Samsun, Milli Mücadele’nin ilk adımının atıldığı bir şehir olmasının yanı sıra, liman kenti kimliğiyle harmanlanmış çok katmanlı bir toplumsal yapıya sahiptir. Bu yapının en temel birimi olan mahalleler, sadece birer yerleşim alanı değil; Karadeniz insanının samimiyetini, yardımlaşma geleneğini ve kültürel mirasını koruyan yaşayan organizmalardır. Şehrin hızla değişen siluetine rağmen Selahiye, Saathane ve Kadıköy gibi bölgelerde hissedilen o "eski Samsun" ruhu, mahalle kültürünün neden korunması gereken bir değer olduğunu kanıtlar niteliktedir.

SAMSUN MAHALLE KÜLTÜRÜ VE SOSYAL DAYANIŞMA

Samsun’da mahalle kültürü denilince akla gelen ilk kavram "imece" ve karşılıklı güvendir. Özellikle kentin tarihi dokusunun korunduğu eski mahallelerde, komşuluk ilişkileri akrabalık bağlarıyla eşdeğer görülür. Karadeniz’in yardımlaşma pratiği olan imece, mahalle ölçeğinde cenaze, düğün veya kışlık hazırlık (erişte, salça, tarhana yapımı) gibi etkinliklerde kendisini gösterir.

Bu mahallelerde bakkal, fırın ve kahvehane gibi esnaflar, toplumsal iletişimin ana duraklarıdır. "Veresiye defteri" geleneği, ekonomik bir işlemden ziyade mahallelinin birbirine olan itimadını simgeler. Samsun'un yerel esnafı, mahalleye yeni taşınan birinin şehre ve çevreye uyum sağlamasındaki en önemli rehberdir. Modern sitelerin aksine, bu sokaklarda çocuklar hala "mahalle abisi" veya "mahalle ablası" figürlerinin gözetiminde, güvenli bir sosyal çevrede büyümektedir.

TARİHİ DOKUNUN TOPLUMSAL YAŞAMA ETKİSİ

Samsun'un kentsel gelişimi incelendiğinde, Cumhuriyet Meydanı ve çevresindeki mahallelerin mimari yapısı ile sosyal yaşamı arasındaki ilişki dikkat çeker. İlkadım ilçesinin dik yokuşlu sokakları ve iç içe geçmiş evleri, fiziksel yakınlığın duygusal bir yakınlığa dönüşmesine zemin hazırlamıştır. Özellikle Saathane ve çevresindeki tarihi ticaret alanları, esnaf ile mahalle halkının iç içe geçtiği, ticaretin sadece alışveriş değil birer sohbet vesilesi olduğu mekanlardır.

Karadeniz mahalle kültüründe "sofra" kavramı merkezi bir rol oynar. Pişirilen bir yemeğin kokusunun ulaştığı komşuya pay çıkarılması, Samsun’un en köklü geleneklerinden biridir. Bu durum, sadece bir nezaket kuralı değil, aynı zamanda mahalledeki her bireyin birbirinin refahından sorumlu olduğu bir sosyal güvenlik sistemidir. Şehrin göç alan yapısına rağmen, geleneksel mahalle dokusu yeni gelenleri hızla asimile ederek bu kültürel potada eritmekte ve "Samsunluluk" bilincini pekiştirmektedir.

KARADENİZ GELENEKLERİNİN ŞEHİR HAYATINDAKİ YERİ

Samsun’un sahil şeridinden iç kesimlere doğru uzanan mahallelerinde, Karadeniz’e özgü pratikler şehir hayatıyla modernize edilmiştir. Örneğin, bahçeli evlerin bulunduğu mahallelerde meyve ağaçlarının meyvelerini yoldan geçenlerin yiyebilmesi için toplanmaması veya "askıda ekmek" benzeri yerel yardımlaşma modelleri bu kültürün bir parçasıdır. Samsun mahalle kültürü, aynı zamanda bayramlarda ve dini günlerde mahallece yapılan toplu ziyaretler ve ortak sofralarla canlı tutulur.

Şehirleşmenin getirdiği yalnızlaşma riskine karşı bir kalkan görevi gören mahalle yapısı, genç kuşakların aidiyet hissini güçlendirir. Mahalle kahvehaneleri sadece emeklilerin vakit geçirdiği yerler değil, aynı zamanda mahallenin sorunlarının konuşulduğu ve çözüm üretildiği birer yerel meclis niteliğindedir. Samsun’da mahalle kültürü, bireyin kendisini yalnız hissetmediği, kolektif hafızanın diri tutulduğu ve Karadeniz misafirperverliğinin en saf haliyle yaşandığı bir ekosistemdir.

Samsun Ayvacık’ta  gezilecek yerler
Samsun Ayvacık’ta gezilecek yerler
İçeriği Görüntüle

SAMSUN MAHALLE KÜLTÜRÜNÜN ÖNE ÇIKAN ÖZELLİKLERİ

  • Güven ve Denetim: Mahalle sakinlerinin birbirini tanıması, doğal bir güvenlik ortamı oluşturur.

  • Mutfak Kültürü Paylaşımı: Mevsimlik hazırlıklarda ve özel gün yemeklerinde ortak mutfak kullanımı yaygındır.

  • Esnaf-Halk İlişkisi: Esnaf, mahallenin hafızası ve danışma merkezi olarak kabul edilir.

  • Geleneksel Kutlamalar: Mahalle aralarında yapılan sünnet ve düğün törenleri, tüm mahallelinin katılımıyla şenlik havasında geçer.

  • Çocuk Oyun Alanları: Sokak araları, dijital çağın aksine çocukların hala fiziksel oyunlarla sosyalleştiği alanlardır.

Kaynak: ŞİLA KURUMAHMUTOĞLU