kullanıyorum” dedi. Gaziliğinin herhangi bir kişi ya da siyasi oluşum için değil, Türkiye, bayrak ve vatan için olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Biz kişiler ya da zümreler için gazi olmadık. Ay yıldızlı bayrak ve mukaddes devletimiz, vatanımız için gazi olduk. Hepsi gelir geçer” diye konuştu. Türkiye'nin bağımsızlığı için mücadele eden şehitlerin ve gazilerin mirasına sahip çıkılması gerektiğini ifade eden Yılmaz, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı'nda verilen mücadeleleri hatırlattı. Yılmaz, “Çanakkale'dekilere biz bugün bu topraklara, ay yıldızlı bayrağa hep birlikte sahip çıkmazsak ihanet ederiz. Onlar yokluk ve kıtlık içinde bize 'Çanakkale geçilmez' dediler. Dumlupınar'da, Kocatepe'de, Yunan'ın Polatlı'ya kadar dayandığı bir dönemde bu ülke bağımsızlığını kazandı” dedi. Yılmaz, sözlerini Türkiye'nin bağımsızlığı için hayatını kaybeden şehitleri rahmet ve minnetle anarak tamamladı. Yılmaz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve hayatını kaybeden gazilere rahmet, yaşayan gazilere ise sağlık, mutluluk ve huzur diledi.

Kaynak: GÜLHAN GENÇALİ